Toprağında solunum yolu ile vücuda giren kanser yapıcı asbest maddesine rastlanan Yayladağı’na bağlı olgunlar köyünde yaşayan vatandaşlar kanser hastalığına yakalanmanın korkusuyla yaşamlarını sürdürüyorlar.
13 Ekim 2010 Çarşamba 08:54
Yayladağı ilçesine bağlı Olgunlar Köyündeki toprakta yüksek oranda asbest bulunması nedeniyle köy halkı tedirgin. Yüksek orandaki asbestin kanser hastalıklarına neden olacağını düşünen köy halkı önlem alınmasını istiyor. Köyde sık sık toprak analizleri yapılırken 210 nüfusun tek çaresinin köydeki tozlu ortamdan uzak durmaları olarak gösterilmiş.
Ciğerleri su topluyor
Köy halkından Turan Aşkaroğlu, son zamanlarda kanser hastalıklarından ziyade köyde genellikle karaciğerde iltihaplanma vakalarının arttığını söyledi. Aşkaroğlu, 1980′lerde köyde yaşayanların toprak evlerinin dış cephelerini “havare” adı verdikleri yine bu bölgedeki var olan toprağın suda bekletilerek elde edilen bir madde ile sıvandığını hatırladığını belirtti.
Solunum yoluyla bulaşıyor
Suda bekletilerek hazırlanan bu topraktaki asbest maddesinin daha etkin bir şekilde solunum yoluyla köy halkına bulaştığının tespit edilmesinin ardından bu madde kullanımının asgari seviyeye indirildiğini de sözlerine ekleyen Aşkaroğlu “Bu köyde havare dediğimiz maddeyi bizlere satan kadın 90 yaşında eceliyle öldü aslında. O hazırlık aşamasını yapardı. Hatırlarım bizde evlerimizi bu suda bekletildiği için beyaza dönüşen toprak ile süpürgelerle boyardık. Bizim anlamadığımız bunu hazırlayan kadının 90 yaşında her hangi bir kanser hastalığına yakalanmadan kendi eceliyle ölmesi” diye konuştu.
Annem kanserden öldü
Karaciğerinde oluşan iltihaplanma ve su birikmeleri için sürekli Adana’ya ve Ankara’ya tedavi amaçlı gittiğini söyleyen Osman Gençoğlu ise doktorların henüz kanserli hücreye rastlamadığını ancak annesinin kanser hastalığı nedeniyle vefat etmiş olmasından dolayı kendisinin de tedirgin olduğunu söyledi.
Doktorlar uyardı
Köye gelen doktorların sürekli olarak kendilerine daha temiz bir havayı solumaları gerektiğini söylediklerini hatırlatan Gençoğlu “Köyümüze gelen doktorlar bizlere eğitim verdi. Tozdan olabildikçe uzak kalmamızı, toz oluşturan işleri kapalı yerlerde yapmamamız konusunda bizleri uyardılar. Sokak araları ve toprakla yapılı olan konutların tabanlarını sürekli nemli tutmamızı, yerleri süpürürken yada toprakta çalışırken maske yada bez ile ağız ve burunlarımızı kapatmamızı, toz maskesi kullanmamızı, cemi olmayan elbiseleri kullanmamızı tembihlediler” dedi.
Yorumlar