Ertaş açıklamasında: AKP ve cemaat arasında süren kavga yeni bir boyuta ulaştı. Yerel seçimlere giderken AKPyi zor duruma düşürecek ve oy kaybettirecek bir operasyon gündeme bomba gibi düştü. Rüşvet, ihalede yolsuzluk vb. suçlamalarla gözaltına alınan 52 kişi içinde üç bakanın oğlu, AKPli Fatih Belediye Başkanı, ünlü ve AKPye yakın bir inşaatçı, devlet bankası Halk Bankın genel müdürü de vardı. Hükümet bu operasyonu bir şantaj olarak değerlendirdi ve yapanları da Cemaatçi olmakla suçlayarak, şantaja boyun eğmeyeceğini açıkladı. Önümüzdeki günlerde bu operasyonla ilgili fotoğraflar, telefon görüşmeleri, fezlekeden bölümler Cemaate yakın gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanacak. AKP tarafı da muhtemelen buna karşı güçlü bir operasyonla cevap verecek. İşçilerin ve emekçilerin sömürülmesi, ekonomik ve sosyal haklarının birer birer ellerinden alınması, Kürtlerin haklarını almak için verdiği mücadelenin kanla bastırılması, Ortadoğuda emperyalistlerin taşeronluğuna soyunup Arap halklarına karşı jandarmalık yaparken birlikte olan iktidar ortakları, iktidar kavgasına girip, birbirlerinin ipliğini pazara çıkarmaya başladılar. Burjuvazinin, sömürücü sınıfların bunun gibi, hatta bundan daha şiddetli çatışmaları çok görülmüştür. Şaşılacak bir şey yok. Üstelik bunun gibi çatışmalarda, birbirlerinin pisliklerini ortaya dökmeleri de emekçilerin, demokrasi güçlerinin işine yarar. Halkı dini istismar ederek, yalanlar söyleyerek peşinden sürükleyenlerin gerçek yüzleri halk tarafından daha iyi görülüp, demagogların peşinden ayrılmalarına neden olur.
Halk yıllardır, iktidardakilerin gerçek yüzlerini kendilerine açıklamaya çalışanların söylediklerine daha fazla kulak verir. Yapılması gereken, tarafların kullandıkları kirli yöntemlerini tartışarak, ortalığa saçılan pislikleri ikinci plana itmek değil, tam tersine iktidar kavgası içinde olanların ve bütün muktedirlerin yolsuzluk, hırsızlık, kanunsuzluklarını ortaya çıkarmak ve halka anlatmak için daha fazla gayret sarf edilmesidir. Yerel seçimlerde talancılara, soygunculara oy vermemek, ihale yolsuzluklarının bir daha yaşanmaması için güçlerimizi birleştirmemiz gereklidir. Örtülü ödenekten kime verildiği belli olmayan büyük paraları harcayanlar, devlet ihalelerini yandaşlara verenler, Roboski Katliamının emrini verenler, Reyhanlı da 52 yurttaşımızın ölümüne neden olanlar, on bine yakın Kürt siyasetçisini hapishanelere dolduranlar, Balbay ı tahliye edip Kürt milletvekillerini ırkçı bir saikle bırakmayanlar, Haziran da halka günlerce gaz, su, plastik mermi sıkıp altı genci öldüren, binlerce genci yaralayanlar; kısacası bugüne kadar halka karşı düşmanca politikalarla, sömürü ve talana dayanan iktidarlarını sürdürenler görevlerinden alınıp yargılanmalıdır. Elbette, bütün bunları yapanlar iktidardan kendiliğinden ayrılmayacaktır. Ya da istifa etmeyecektir. Onları halk, demokrasi güçleri sırça köşklerinden indirmeli ve yargılamalıdır. Haziranda sokaklara, meydanlara çıkan milyonlarca emekçiyi o günlerde ayağa kaldıran nedenlerle, bugün yaşananlar çok farklı değildir. Hazirandaki gibi birleşelim, talancıları-soyguncuları layık oldukları yere gönderelim.
Yolsuzluk, rüşvet ve yağma düzeni yıkılsın. Çözüm halk demokrasisi.dedi.
Yorumlar