Son günlerde ülkede yaşananları takip edebilmek, gelişmeler üzerine fikir üretebilmek çok büyük bir akıl sağlığı gerektiriyor. Siyasilerin söylemleri akıl alır gibi değil. İktidar cephesinde kim ne söylerse bir diğerinin yalanlaması, tezat beyanda bulunması artık sıradan bir hal . AKP kurmaylarınca sık sık dile getirilen “Gündem Yaratan Parti” söylemi içeresine düştükleri gülünç durumlar göz önünde bulundurulduğunda doğru kabul edilebilir.
Sayın Başbakanın varlığından, parti tabanında ve içerisinde duyulan rahatsızlık iyice belirginleşti. En son yandaş bir yazarın canlı yayında “Davutoğlu ile gitmez” söylemi yaşanan memnuniyetsizliği açıklar niteliktedir. Şimdiden söyleyeyim. Sayın Davutoğlu bu parti için biraz fazla “Hoca” kalıyor. Hani sokak ağzıyla konuşsa, Cumhurbaşkanıyla telepatik iletişim kursa sorun kalmayacak gibi. Ama olamadı, olmuyor. 1 Kasım seçimlerinin galibi Davutoğlu değildi. Hepimiz biliyoruz ki iktidarın başında hala Cumhurbaşkanı bulunmakta ve Cumhurbaşkanı’ nın canından can, kanından kan kadar olmasa da her şeyi emanet edebileceği bir damadı var. Hem de bakan. Ülkenin enerji politikaları bu bakana emanet. Yani öyle sıradan bir konumu da yok Berat Albayrak’ ın. Madem başkanlık sistemine mevcut anayasal düzenleme ve yasama çoğunluğuyla geçilemiyor. Bu bakanın makamı pekala başbakanlık olabilir. Önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Doğuda savaş hala devam ediyor. Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksekova’ daki operasyonların sona erdirildiğini belirtse de diğer yerlerde hala devam ediyor savaş. Kilis’ e roket güdümlü bombalar yağıyor. İktidar ısrarla “düştü” dese de durum öyle değil. Alenen ülke toprakları bombalanıyor. Aranan tırlarda tespit edilen mühimmatın akıbetini de acı biçimde öğrenmiş olduk. Kilis bombalanıyor. Cumhurbaşkanı’ nın söylemiyle Suriye’ de yaşananlar Türkiye’ nin iç meselesiydi. Bu doğrultuda bunun adı İç Savaş! Bölge halkının durumu vahim ama müjdeli haberler de yok değil! Avrupa Birliği ile vize muafiyeti Haziran ayında uygulanmaya başlanacakmış. En azından Başbakan öyle diyor. Kilislinin, Yüksekovalının, Nusaybinlinin gündemi de zaten buydu ya.
Alman Başbakanı Merkel bir kez daha Türkiye’ ye geldi. Gündem tabi ki Suriyeli Sığınmacılar. 3 Milyar Avro’ nun sarfiyatı, karşılıklı sığınmacı alımlarını takibi ve yapılan yerinde tespitler. Avrupalı verdiği rüşvetin peşini bırakmıyor. Artık ülkelerarası “rüşvetin” takipçiliği başbakan seviyesinde yapılıyor. Modern zamanların “insan ticareti” bu hassasiyetle yürütülüyor ve bunların hepsi gözlerimizin önünde gerçekleşiyor. Birisi en güçlü ilk 10 devlet arasına girmekten bahsetmişti sahi!
Yorumlar