CHP Hatay Milletvekili ve Dışişleri Komisyon Üyesi Mehmet Ali Ediboğlu, bölgemizdeki ve Suriyedeki son gelişmeler ışığında hazırladığı raporu kamuoyu ile paylaştı. Ediboğlu, ABD ve İsrailin asıl hedefinin Türkiye olduğunu söyledi.
Ediboğlu söz konusu raporunda özetle;
a-) 11 Eylül ikiz kulelerin vuruluşu ve ABDnin yeni konsepti:
Bilindiği gibi 11 Eylülden sonra Amerika bilinçli ve planlı bir şekilde bütün dünyada İslamı marjinalleştiren yeni bir dil oluşturdu. Dinin tanımı, İslamın tanımı Amerika tarafından yapıldı. Sınırları ve sorumluluklarını BOP projesiyle onlar belirlediler. Kendileri tarafından yapılan tanımların sınırları içerisinde bulunanları kabul ettiler, bulunmayı red eden direniş hareketlerini (Hamas, Hizbullah v.s) ve bu hareketlere yardım eden Suriye, İran gibi ülkeleri terörist olarak damgaladılar. Bugün İslam dünyasında, 11 Eylül sonrasında gerçekleştirilen bu retorik İslama ilişkin tanımlama, dil, söylem her an yürürlüktedir.
Bugün Ortadoğu coğrafyasındaki halklar eleştirel bir iyimserliğe, duruşa, siyasal bir farkındalığa sahip olmadığından, bilinç üretmiyor. Kısır çekişmeler ve dinsel fanatizm İslam dünyasında bilinç düşmanı akımlar oluşturuyor.
Bu akımların özellikle Mısır, Suudi Arabistan, Libya ve Körfez ülkelerinde etkin oldukları, emperyalistlerle birlikte aynı hizada bulunuyor oldukları biliniyor. Bu çerçevede, Ortadoğuda Arap Baharı adı altında tanımlanan devrimler olduğunu söylüyoruz, fakat hiçbir şeyin değişmediğini görmüyoruz.
b-) Hedef ülkeler ve avcı Türkiyenin av olması durumu
Suriyede rejim karşıtı isyanın patlak vermesinin üzerinden bir buçuk yıl geçti ve bu süreçte 20 binden fazla insan öldü. Ülke iç savaşa dönüşen bir planlamanın derinliklerine sürüklendi. Bu sürecin ve çekişmenin sonunu kimse kestiremiyor ve şu aşamada belirsizliğini koruyor. Bu belirsizlikler içerisinde kendine küresel aktörler tarafından görev addedilen bölgesel yapılar ve siyasal oluşumlar emperyalist odakların hizmetkârı görünümünden kurtulamıyorlar.
Ortadoğu coğrafyasında yaşayanlar ve avcılıkla uğraşanlar bilir. Şahin, avcılar için yırtıcı ve gözde bir kuştur. Yavru iken alınır, eğitilir. Kuş avlamakta avcı olarak kullanılır. Kuşları, küçük hayvanları avlayıp sahibine getiren şahin, aslında kendisi sahibinin elinde tutsak olduğunu bilmemektedir.
Tıpkı BOP eş başkanlığı görevini yaptığını söyleyen Başbakanımızın bu konsepte gönüllü olarak talip olması gibi. İlk aşamada bu gönüllü avcı Suriyeyi avlayıp sahibimize götürelim, iktidarımızı sağlamlaştırıp, kendi zenginliğimize zenginlik katalım telaşına düştü. Ancak sahibinin oyununa geldi ve maalesef ki; avcı kuş görevini yürütürken, içi doldurulup av salonlarında teşhir edilen avcı kuşların durumuna geleceğini Suriye olaylarında hesaplayamadı.
Hırsı, gururu ve belli bir mezhebe nefreti onu ve çevresini bu bataklığın içine çekti. Oysa sahnelenen bu av partisinde asıl av durumuna düşen Türkiye idi. F5 uçağımızın düşürülmesi, Beytüşşebap, Şemdinli, Antep saldırıları ve şimdi Afyondaki meçhul patlama bu durumu açıkça gösteriyor. Göstermiştir ki, AB-D ve İsrailin asıl hedefi Türkiyedir. O nedenle örtülü operasyonlar yapıldı. Kuzey Suriyede, Kuzey Irak benzeri bir oluşumun temelleri atıldı.
Sahnelenen bu senaryolarla, Kuzey Irakın petrol ve doğal gaz zenginliklerinin kurdurulacak bu tip oluşumlarla güvence altına almayı hedeflediler. Bir şekilde İsrailin kontrolünde olan Doğu Akdenizdeki zengin doğalgaz yatakları ile entegre, geniş bir enerji dağıtım şebekesi sayesinde bu kaynakları Akdenize akıtmayı planladılar. Bu sayede Avrupanın doğalgaz da Rusyaya bağımlılığını kırmayı amaçladırlar. Bu sebepledir ki özellikle Almanya ve Fransa bu operasyonların hevesli ülkeleri konumunda oldular.
c-) Hedef ülke İran ve Türkiye
Maalesef artık belli olmuştur ki Türkiye ve bölgenin güçlü ülkelerinden İran, Suriye üzerinden savaştırılmak isteniyor. Son günlerde ana akım medyada ki yazı ve haberlerden bunları çıkarmak mümkün (İranlı ajanların yakalanması, İranın PKKya yardımı v.s) Bütün bu süreçler de bizim dışımızda planlanıyor.
Artık belli olmuştur ki Türkiye gizli ve açık bir savaşın tam göbeğindedir. Birçok ülkenin ajanları ülkemizde operasyon yapıyor. Ülke sanki ajan cennetine dönmüş durumda. Tehlikesizce görev yapıyorlar, özellikle Suriye sınırı yolgeçen hanına dönmüş, teröristler, ajanlar ve insan kaçakçıları (son 61 göçmenin öldüğü gemi kazasındaki insanların hepsi Hatay sınırından girmişler) cirit atıyor ifadelerine yer verdi.
Yorumlar