banner110

BÖLGE ATEŞ TOPUNA DÖNER

Suriye’ de üç yıldır devam eden savaş, bölgemiz ve ülkemiz için büyük tehlikeleri de içinde barındırıyor diyen Hatay Milletvekili Dışişleri Komisyon Üyesi M. Ali Ediboğlu “Öyle ise bizde şunu soruyoruz; 900 km’lik Türkiye-Suriye sınırını kim kontrol ediyor? Binlerce ruh hastası cihatçı-selefi nasıl oluyor da Yayladağı sınırından ellerini kollarını sallayarak ağır silahlar eşliğinde geçiyor!

08 Nisan 2014 Salı 09:03
banner77
BÖLGE ATEŞ TOPUNA DÖNER
Milletvekili Dışişleri Komisyon Üyesi M. Ali Ediboğlu “Şuana kadar Suriye’de devam eden savaşta, yaklaşık 150 bin kişinin öldüğü, 2 milyon kişinin sınır komşuları ile diğer ülkelere sığınmacı olarak yerleştiği ve büyük bir insanlık dramının yaşandığını biliyoruz. Bu çerçevede, son günlerde özellikle Hatay ilinde çok tehlikeli gelişmeler yaşanıyor. 21 Mart sabahı Türkiye sınırından geçişlerine kolaylık sağlanarak her türlü desteğin verildiği binlerce cihatçı-selefi çeteler Suriye’nin bütün farklılıklarını ve renklerini bir arada taşıyan sınır kasabası Keseb’e saldırmış, Keseb ile birlikte stratejik 45 nolu tepeyi eli geçirmişti. Bu gelişme bize Suriye Savaşında yeni bir aşamaya geçildiğini gösterdi. AKP politika uygulayıcılarının artık gizli saklı değil, açıktan Suriye’deki muhaliflere destek verdikleri bu saldırı ile ortaya çıktı. Suriye ordusunun eline geçen, 45 nolu tepede 23 mart’ta zafer konuşması yapan cihatçı-selefi çete komutanları “Ey Beşşar seni bu tepeye bekliyoruz. Biz komutanlar olarak buradayız, sende gel. Ey Şam ehli, demokrasi küfürdür. ABD demokrasi istiyor, biz şeriat. Biz şeriat gelene kadar savaşacağız.’’ İşte böyle bir zihniyete açıktan destek veren AKP hükümeti uluslararası platformda ağır eleştirilere maruz kalıyor. Geçtiğimiz gün 45 nolu tepeyi geri alan Suriye Ordusu’nun Genelkurmay Başkanı Ali Eyyub Türkiye ve ABD’nin yanlış bir yolda olduğunu dile getirdi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu ise geçen gün Keseb’e saldırı ile ilgili olarak gelen tepkiler üzerine,‘’Keseb’e saldırı irademiz dışında gelişti’’ şeklinde akla zarar bir açıklama yaptı. Tüm dünyanın ve bizim gözümüzün önünde Keseb’e saldıran teröristlere, AKP Hükümeti’nin ve Dışişleri politika uygulayıcılarının açıktan her türlü desteği verdiğini buradaki halk ve dünya biliyor. Bize göre Davutoğlu; teröristlerin Enfal (ganimet) adını verdikleri bu sahil operasyonuna verdikleri desteği gizlemek, Suriye’ye düşmanca ve saldırgan tutumun üstünü örtmek ve sorumluluktan kaçmak için böylesine bir açıklama yapma gereği duyuyor. 900 km’lik Türkiye-Suriye sınırını kim kontrol ediyor? Binlerce ruh hastası cihatçı-selefi nasıl oluyor da Yayladağı sınırından ellerini kollarını sallayarak ağır silahlar eşliğinde geçiyor! Tabi ki dünya bu olayları izliyor ve gerçekleri tokat gibi AKP Hükümeti’nin yüzüne çarpıyor. Dünyanın bildiği ve bizimde tanık olduğumuz bu gerçekler nasıl örtbas edilebilir. Davutoğlu, Keseb’e yapılan saldırıdan sonra düşürülen Suriye uçağı ile ilgili olarak da ironik bir şekilde ‘’Suriye uçağının hava sahamızı ihlal ettiğini ve sınırı korumanın bir ülkenin namusu olduğu‘’şeklinde ifade kullanmıştı. O halde bizde haklı olarak şunu sorma hakkını kendimizde buluyoruz; Türkiye sınırı sadece hava sahasından mı oluşmaktadır? Kara sınırlarını korumak da bir ülkenin namusu olarak değerlendirilemez mi. Artık mızrak çuvala sığmamaktadır. AKP hükümeti ve El-Kaide ilişkisi gün gibi ortaya çıkmıştır. Bu ilişki ile ilgili Antakya’da Sol gazetesine demeç veren sözde ‘ılımlı’ muhalif komutan Cemal Maruf El-Kaide’nin Suriye kolu El-Nusra ile ortak operasyon yaptıklarını, ‘dostlardan’ gelen silahları Nusra ile paylaştıklarını ve El-Kaide’ye karşı savaşmayacaklarını deklare etti. Açıkça söylemek gerekirse artık AKP Hükümeti ve Davutoğlu’nun izlediği yanlış Suriye politikası ülkemizi ve bölgemizi Gayya Kuyusuna atmakta ve mezhepsel fitne ateşi ile zehirlemektedir. Bütün bu gelişmelerden sonra insanın aklına şu soru da geliyor; Erdoğan’ın söylediği gibi ‘Türkiye Suriye ile bir savaş halinde’midir? Türkiye-Suriye Savaşının hiçbir ülkeye yararı yoktur. Böylesi bir durumda bölge ateş topuna döner. Biz vicdanımızın sesini dinleyerek çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği adına barıştan yana tavrımızı sürdüreceğiz. Ülkemiz ve bölgemizin istikrarsızlaştırma ve savaşa sokulma projelerini açığa çıkaracak, halkımızın bu gerçekleri öğrenmesini sağlayacağız. Bu görev hepimizindir. Ülkemiz, bölgemiz, insanlık ve vicdan adına bu görevi gerçekleştirmeye mecburuz.

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99