Ankarada Bilkent Türkiye Emlak Bankası İlköğretim Okulu ile kardeş okul olmaları ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik, Çocuk Bayramı - TBMMnin Kuruluş Yıldönümü vesilesiyle Azerbaycandan Türkiyeye gelen Namık Hamzayev Orta Mektebi heyeti, TBMMdeki ilk ziyaretine AKP Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu ile başladığı belirtildi.
Milletvekili Türkoğlunun makamından yapılan açıklamada ziyaretle ilgili olarak şu görüşlere yer verildi, Türkoğluna çini bir tabak hediye eden Namık Hamzayev Okulu Müdürü Ilgar Talibov; Azerbaycan ve Türkiye, bir milletin iki ayrı devletidir. Biz Türkiyede de kendimizi evimizde gibi hissediyoruz. Türkoğlunun, makamında bizi kabul etmesinden büyük memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek isterim. Türkoğlunun adı ile müsemma olarak Türk Dünyasının ikbali üzerine kurduğu hayaller, bizim kendisini ziyaretimizin de esaslı gerekçelerindendir dedi.
Türkoğlu da TBMMde Azerbaycandan gelen heyet onuruna bir yemek verdi. Daha önce Azerbaycanı ziyaret ettiğini söyleyen Türkoğlu: Bakü, 15 Eylül 1918 tarihinde Nuri Paşa komutasındaki 8 bin kişilik Kafkas İslam Ordusunun yardımıyla işgalden kurtarılarak Azerbaycanın başkenti olmuştur. Bu savaşta 1.130 Türk askeri, Azerbaycan topraklarında şehit düşmüştür. Bu açıdan Türk-Azeri kardeşliğinin tescili, şehit kanlarıyla mühürlenmiş bir tarihtir. Nitekim Türkün her asra damga vuran kutlu tarihi, doğunun burçlarından yükselen ve Batı'ya doğru yücelen kutlu bir güneş misalidir. Orta Asyadan beri süregelen kültür mirasımızın taşıyıcısı olan Türk, tarihinde ulu hakanların adlarına okuttuğu hutbe gibidir; minbere çıksa, tarihin mihrabından mazlumun duası yükselir. Türk, adına para basılan sultan misalidir; onu ışığa tutsan, içinde vicdan yoksa sahtedir dedi.
Türkoğlu Azerbaycandan gelen heyetle yaptığı sohbetin devamında Sözde Ermeni Soykırımı üzerine de şunları söyledi: Eğer bir kişi Erivan'da 'ben Türküm' diyemiyorsa, bu Erivan'ın ayıbı olur. Eğer başka bir kişi İstanbul'da 'ben Ermeniyim' diyebiliyorsa; bu da İstanbul'un şerefi olur. Ve biz Türkiye olarak bu şerefi taşımaktayız. Lakin Hocalıda, Dağlık Karabağda yürütülen sistematik katliamların müsebbipleri, insanlık onur ve haysiyetine karşı yürüttükleri bu soykırım ile kendilerini ifşa etmişler ve Ermeni Soykırımı yalanının ardındaki gerçek yüzlerini Karabağda göstermişlerdir dedi. Sözde Ermeni Soykırımı tezine karşı Türkiyenin doğru kavramlarla kendini ifade etmesi gerektiğini söyleyen Türkoğlu: Ermeni Lobisi Ermeni meselesi ile ilgili tezini Ermeni Soykırımı kavramı üzerinden temellendirirken; Türkiye ise bu teze Ermeni Tehciri kavramı ile bir antitez üreterek kendine bir pozisyon belirlemiştir. Lakin bu işin hakiki antitezi, "Savaş sırasında Ermenilerin sevk ve iskânı" tarzında kavramsallaştırılmalıydı ki; meselenin tarihi arka planı açıklığa kavuşturulabilsin. Tehcir, zorunlu göç demektir. Dolayısıyla "Ermeni Tehciri", Ermeniler'in cebren göç ettirilmesidir. Lakin bu kavram, göçün tarihi arka planındaki sebeplerini sorgulama zeminini yaratmıyor. Bu cebri göçün Savaş Sırasında Ermenilerin Sevk ve İskânı kavramı ile izah edilmesi, meselenin açıklığa kavuşturulabilmesi açısından zaruridir. Eğer vatan toprağı işgal altına giriyorsa; senin işbirliği kurman gereken işgalciler değildir; kapı komşundur. Eğer kapı komşum, vatan toprağını işgal eden düşmanla işbirliği kuruyorsa ve halkın canına, malına, ırzına tasallut ediyorsa; her karışı şehit kanıyla sulanmış kutsal vatan toprağını korumak için düşmana mukavemet göstermenin adı, soykırım değil; nefs-i müdafaadır dedi.
Türkoğlu ile meclisi birlikte gezen heyet, daha sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğanı da TBMMdeki makamında ziyaret etme imkânı buldu.
Yorumlar