Cumhurbaşkanı Ortadoğu Başdanışmanı Erşat Hürmüzlü, Ortadoğudaki değişim konusunun doğru bir ifade olduğunu söyledi. Hürmüzlü, Çünkü zaman zaman konuşulan Arap baharı malumunuz geçmiş tarihimizdeki, Pekin baharı veya Fırat baharıyla eş anlamlı tutulması doğru değildir. Bir Arap baharı değil bir Arap uyanışı, bir bölge uyanışı olduğunu ben görüyorum. Bunun böyle olmasını ve gerçek hakiki şeffaf bir demokrasi doğrultusundaki bu uyanışın bu şekilde devam etmesini içten temenni ediyorum dedi.
10 Aralık 2011 Cumartesi 08:41
Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM), Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ), Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü işbirliğiyle Anemon Otel'de düzenlenen 2. Uluslararası Ortadoğu Kongresinin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Ortadoğu Başdanışmanı Erşat Hürmüzlü, Ortadoğunun bizim dünyamız olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Ortadoğudaki bu ayaklanmalar neden oluyor? sorusunu yönelten Hürmüzlü, soğuk savaşın bitiminden sonra birçok ülke ve toplum, bu soğuk savaşın bittiğini zamanında algılayamadı veya çok geç bir biçimde algılayabildi. Ama haklarını yemeyelim, Mısırda, Yemende, Irakta daha önce bu girişimler oldu. Ancak takdir edersiniz ki bu bölgelerdeki doğumlar hep sezaryen oldu. Ya tank üzerinde, ya çocuğuna devrederek veya darbe yoluyla oldu. Biz her zaman dedik ki rejimlerin normal doğumları sandıktan çıkan doğumlardır. Biz de tarihimizde Türkiye olarak birçok hata yaptık. Fakat aynayı yüzümüze tutabildik. Bunu bu şekilde görerek 60 sene demokrasiyle tanıştıktan sonra demokrasimiz kesintiye uğramasına rağmen, sandığın namusunu koruduk. Her zaman onu hakem olarak gördük. Böyle bir ortamın içinde bu bölgede gayet tabi demokratik, halklarının menfaatlerini gözetleyen bir rejim ortaya çıkmış olur. Ve bu rejimler gayet tabi birbirleriyle aynı lisanı konuştukları için bu iletişimi kurabilirler diye konuştu.
Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, Türkiye ile Ortadoğu halkları arasında yakın soydaşlık, akrabalık, kardeşlik ve dostluk bağları olduğuna vurgu yaptı. Lekesiz sözlerini şöyle sürdürdü: Tarihi sorumluluğumuz da bu geniş coğrafyada yapıcı politikalar izleme ve katkıda bulunmamızı zorunlu kılmaktadır. Hem sınır komşularımız, hem de dost ve kardeş ülkelerle ilişkilerimizi önümüzdeki süreçte daha da arttıracağımıza inanıyorum. Bölge olarak son derece hareketli ve tarihi bir dönemden geçiyoruz. Geçen yıldan bu yana, Ortadoğuda önümüzdeki on yıllara damgasını vuracak tarihi bir değişim ve dönüşüm süreci yaşanmaktadır.
Ortadoğudaki yönetimlerin genel olarak bölge halklarının taleplerine cevap vermekte yetersiz kaldıklarını söylemek mümkün. Yıllarca baskı, korku, yoksulluk ve yolsuzluğun kıskacında acı çeken bölge halkları, nihayet geleceklerini kendi ellerine almaya ve tarihi yakalamaya karar vermişlerdir. Bu mücadele, özgürlük ve adalet kadar aynı zamanda özgüvenin de yeniden kazanılması mücadelesidir. Bölge halkları, yaşadıkları tarihi dönüşüm sürecinin başarıya ulaşması için Türkiyeyi bir ilham kaynağı olarak görmekte ve yakından takip etmektedirler dedi.
Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Başkanı Hasan Kanbolat ise bugün yaşanan gelişmelerin gelip geçici olduğunu, halkların önünde hiçbir gücün duramayacağını belirtti.
Yorumlar