Arı yaptığı açıklamada; “Sizlere burada ülkenin içinde bulunduğu genel durumdan hiç bahsetmeyeceğim. Ne insanları canından bezdiren işsizlikten, telefonla konuşmaktan dinleniyorum diye imtina eden insanlardan, çiftçiyi ekmeğe muhtaç eden politikilardan, ve emeklinin durumundan hiç bahsetmeyeceğim. Dış politikadan ve dış politika yapmakla ticaret yapmanın farklı iş olduğundan da bahsetmeyeceğim. Dış politika onurlu bir iştir. Dış politika diplomasidir. Diplomasi ile ticaret bir arada yürümez. Dış politika demişken. Rahmetli Erbakandan da bahsetmeyeceğim. Libyayı hatılıyorsunuz dur. Din sömürüsü yaparak, nasıl milyarları götürdüklerinden de bahsetmeyeceğim. Hele yargının içinde bulunduğu durumdan, portakalı dalında bırakan mazot fiyatından, tarımı bölgemizde tamamen yok edecek olan denetimsiz termik santralardan, kapanan paketleme fabrikasından, Hatay’ın genel ekonomiden alamadığı haklardan, İskenderun limanı üzerinde dönen oyunlardan, sanayi bölgelerinde dönen rant savaşlarından, tokinin İskenderun ve Dörtyol’a neden konut yapmadığından, Dörtyol Ceza Evinin durumundan bunlardan hiç bahsetmeyeceğim.
Sizlere bizim neler yapacağımızdan bahsedeceğim, öncelikle İskenderunun il olması için çalışacağım, Dörtyola MKÜ’nin bir fakültesinin kurulması için çalışacağım, bu sayede ilk etapta 5-6 bin, daha sonra da 10- 15 bin öğrenci gelecek bu şehire. Peki gelince ne olacak? Tabiki alışveriş olacak. Naranciyenin daha iyi pazarlanması için, yeni yollar arayacağım. Balıkçı barınağının ve balıkçıların sorunlarına eğileceğim. Arıcılığın sorunlarına ve gelişmesine yardımcı olacağım. Kısacası Dörtyol için İskenderun için Erzin, Payas için Hatay için ve ülkem için çalışacağım.

Şimdi biz 12 Haziran’da iktidara geldiğimizde öncelikle yapacağımız iş büyümeyi devam ettireceğiz. Yani iş çevreleri bizden korkmasın. Gelir dağılımındaki adaletsizliği giderecek politikalar geliştireceğiz. Bunu nasıl yapacağımızın detaylarına girmiyorum. Teknik konular olduğu için sizleri sıkmak istemiyorum ama genel merkezimizin çok ciddi ve güçlü çalışmaları var bu konuda.
Ayrıca sendikaları güçlendireceğiz ve sözleşmeli personel uygulamsına son vereceğiz. Hani Ecevit demişti ya ‘Tarla sürenin, su sulayanın’ diye… Bizim iktidarımız da da, ‘iş çalışanın olacak.’ Ne zaman atılacam? Ne zaman sözleşmem bitecek diye kimse düşünmeyecek. 45-50 yaşında sözleşmesi biten yada işten çıkarılan bir adam nasıl iş bulacak? 65 yaşında emekli olacak. O yaşa kadar nasıl geçinecek?” diye konuştu.
Yorumlar