CHP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap, Cumhuriyet Halk Partisinin bütünlüğünü sarsmaya dönük tuzaklara dikkat çekti ve AKPyi inanç, çıkar ekseninde bir araya gelen, örgütlenen ama yasal karşılığı olmayan kimi yapıların yönettiğini belirtti.
26 Nisan 2012 Perşembe 08:43
Matkap; CHPliler Sünnidir, Alevidir, Türktür, Kürttür, Çerkezdir, Araptır. Cumhuriyet Halk Partililer insandır. Bu çerçeveden olaya bakacağız. Cumhuriyet Halk Partisinde bir mevkiye gelmenin, yükselmenin kriteri hiçbir zaman Sünnilik, Alevilik, Türklük, Kürtlük, Araplık, Çerkezlik olmamıştır dedi.
Matkap, peş peşe yaşanan devlet yönetim krizlerini hatırlatarak, MİT Müsteşarı Fidanın ifadeyi vermeye gitmemesinin ve bir anlamda yargıya meydan okumasının sisteme çok ciddi bir darbe indirdiğini söyledi. Genelkurmay Başkanının terör örgütü ve çete yöneticisi suçlamasıyla tutuklanmasının, da, 4+4+4ün de çok dikkat çekici olduğuna işaret etti.
İletişim Koordinatörlüğü ( Ankara ) - Örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap CHP İl ve İlçe Başkanlıklarına yaptığı ziyaretleri, sürdürürken Ankara İl Yöneticileriyle de bir araya geldi ve güncel konulara ilişkin olarak şunları söyledi; Çok kıymetli arkadaşlarım, Ankara İl kongrede görev üstlenen il başkanımız ve çalışma arkadaşları çok zor dönemde görev üstlendi. Türkiyenin olağanüstü günler yaşadığı, peş peşe devlet krizlerinin, devlet yönetim krizlerinin yaşandığı bir dönemde bu görevi üstlendi. İşiniz kolay değil. Gerçekten işiniz çok zor. Ama başaracağınıza inanıyorum.
Bu ziyaret vesilesiyle iki önemli konuda sizlerle düşüncemi paylaşmak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, birincisi; son aylarda peş peşe yaşadığımız devlet yönetim krizleri var. Bu krizlerin nereden kaynaklandığını, bu krizleri durdurmak adına örgütlerimizin nasıl bir pozisyon alması gerektiği konusundaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. İkinci olarak da son günlerde, son dönemlerde Cumhuriyet Halk Partisinin bütünlüğünü sarsmaya dönük kimi tuzaklar seziyorum. Cumhuriyet Halk Partisinin bütünlüğünü sarsmaya dönük bilerek veya bilmeyerek yaşanan tartışmalar, arayışların olduğunu görüyorum. Bu konuda da nasıl bir pozisyon almalısınız, nasıl bir pozisyon almalıyız? Bu ziyaret dolayısıyla bu konudaki düşüncelerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, geçmişte ülkemizde hükümet kurma krizleri yaşandı. Dış ekonomik dalgalardan kaynaklanan ekonomik krizler yaşandı. Bunlar devlet hayatında olağan krizlerdir. Ama cumhuriyetin neredeyse asırlık yaşamında hiçbir zaman devlet yönetim biçiminden kaynaklanan krizler yaşanmadı. Bu krizleri ele alırsak en önemlilerinden biri MİT Müsteşarı Hakan Fidanın ifadesinin verilmeye çağrılması sırasında bu ifadeyi vermeye gitmemesi ve bir anlamda yargıya meydan okuması. Bu bir anlamda sisteme çok ciddi bir darbe indirdi. Ağır bir darbe indirdi. MİT Müsteşarını ifadeye göndermemek adına yasal düzenleme yapıldı. Aslında bu düzenleme bir anlamda ülkemizde hukukun üstünlüğünü tartışır hale getirdi. Milletvekillerimizin ve bu yasayı onaylayan cumhurbaşkanımızın hukukun üstünlüğüne bağlı kalacağına verdiği yemin havada kaldı. Bu devlet hayatımız açısından çok önemli bir gelişme diye konuştu.
Yorumlar