Türkiye’de yaşayan farklı etnik/din/mezhepleri yok saymaya devam etti. Kadınların haklarını elinden almak için resmen operasyonlar yapmaya çalıştı. Çocuk sayısından tutunda, nasıl doğuracaklarına kadar belirlemek istedi. Kadınlar üzerinden geliştirmeye çalıştığı muhafazakârlık sonucu kadına yönelik şiddette büyük bir artış yaşandı. Gençler Baştarafı 1’de…üniversitelerde şiddet görüyor. Eğitime, sağlığa müdahale ettiler. Şu an en pahalı eğitim ve sağlık hizmeti veren ülkeler arasında Türkiye yer alıyor. Daha da önemlisi AKP asıl hamleyi başkanlık sistemini getirme hevesiyle önümüzdeki 7 Haziran seçimlerine bel bağlıyor. Ama bu toplum ayakkabı kutularını unutmadı. Rıza Zerrabı unutmadı. Halkın malını çocuklarına yönlendirdiğini unutmadı. Yedi cedlerine yetecekte artacak olan servet birikimlerini unutmadı. Hala mecliste tamamlanamayan İç Güvenlik Yasası’nı AKP işte bunun için getiriyor. Bizler HDP olarak AKP’nin maskesini indirmek için geliyoruz. HDP bugün TBMM’nde en ciddi, gerçekçi, samimi muhalefeti yapan partidir. HDP’nin şu an barajı aşması demek AKP saltanatının yıkılması demektir. O nedenle AKP HDP’den korkmaktadır. Çünkü şu an AKP’yi geriletecek tek güç HDP’dir. HDP Sayın Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde elde ettiği başarıyı, 7 Haziran seçimlerinde taçlandırmak için kilitlenmiş, bütün olanaklarını seferber etmiştir. HDP anti demokratik olan barajları yıka yıka geliyor. Bu demokrasinin, insan haklarının, kadın-erkek eşitliğinin, ekolojk dengenin yeniden inşası anlamına gelmektedir. Barışın, kardeşliğin, özgürlüğün, adaletin yeniden inşası anlamına gelecektir. HDP ile yeni bir hayat kurmaya geliyoruz. Yanı başımızda yıllardır devam eden bir savaş var. Suriye uluslararası çıkarlar için işgal edildi. Ve 200 bini aşkın insan yaşamını kaybetti. Milyonlarcası evinden yurdundan oldu. Bizlerin canı çok yandı. Çünkü orada eş, dost, akrabalarımız var. Şairin deyimiyle tavuklarımız birbirine karışır. AKP iktidarının uyguladığı Suriye ve Ortadoğu politikası tam bir başarısızlık örneği oldu. Esad’ı ve Kürtleri bu bölgeden söküp atmayı düşünen AKP, Kobane’de Kürt halkının başta kadınlar olmak üzere direnişiyle karşılaştı. Bugün katil terör örgütünün yenilebileceğini Kobane direnişi ile ispatladı. Esad ise hala iktidarda. Peki, Türkiye’nin elinde ne kaldı? Düşmanlık tohumları, IŞİD, el Kaide kaldı. Belki başka baharda kullanacak kim bilir? Bizlerin şuna inancı tamdır ki; Suriye’ye, Ortadoğu’ya devletlerin çıkarlarına dayalı düşmanlıklar değil, halkların kardeşliğine dayalı bir sistem barış getirecektir. Arapların, Kürtlerin, Ezidilerin, Ermenilerin, Acemlerin ve şimdi sayamadığım halklara demokrasiyi ABD, batılı ülkeler, Türkiye, Körfez ülkeleri getiremez. Demokrasinin utanç duvarlarını yıkamayanların başka toplumlara faydası yoktur. Onların demokrasilerini 1,5 milyon insanın ölümüyle sonuçlanan, hatta sonuçlanamayan Irak işgalinden biliriz. HDP yeni yaşam çağrısıyla tüm hakların barış ve kardeşlik içinde yaşaması için mücadele veriyor. Savaş tezkeresine karşı mecliste dik duran tek parti oldu. Çünkü savaşa karşı. Ve bunu her fırsatta dile getiriyor. Barışa ekmek, su kadar ihtiyacımız var. Bizler Hatay halkı olarak savaşın dibimizde olduğunu bilerek rahat yaşayamıyoruz. Yaşadığımız ekonomik kayıplar da çok büyük. Ciddi bir işsizlikle karşı karşıyayız. İşte bu nedenle de barış barış barış diyoruz. Yapacak çok işimiz, yürüyecek çok yolumuz var. 7 Haziran genel seçimleri bunlardan bir tanesidir. Partimiz bütün hızıyla çalışmalarını devam ettirmektedir. Ben de çalışmanın bir parçası olmak için partim HDP’den aday adaylığımı huzurunuzda açıklamak istiyorum. Bizler aday olsak da olmasak da bu çalışmaları yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. HDP’nin daha çok güçlenmesinde, daha çok kitleyle buluşmasında az da olsa bir katkım olacaksa bu büyük bir onurdur benim için. Bu onuru siz değerli dostlarımla taşımaya hazırım ve talibim.

Yorumlar