Habertürkün haberine göre: Hataydaki ikinci günümüz... Dün, Hataylı esnaflar, vatandaşlar Suriyeli sığınmacılardan zaman zaman duydukları rahatsızlıkları dile getirmişler, en özet haliyle Tedirginiz mesajı vermişlerdi. Bu kez söz sırası Suriyeli mültecilerde. Özellikle de Esad rejimine bağlı askerlerle savaşıp, yaralanan, tedavi olmak içinde Hataya gelen Suriyeli muhaliflerde.
Birkaç telefon trafiğinden sonra Hatay merkezde İnsani Yardım Vakfı (İHH) tarafından kurulan bir sivil hastanenin varlığını öğrendik. Sağlık merkezinde Suriyeli muhaliflerin durumunu öğrenmek için bir üst kata çıkıyoruz. Koridorda koltuk değnekleriyle yürüyen, tekerlekli sandalyede etrafına bakınan, ayağı, bacağı alçıda 20yi aşkın Suriyeli var.
Kimi bizi görünce hemen Selamünaleyküm diyor, kimi de kaldıkları odaya girmeyelim diye kapısını örtüyor. Hepsinin ayrı bir hikâyesi, ayrı bir acısı var. Kimi Hamadan, kimi Lazkiyeden, kimi Humustan gelmiş. Hepsi ağız birliği etmişçesine İyileşir iyileşmez Suriyeye, cihada gideceğiz diyor.
İyileşince cihada gideceğim
Sohbetimize aralarında en güler yüzlü olan 25 yaşındaki Rami Abdulvahab Bekurdan başladık: Esadın askerlerine karşı cihat ediyordum, eşimin ve çocuklarımın da aralarında olduğu silahsız, savunmasız bir grup sivili Türkiyeye getirmeye çalışıyordum. Üzerimize ateş açıldı. Bir roket parçası ayağıma isabet etti. 6 aydır hastanelerdeyim. Dört gündür de buradayım.
İyileştikten sonra cihada gideceğim. Bizim için artık geri dönüş yok.
Rami, sözü Başbakan Erdoğana getirip minnettarlığını şu sözlerle ifade ediyor: Ondan Allah razı olsun. Ona hep dua ediyorum. Eğer başka ülkeler izin vermiş olsa çok daha fazla şey yapacağını hepimiz biliyoruz.
Rastgele bombalıyorlar
Ramiyle konuştukça diğer Suriyeliler de üstlerindeki çekingenliği atıp, yavaş yavaş etrafımızı sardılar. Aynı odada yatan 19 yaşındaki Sarih Şahhut çekine çekine söze giriyor: Ben İdlip'liyim. Arkadaşımla motosikletle giderken birden üzerimize ateş açıldı.
Bir kurşun bacağıma isabet etti. 25 gündür buradayım, sanırım birkaç ay daha sürecek tedavim. Ailem hâlâ İdlipte. Orası hâlâ karışık! Esadın uçakları rast gele binaları bombalıyor.
Türkiyenin yaptığını Arap ülkeleri yapmadı
Mehmet Zekeriya 20 yaşında. Lazkiyeli: Esadın askeri olacağıma cihada katılmayı tercih ettim. Lazkiyede 30 kişiydik, ortamıza füze düştü. 7 arkadaşımız orada şehit düştü. Ben de yaralananlar arasındaydım. Beni Hataya getirmişler, ardımdan annem de geldi.
7 kardeşim babamla birlikte cihada devam ediyor. Topuğum koptuğu için ayağımın iyileşmesinin bir yılı bulacağını söylüyorlar. İyileşirsem hemen döneceğim. Hataylı kardeşlerimiz sağ olsunlar, bize kapılarını açtı. Türkiyenin yaptığını hiçbir Arap ülkesi yapmadı.
Kamptan çıkamıyorduk 24 kişi aynı evde kalıyoruz
Kampların dışında, Hatay merkezde kalan çok sayıda aile de var. Bunlardan biri de Salim Sahir... Sahir, Yayladağ İlçesinde iki katlı bir ev tuttuğunu söylüyor. 24 kişilik ailesiyle Türkiyeye geldiklerini belirten Sahir, Bir süre kampta kaldık.
Ama kamptan istediğin zaman çıkamıyorsun. Biz de Yayladağda iki katlı bir ev tuttuk. Kirası 350 lira. Elektrik parası da içinde! Rahat ettik. Neticede misafir olarak buradayız, Ne zaman ki Esad rejimi yıkılır, ertesi gün evimize döneriz diyor.
Pazartesi ders zili çalacak
Hatayda sivil hastanelerin dışında Suriyeli çocukların eğitim görebilmesi için bir de okul açılıyor. Okulun adı Albashayer Suriyeli Mülteci Çocukları Eğitim Merkezi. Okulda pazartesi günü ders zili çalacak. Okulun müdürü Mustafa Şakir 1.5 yıldır Türkiyede yaşadığını söyledi: Kayıtlarımız devam ediyor.
6-15 yaş arası kız erkek yaklaşık 500 öğrencimiz olacak gibi gözüyor. 20 öğretmenimizle 10 derslikte eğitime başlayacağız. Suriye müfredatını uygulayacağız. Çocuklarımızın Türkçeyi de öğrenmesine önem veriyoruz.
Yorumlar