HÜSEYİN GÜLER
Bayır-Bucak bölgesine giden bir gazeteci arkadaşım bir örgütün bulunduğu bölgeye gider ve orda iki gece kalır. Tabi örgütün ismini vermiyor. Çünkü kendisini ve kendisini götürenleri tanıdıklarını ve yetkililer bu durumu bildiklerini ifade ediyor. Bu gazeteci arkadaş kendisi Hatay’ın, Yayladağ ilçesinden, zaten sınır ötesine Yayladağ ilçe’den yani Kızılçad Köyünden yapıyor. “Bayır-Bucak Türkmenleri savaşmayı bilmezler, silah kullanmayı bile bilmezler, savaşı esas yürütenler ise Suriye dışında gelen örgütler yürütmektedir. Zaten iki yılı aşkın Türkmenler Suriye rejimine karşı savaş açmadılar. Ancak silahlı gruplar geldikten sonra bu savaşa dahil oldular” diyor.
Mustafa Sirki 80 yaşın üzerinde, ama daha çok 90 yaşın üzerinde görünüyor. Dolmuşta birlikte Kırıkhan ilçeye gidiyoruz. Hem dolmuşta hem de akrabasını ararken konuşuyoruz. Gazeteci olduğumu söylüyorum ve Bayır-Bucak Türkmenleri hakkında sorularımı soruyorum.
Mustafa Sirki’nin 6 kardeşi elli yıl önce Türkiye’ye gelmişler ve yerleşmişler. Kendisi ise Suriye tarafında kalmış. 4 Çocuğu olduğunu ve onlarında Osmaniye’de Kızılay’ın çadırında birlikte kaldığını belirtiyor.
Devlet size ne yardımı yapıyor : Devlet bize çadır verdi, çadırda kalıyorum. Bize bir kart veriyorlar. Bu kartlarla gidip, kendimize onların tespit ettikleri yerden yiyecek alıyoruz. Onun dışında bir devlet yardımı yoktur. Ayrıca para yardımı yoktur. Çocuklarım ise iş bulurlarsa çalışıyorlar. Bulmaz ise çalışmıyorlar.
Türkiye’ye ne zaman geldin? Türkiye’ye üç yıl oldu geleli, benim Bayır-Bucak bölgesinde bağım, bahçem ve evim vardı. Neden savaşa girdik, neden buralara geldik anlamadım. Tamam hükümet sağ olsun, bizi açıkta bırakmadı, aç bırakmadı. Ama hayatımız bundan sonra hep çadırlar damı geçecek bilmiyoruz. Ben kaç sene yaşarım hadi böyle gider, ama ya çocuklar, ne olacaktır.
Köyünüze gidip, gelebiliyor muzunuz? Bizim o bölgede halk kalmadı. Oradan Suriye devletine karşı savaşan silahlı örgütler bulunmaktadır. Benim orada elli dönüm toprağım vardı. Üçyüz elma ve üçyüz zeytin ağıcım bulunuyor. Üç yıldır gidemiyorum. Gidilmesi zaten mümkün değil, o bölgede halk gidip, gelmiyor. Elma ağaçları kurumuştur, bakım yok, ama zeytin ağaçlarım sağlamdır.
Zeytin yağı kaçakçılığı sizin oralardan getirip, satıldığı söylenmektedir: Doğru ama biz getirmiyoruz. Oraya hakim olan adamlar getirip, satıyorlar. Biz nasıl gideceğiz, nasıl getireceğiz?
Ülkene dönmek istiyor musun? Kim vatanına dönmek istemez ki, biz bu savaşa niye dahil olduk, onu da anlamadık. Baksana perişan haldeyiz.
Mustafa Amcanın yanında telefonu yok, adres yok, karşının adresi yok, okur yazarlığı yok, Kırıkhan ilçede çifte minareli bir cami tarif etmişler ona göre kardeşinin evini bulmaya çalışıyor. Neyse kardeşinin oğlu bir eczanede çalıştığından araya, araya buluyorum. Ayrılırken, sarılıp, öpüyor. Allah yolunu açık etsin diyerek duasını okuyor.
Yorumlar