CHP Hatay Milletvekili Adayı Ali Oğuz; “Her parayı veren düdüğü çalmamalı. Türkiye’de bankacılık yapan, yalnızca bankacılık yapmalı. Başka işleri yapanlar da bankacılık yapamamalı. Türkiye gerçeğine uyan sistem budur” dedi.
24 Mayıs 2011 Salı 09:22
Oğuz; “24 Ocak 1980 tarihinden beri yaşamakta olduğumuz serbest piyasa ekonomisinin aşırı serbest kalışından dolayı 80’li ve 90’lı yıllarda Türkiye’yi sarsan dev hortumlama dramlarını yaşamıştık. Hatta 2001 yılında devletimizin iflasını bile görmek üzereyken, Kemal Derviş ekonomi yönetimini ele almış ve bir takım düzenlemeler yapmıştı.
Temel felsefesi, serbest piyasa ekonomisinin bile denetimsiz olamayacağı yönünde idi. Her sektörde rekabeti düzenleyici, denetleyici üst kurullar oluşturdu. Çok da iyi yaptı. En büyük hortumların döşendiği bankacılık ve finans sektörü için BDDK ve TMSF’yi etkinleştirdi. Zora düşen bankaların devlete zarar vermeden bertaraf edilmesini sağladı.
Ama teşhiste bir hata vardı. Asıl zorda olan bankalar değil, bankaların desteklemek zorunda olduğu kendi holdingleri idi. Yani bankaları batıran hortumlardı. Kemal Derviş'ten sonra sıkışan holdingler sıcak para bulabilmek için en karlı şirketlerini, yani bankalarını satmak zorunda kaldı. Yabancı sermayeye verdiğimiz ödünler nedeni ile bankalarımız birer ikişer yabancıların eline geçti.
Şimdi Türkiye’nin en karlı kuruluşları bankalardır. Ve ne yazık ki, bankalarımızın çok büyük kısmı yancıların elindedir. Türkiye ekonomisinin kaymağını yabancı şirketler yemektedir. Yazık oldu. Oysa yapmamız gereken şey çok basit. Sayın Derviş'in dediği gibi serbest piyasa da olsa, denetim ve düzenleme şart.
Her parayı veren düdüğü çalmamalı. Türkiye’de bankacılık yapan, yalnızca bankacılık yapmalı. Başka işleri yapanlar da bankacılık yapamamalı. Türkiye gerçeğine uyan sistem budur. Aynı şekilde gazetecilik ve televizyonculuk yapanların da yalnızca kendi mesleğini yapması gerektiği gibi! Holdinglerin medyası ve bankası olmasa ne olur?
Çok iyi olur. Sanayi ve ticari kurumlarımız daha sağlam yere basmak durumunda olur. Gerçek üretim gelişmesi sağlanır. Firma bankaya sırtını dayayamaz. Basın ve yayın kuruluşları arcılığı ile toplumu kendi çıkarları doğrultusunda yönlendiremez” dedi.
Yorumlar