banner110

AV. NALAN AKKÜLAH CHP’DEN ADAY ADAYI

Türkiye Cumhuriyetini kuran – Ülkeye Demokrasi getiren CUMHURİYET HALK PARTİSİNİN İskenderun İlçe Başkanı sayın Jorj Basus ve yönetim kurulu üyelerine Kadın kolları Bşk. sayın Beyaz Karaman ve üyelerine, Gençlik kollarına partimiz ve Cumhuriyetimiz için canla başla çalışan partililerimize, benimle birlikte aday adayı olan arkadaşlarıma, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve üyelerine meslektaşlarım ve arkadaşlarıma, İskenderun’un güzide basın mensupları aday adaylığımı açıkladığım bu günde burada olmanızdan dolayı son derece mutluyum. Sevgi ve saygılarımı sunuyor hoş geldiniz diyorum.

24 Şubat 2015 Salı 16:06
banner77
 AV. NALAN AKKÜLAH CHP’DEN ADAY ADAYI
 İstanbul üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1977 yılında mezun oldum. Bağımsız Türkiye için mücadele veren 68 kuşağının liderleri Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının oturduğu sıralarda oturup aynı havayı teneffüs edip aynı fikirleri paylaştım. Onların fikirleri ve mücadeleleri bende ülkem için ne yapmalıyım düşüncesine yöneltti.İşte bu fikirler beni CHP’den aday adayı olmaya karar vermeme neden oldu.Bu günkü iktidarın yönetiminde çok büyük sorunlar ve çalkantılar yaşıyoruz. Ülkemiz sanki sonu olmayan bir karanlığa yuvarlanıyor. Cumhuriyetin 90 yılda bize kazandırdığı laiklik, demokrasi özgürlük, yargı bağımsızlığı hepsi tek tek elimizden kayıp gidiyor. Bu seçim % 50 nin son şansı gibi görünüyor. En son yaşadığımız ve günler geçmesine rağmen etkisinden kurtulamadığımız ÖZGECAN olayı tamamen AKP iktidarının eseridir. Sistem çürümüş ve içten içe tükenmiştir. Kadınların cinsel obje olarak hedef gösterildiği bir iktidar tarafından ülke idare edilmektedir. Kesilip biçildiği tecavüze uğradığı şiddet gördüğü bir dönemden geçmekteyiz. Bunun temelinde yine yoksulluk ve eğitimsizlik kadına bakıştaki çarpıklık vardır. Hepimizin bildiği bir slogan var. SUSMA SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK. İşte o sıra şimdi hepimizin kapısına dayanmıştır. Tüm bu baskı ve sindirmelere rağmen gerek ülkemizde gerekse bölgemizde kadının olmadığı bir siyaset ve mücadelenin ve hareketin başarılı olamayacağı açıktır. Eğer hareketin merkezinde kadın iradesi varsa, siyasi özgücü varsa karşısında en güçlü ordular bile dayanamaz. Tıpkı kurtuluş savaşında olduğu gibi.Hükümet tarafından çıkarılan iş yasaları ile kadın bilinçli olarak sosyal yaşamdan ve çalışma yaşamından uzaklaştırılmak istenmektedir. İşsizlik oranı erkeklerden fazla olup milletvekili sayısı, özel sektördeki yönetici sayısı dünya ortalamalarının çok altındadır. Türkiye de okur yazar olmayan  beş kişiden dördü kadındır. Hatay’da işsizlik Türkiye genelinde gençleri ve ailelerini üzmektedir. Bunun için bölgedeki mevcut sermayeyi üretime yönlendirmek partimizin 1.hedefidir. İşsiz insanlarımız işe yerleştirilmelidir. Özellikle partimize her zaman emek veren, canla başla çalışan partililerimize öncelik vermeliyiz. Bunun yanında sendikalar iktidarın egemenliğine girerek işçiler köleleştirilmiştir. Cinayet gibi iş kazalarıyla 30-150-300 gibi rakamlı toplu ölümler olmaktadır. İş kazalarında dünya ortalamasının üstünde olup, Çin den sonra ikinci sırada yer almaktayız. Bir zamanlar sendikalar işçilerin sığınacağı bir limandı 1989 yılındaki grevde 1,5 milyon işçi greve gitti. Çankaya nın şişmanı dedikleri Özal ı salladılar ve Anap ın oyları %35 den %28 düştü şimdi ise Ümmetçilik kültürü ile sendikalar hükümetin güdümüne girmiştir. Artık işçiler hükümet ne verirse ona boyun eğmek zorunda kalmıştır. Gücünün ,sınıfının farkına varamadığı için mücadele edemez durumdadır..Yıllarca emek verip beklediği kıdem tazminatına da hükümet göz dikmiş,30 gün yerine yıllık 12 gün hesabı ile yarı yarıya düşürmek istemektedir. Onu’ da işçinin hesabına değil bir fon hesabına yatıttıracaktır. Yargı tarafsızlığını, bağımsızlığını kaybetmiş hukukun üstünlüğüne dayalı hukuk devleti sadece söylemlerde kalmıştır.

 

Uluslararası alanda hukukta saygınlığımız kalmadığı gibi, yabancı şirketler yargımızın tarafsızlıgına inanmadıkları için kendi ülkelerinde Türk hukukunun yabancı yargıçlar tarafından uygulanmasını istemektedirler. Yani İstanbul’da yapılması planlanan ULUSLAR ARASI TAHKİM merkezi başlamadan çökmüştür. Bu durum Türk yargısı ve TC devleti için utanç verici bir durumdur. İç güvenlik paketi ise halk için ayrı bir kabustur. Yargının yetkileri polise valiye devredilmek istenmektedir. Eğer amaç teröristleri cezalandırmak ise zaten terörle mücadele yasası, Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri vardır. Uygulanırsa sorun çözülecektir ama anlaşılıyor ki amaç bu değil halkı sindirmek iyice pasifize etmektir. Yargının yetkilerini yürütmeye vermek diktatörlük demektir. Gezi olaylarında kurban verdiğimiz Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz Berkin Elvan gibi yeni gençler kurban vermemek için  bu güvenlik paketinin çıkmaması gerekir. Tüm bu sorunların çözümü Türkiye’nin normale dönmesi ancak Cumhuriyet Halk partisiyle mümkün olabilir. Çünkü şu sıkıntılı günlerde halkın gidebileceği başka parti yoktur.

ATATÜRK bir toplantıda “ BEN CUMHUR BAŞKANLIGINI BIRAKABİLİRİM, KOMUTANLIGI BIRAKABİLİRİM AMA PARTİMİ ( CHP ) Yİ BIRAKAMAM “ DEMİŞTİR.

 

Bizde CHP yi partimizi bırakmayacağız.                                         

Bir Cumhuriyet kadını bir İskenderunlu olarak CHP den aday adayı olduğum için onurluyum gururluyum.

 

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99