banner110

Basın Özgürlüğünün Olduğu Bir Ülke İstiyoruz

Gaziantep, Hatay, Mersin, Adana ve Osmaniye baro başkanları yaptıkları ortak açıklamada basına yapılan operasyonlara tepki göstererek Türkiye'deki dinamikler ile anayasal erklerin dönemin başbakanı şimdiki cumhurbaşkanının tanımlamasına göre şekil aldığını açıkladı.

16 Aralık 2014 Salı 09:23
banner77
Basın Özgürlüğünün Olduğu Bir Ülke İstiyoruz
Son torba yasa düzenlemesindeki somut delile dayalı kuvvetli suç şüphesi yerine getirilen makul şüphe yaklaşımını daha öncede benimsemediklerini kaydeden Adana Barosu Başkanı Mengücek Gazi Çıtırık, Gaziantep Barosu Başkanı Bektaş Şarklı, Hatay Barosu Başkanı Ekrem Dönmez, Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen, Osmaniye Barosu Başkanı Dilem Aksoy şu ifadeleri kullandı; “Yeni düzenleme Resmi Gazete'de yayımlanmasından hemen bir gün sonra bu operasyonların başlatılması ve eleştiri konusu yaptığımız yeni düzenlemelerin gözaltı ve aramalar ile yapılan soruşturma için dayanak yapılmış olması dikkatimizden kaçmamıştır. Eleştiri hakkını kullanan, ifade ve düşünce özgürlüğünü kullanan tüm unsurlar yarın bu düzenlemelerin olağan şüphelisi ve mağdurudurlar. Hukuk bir gün herkese nasıl lazım olacaksa gelin hepimizin ortak sofrası olan hukuk ve yargıyı duruma ve ülkenin gündemine göre değil, yarın hepimizin inanarak ve güvenerek hesap verebileceği, kimsenin kendi acısına göre dokunmayacağı bir noktaya taşıyalım.”Medya ve emniyet mensuplarının olduğu 31 kişi hakkında gözaltı kararı uygulamaya konulduğunu belirten baro başkanları, “Anayasada ifadesini bulan erkler ayrılığı ne yazık ki ülkemizde fiilen kullanılmayan ve işlevini yitirmiş bir görüntü vermektedir. Başbakanın demokrasiden yana olanlar ve olmayanlar şeklinde yaptığı tanım, siyasi iktidarın yanında olanlar ve olmayanlar şeklinde bir algılamaya yol açmıştır. Ülke dinamikleri ile anayasal erkler ne yazık ki başbakanın bu tanımlamasına göre şekil almışlardır.” ifadelerini kullandı.Siyasi erk kullanan makamların aylar öncesinden beri sıklıkla ve ülkenin o anki gündemini de takip ederek bu operasyonun yapılacağına yönelik yarattığı bir algı olduğuna dikkat çeken barolar, “Yargısal bir takip ve süreç olmaktan çok, karşılıklı siyasi bir hesaplaşmanın varlığına işaret etmektedir. Hiç kimse yargısal denetimden, yargıya hesap vermekten muaf değildir. Ancak hiç kimse suç işleme özgürlüğü içinde de değildir. Yeni düzenlemeler ilk defa bu operasyon için kullanılmış olmaktadır. Yeni düzenlemelerin bu operasyonla birlikte daha sonraki zamanlarda nasıl kullanılabileceğinin somut örneklerini yaşadık." açıklamasını yaptı.Bu operasyonla birlikte medyanın da bir sınavdan geçtiğini belirten baro başkanları, yapılan operasyonla ilgili değerlendirmelerini şöyle tamamladı; "Zamanında evrensel değerler ve ilkeler aşındırılırken, hukuk yok edilirken, Balyoz ve Ergenekon soruşturmalarında, Oda TV, KCK soruşturmalarında sesi çıkmayan ve operasyonlara alkış tutulurken, bugünkü demokrasi feryatları herkesin kendi ölüsüne ağlamasına benzemektedir. Bu tutum evrensel kurallarla, demokrasi ilkeleri, basın ahlak ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Girilen ilişkilerde bağımsızlığını koruyamayan medyanın işlevini gördükten sonra kullanılıp atıldığı bir zamandan da geçtik. Medyanın görevini ve yükümlülüğünü unutup, siyasi yelpazede yer aldığı yapıya göre takındığı tavrı da unutmadık. Medya yer aldığı siyasi yelpazeye göre değil, başkasının hakkı ihlal edilirken ses çıkarmalıdır. Birbirine bu ilkelerle sahip çıkmayanların yarın aynı kaderi paylaştıklarını da gördük. Medya; evrensel standartları, basın ahlak ve ilkelerini unutmadan, esas işinin habercilik olduğunu unutmadan birbirine sahip çıkmayı bilebilmeli ve birbirine sahip çıkarken bu ilkeleri göz ardı etmemelidir. İnsan hakları çifte standardı kaldırmaz. Bu alışkanlıklar terk edilsin, gelin insan haklarındaki çifte standarttan vazgeçelim ve hukukun üstünlüğü, demokrasi arayışımızda ötekileştirdiğimiz kimse olmasın. Bizler evrensel değerlere, hukukun üstünlüğüne, kimseye ayrımcılık yapılmayacak şekilde insan haklarına olan inancımızla; artık olağanüstü ve siyasi hesaplaşma algısıyla yürütülen kişiye özel soruşturma usulleri yerine adil yargılama ilkesinin ihlal edilmediği, yargı bağımsızlığının ve demokrasinin sağlıklı işlediği, basın özgürlüğünün bir ülkenin olmazsa olmazlarından olduğu bir ülke istiyoruz."


    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99