MHP Hatay Milletvekili Mehmet N. Ahrazoğlu, 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türk Standartları Enstitüsü Başkanlığı ve Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı bütçeleri üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış ve dilimizde "Ayağını yorganına göre uzat." deyimi olduğunu belirterek, deyim bütçelendirildiği zaman denk bütçeye çağrışım yapacağını ifade etmiştir.
Ahrazoğlu; “14 yıllık süreç içerisinde ya boyumuz uzadı yorgana sığmıyor ya yorgan küçüldü bedenimize, boyumuza uymuyor.” Açıklamasını yaparak, AKP'nin bütçelerinin de doğal olarak rakamsal değerlerle büyürken reel olarak bu büyümenin halka yansımadığını, halka bütçenin küçük geldiğin ve halkın bütçeden aldığı payın gittikçe azaldığını ifade etmiş; “14 yıllık dönem sonunda ücretli, ücretsiz her kesim perişan. Çiftçi perişan. Anasını alıp tarlada, bostanda yatıyor. Mazot, gübre, tohum, ilaç, sulama bedeli rüyalarına girmesin diye üzerine toprak örtüyor. Esnaf perişan. Kepenk kapatıyor, siftahsız evine gidiyor; çekini, senedini ödeyemiyor. Memur perişan. Ay sonunu getiremiyor. Otuz günlük aylığı on günde bitirerek bankalara koşuyor. Emekli perişan. İkinci, üçüncü iş bulursa hayatını devam ettirmeye çalışıyor. İşveren perişan. Bertaraf olmaktan korkuyor. İşçi perişan. Çay simitle üç öğünü geçirmekte, evine gittiğinde de çocuklarının yüzüne bakamıyor.” diyerek siyasi literatürümüze de girmiş olan çay-simit hesabını yapmıştır.Milletvekili Ahrazoğlu, bütçenin hakça, adaletli bir bütçeden çok uzak durmakta olduğunu ve halka düşen payın 14 yıldır artarak azaldığını ifade ederek aşağıdaki açıklamalarda bulunmuştur: “Millet perişan, siz pembe tablo çizerek halkın refah içerisinde olduğunu söylüyorsunuz ancak gerçekler öyle değil. Ama haklısınız perişan olmayan bir kesim var, onlar da mücahitlikten müteahhitliğe, yandaşlıktan yalılara, rezidanslara terfi eden bütçeden istediğinden fazlasını alan kesim. Sizin için halk bu kesim olmalıdır diye düşünüyorum.”AKP’nin 11 defa seçim kazandıklarını, yüzde 49,5 oy aldıklarını belirtebileceklerini ve bunun sosyolojik bir olay olduğunu ifade eden Ahrazoğlu, “ancak halk size oy verirken dış politikadaki teslimiyetçiliğinize, zikzaklarınıza, terörü elinizle büyütmenize, askerimizin, polisimizin terörle mücadelesine katliam denmesine göz yummanıza, toplumu ayrıştırmanıza, hayat pahalılığına, ülkenin zenginliklerini yabancılara peşkeş çekmenize oy vermedi.” Açıklamasını yapmış ve AKP’nin her sıkıştığında "Aldandık, aldatıldık." Dediklerini ve AKP’nin de milleti aldatarak, kandırarak bugünlere gelindiğini belirtmiştir.MHP Hatay Milletvekili Mehmet N. Ahrazoğlu, İktidarın 3Y olan Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar ile göreve geldiğini, “ama yumurtayı una akıttınız, gemicikleri taka, bütçe açığını Sarraf'a, ayakkabı kutularını aksesuar, çelik para kasalarını elbise dolabı, para sayma makinelerini kâğıt öğütme makinesi yaptınız. Daha bitmedi, siz, siyasi parti mensuplarına kaset komplosu, kozmik odaya suikast planı, askerî yan gelip yatan, cami bombalayan, polisi, hâkimi, savcıyı paralelci, gazeteciyi, yazarı terörist, televizyonları, gazeteleri ya kapattınız ya da yandaş yaptınız," açıklamasını yapmış ve sonra da "Kandırıldık, aldatıldık." Dediklerini belirterek; “Yolsuzluk ve yargıda kendinize, yoksullukta millete gereğini yaptınız.“ ifadesinde bulunmuştur.İfade ettiği gerçeklerin AKP'yi rahatsız etmesi sonucunda söz alan AKP temsilcisine cevap veren Ahrazoğlu, sözlerinin arkasında olduğunu belirterek; “On üç yıllık, on dört yıllık iktidarınız döneminde -AKP iktidarı- her seçim döneminde, ilk geldiğiniz dönemden beri "3Y'yi halledeceğiz" dediniz. Yolsuzluk, yoksulluk ve neydi? Evet, yasaklar. Bunları yapmadık mı, yapılmadı mı? Gazeteci bir yazı yazdı diye, bir karikatürden dolayı, bugün bütçe görüşülürken 1.800 tane dava açtığınızdan bahsediyorsunuz. Hani yasaklar kalkacaktı? Kendi göreve getirdiğiniz yargıcı, polisi bir taraftan alkışlarken diğer taraftan suçlamadınız mı, görevden almadınız mı? "Yoksullukla uğraşacağız, kaldıracağız." diyordunuz. Kömürü dağıttınız, makarnayı dağıttınız, doğrudur, sanki babanızın kesesinden verir gibi dağıttınız, devletin bütçesinden yaptınız bunları. Ancak, asgari ücreti de size 7 Hazirandan önce 1.400 lira diye söyleyen Milliyetçi Hareket Partisini ve diğer partileri gidip işverenlere şikâyet ettiniz. Sonradan da baktınız ki prim yapıyor, 1.300 lira yaptınız. Bugün açlık sınırı, kendi elinizle açıkladınız, 1.438 liranın üzerinde ve çay simidi her seçimde kullandınız. Ve bugün çay simit hesabını yaptığınızda, maalesef, hesap veremez duruma geldiniz. Elektriğin zammını, kömüre verdiğiniz zammı, okul harçlarından aldığınız parayı daha söylemedim.” Açıklamasını yaparak konuşmasını tamamlamıştır.
Yorumlar