Haber merkezi
Rusya, Yayladağı bölgesinde hukuken ve teknik olarak kusuru bulunmayan Rus uçağının düşürülmesi olayını kan davasına çevirdi. Rusya Devlet Başkanı Putin, Türkiye’yi o kadar küçümsemiş ki, “Rusya’ya domates satan, Rus turistlere muhtaç zayıf ülke!” demiş.
Putin, her nedense “Zayıf ama NATO ülkesi!” dememiş. Çünkü Putin, Mart 2008’de NATO’nun Bükreş Zirvesi’nde alınan kararla birlikte çılgına dönmüştü. Bu zirveden bir ay kadar önce Kosova’nın bağımsızlığının Rusya’ya rağmen tanınmasıyla yükselen tansiyon, zirve sonrasında NATO’yla bağların kopmasına kadar yükseldi.
Zirvede Hırvatistan ve Arnavutluk NATO üyeliğine alınmış, Ukrayna ve Gürcistan için de arzulu bir umut verilmişti. Rusya bunu hazmedemedi.
Ağustos 2008 başlarında Putin, ABD Başkanı G.W. Bush’la yan yana Çin’deki Pekin Olimpiyatlarının görkemli açılış törenini izlerken, Rus tankları da Güney Osetya’ya karşı “orantısız güç kullandığı” gerekçesiyle Gürcistan’a girdi. ABD, NATO ve dünya tam anlamıyla bir şok yaşadı. Zira soğuk savaş sonrası ilk kez Rusya’nın demir yumruğu görülmüştü.
AB’nin güçlü ülkelerinden Fransa ve Almanya, gerilimi düşürmek için Rusya’yla görüşmeleri sıklaştırdı. ABD ve NATO gemileri Montrö Boğazlar Sözleşmesi esaslarına göre Karadeniz’e doluştu. Ama sonuç alınamadı. Güney Osetya da Abhazya gibi bağımsızlığını ilan etti, Rusya da hemen tanıdı. Bu arada Rusya, soğuk savaş sonrası “Güven Arttırıcı Önlemler” bağlamında imzalanan “Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşması” (AKKA)’nı askıya aldı.
2013’ün sonlarında Ukrayna’nın doğusunda Rusya yanlısı ayrılıkçılarla çatışma başladı. 2014 başlarında da devam eden bu çatışma sonucu Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti, önce bağımsızlığını ilan etti, ardından referandum yaparak Rusya’ya bağlandı. Ukrayna krizi ABD, AB, NATO ile Rusya arasını gerdi.
Ukrayna’nın doğusundaki Ruslar ayrılmak istiyorlar. Çözüm AGİT bünyesindeki MİNSK grubuna bırakıldı. Ama çözülecek gibi değil. Öte yandan, Rusya’nın Kırım’ı ilhakı ve Ukrayna’da krizi sürdürtmesi üzerine ABD ve AB, Rusya’yı geri adım attırtmak için ekonomik alanda bazı yaptırımları uygulamaya başladılar. Rusya kendisini cenderede gibi hissediyor.
Sovyetler Birliği’nin mirasçısı olan Rusya, “küresel güç” olma hayaliyle için için yanıyor. 2011’deki Arap Baharı, Arap ve Müslüman ülkelerden sonra Rusya’yı da vurdu. Akdeniz’deki iki Rus üssünden Libya’daki elden çıktı ve geri dönüş yok. Geriye Suriye (Tartus-Lazkiye) kaldı. Baas rejiminin dışındaki bir denklemde Rusya’nın Suriye’de de barınması mümkün değil.
İşte Putin’i kızgın Sibirya ayısına çeviren ana neden bu! ABD ve AB yaptırımlarından bunalan, ama buna rağmen AB’ye verdiği doğalgazı kesemeyen Rusya, bir taraftan da petrol fiyatlarındaki düşüşle ekonomik sıkıntı yaşamaya başladı.
Üstelik Türkiye gibi bir NATO ülkesi de tutmuş uçağını düşürmüş. Bunu ABD’nin yaptırtmış olabileceğini de düşünüyor olabilir. Şimdi Rusya’ya ilaveten ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Danimarka, İtalya gemi ve uçakları Doğu Akdeniz’e intikalle gerilimi arttırıyorlar.
Son Söz: TSK sıklet merkezi güney sınırlarında olacak şekilde konuşlu. İstanbul Boğazı ve civarı savunmasız gibi. Bu NATO’yla da Rusya’ya kafa tutmak akıl karı değil. NATO, hala “Türkiye’ye dokunan, NATO’ya dokunmuş olur!” diyemedi. Rusya’nın Gürcistan’da “zor kullanma”ya dayanan stratejisi, Ukrayna’da da sürdü. NATO ve ABD’nin bu gevşekliği içinde Türkiye’ye de zor kullanabileceği mümkündür. Bir de bu durumun ciddiyetini anlayan olsa!
Yorumlar