CHP'li Matkap, Hükümet üyelerine “Erbakan’ın öğrencileri” tanımlaması yaptı.
02 Şubat 2011 Çarşamba 11:44
Eski Bakan halen CHP Parti meclisi üyesi Nihat Matkap yaptığı açıklamada, Başbakan ve hükümet üyelerini kastederek “Erbakan'ın öğrencileri Erbakan’ın “adil düzen” projesini kansız bir biçimde uygulamaya devam ediyor” değerlendirmesi yaptı.
Erbakan’ın en büyük iddiası, hedefinin Türkiye’yi kendine göre adil, gerçekte ise itaate dayalı otoriter bir düzeni, kanlı veya kansız bir yöntemle getirmek olduğunu açıklamasında dile getiren CHP PM üyesi Nihat Matkap, Erbakan'ın bu iddiasını, 1994 yılında Refah Partisi Genel Başkanı iken TBMM Grup kürsüsünde seslendirdiğini kaydederek şunları kaydetti: “Erbakan'ın düzenine kansız bir biçimde geçmenin yolu Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2.Maddesine belirtilen; Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti niteliklerinin oluşturduğu kaleleri yıkmaktan geçer. Bu yıkım ancak bu kalelerin kurumlarını ve organlarını ele geçirmekle olanaklıdır. Bu amaçla AKP tarafından 9 yıldır muhtelif takiyeler yapılarak sabırla izlenmekte olan yolun son virajına gelinmiştir. Önce Cumhurbaşkanlığı ele geçirilmiş ve bu kurumun demokratik düzenin işleyişindeki fonksiyonları etkisiz hale getirilmiştir. Görevi üniversiteler arasında koordinasyon ve yüksek öğretimi çağdaşlaştırmak, geliştirmek şeklinde tanımlanan ancak işleyişi itibariyle yüksek öğretimi çağ dışı bir hale getiren, YÖK ele geçirilince, bu kurum da görev tanımından biraz daha uzaklaşmış ve üniversite öğrencilerinin kılık ve kıyafetlerini dini kurallara uydurma konusunu ek işlevi haline getirmiştir. Görevi yayın yaşamımızın niteliklerini geliştirmek, çağdaşlaştırmak ve teknolojik yeteneklerini geliştirmek olan RTÜK ele geçirilince, bu kurum da asli görevlerinden uzaklaşmış ve topluma muhafazakâr yaşamı empoze etmeyi temel işlevi haline getirmiştir. Görevi çağdaş yaşamı geliştirmek, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri ülkeye yaymak olan aynı zamanda demokrasimizin en önemli güvencelerinden olan üniversiteler ele geçirilince önce susturulmuşlar daha sonra da etkisiz hale getirilmişlerdir. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan Referandum ile tamamlanan süreçte; devlet olanakları en acımasız bir şekilde kullanılmış ve demokrasiyi geliştirme propagandası ile halkın yanıltılması sonucunda değiştirilen Anayasa hükümleri sayesinde, demokratik hukuk düzeninin en büyük güvenceleri olan, Anayasa Mahkemesi İle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu da AKP'nin kontrolüne geçmiştir” dedi.
Yorumlar