Tür seçiniz:
Balyoz, Poyrazköy ve Ergenekon davalarının mahiyeti adeta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan tarafından kaleme alınan yazıda (kumpas olarak) nitelendirilmiş bir ikrar olarak basın kaynaklarında yer almıştır. TSKni yıpratmak için açılan bu davalar halkın vicdanında yer bulmadığı gibi hukuki zeminden de yoksundur. Türk halkı; bu davaların sadece TSKne karşı değil, aynı zamanda Türk milleti ve Türk ulusuna karşı tuzak olduğunu da anlamıştır. Bu davalar karanlık güçlerin, Cumhuriyet düşmanlarının başlattığı siyasi davalardır ve amacı; tarihi şan ve şerefle dolu TSKni yıpratarak, bölücü, yıkıcı, milleti birbirine düşürücü gizli emellerine ulaşmaktır. O nedenle TSKni yıpratmaya yönelik bu davaları birbirinden ayırmak mümkün değildir. Bu davalardaki kadar hukuk ihlallerinin yapıldığı, adil yargılama kurallarının zedelendiği bir dava Cumhuriyet tarihimizde görülmemiştir. Bu davaların duruşmaları hiç bir televizyon kanalında canlı yayınlanmayarak içeriği halkımızdan gizlenmiştir. Bu davalarda terör suçundan ceza almış teröristler tanık, gizli tanık olmuştur. Davalar askeri mahkemelerde görülmesi gerekirken, gece yarısı yasası denen yasayla, askeri konularda tecrübesiz, bu konularda deneyimsiz, bilgi birikimi olmayan sivil mahkemelere devredilmiştir. İsnat edilen suçlar, anılan yasadan önce işlenmesine rağmen, askeri mahkemelerde yargılanma konusundaki mükteseb hakları, yani yasal olarak kimsenin ellerinden alamayacağı hakları da sanıkların ellerinden almıştır. Bu davalarda birçok bilirkişi raporunda bazı CDlerde sahtecilik yapıldığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu davalardan birinde aynı suçtan yargılanan siviller 3-8 yıl, askerler müebbetle, yani ömür boyu cezalandırılmakla yargılanabilmiştir. Bu davalarda Meclis darbeleri araştırma komisyonu, davalar devam ederken, bütün sanıkların suçsuzluğu ilkesini ihlal ederek, hepsini adeta suçlu ilan ederek anayasal suç işlemiştir. Ülkemizdeki bütün yargılamalarda sanıkların yaş ve sağlık durumları göz önüne alınarak, tutuklama yapıldığı halde, bu davalarda anılan konuların çok acil durumlar hariç insaf sınırlarının dışında olduğu, insan haklarının çiğnendiği görülmüştür, bu nedenle cezaevinde ölüm hadisesi dahi olmuştur. TSKne karşı karanlık güçlerin ve Cumhuriyet düşmanlarının kurduğu hain tuzak, yapılan savunmalarla, teknik incelemelerle, ilim-bilim yoluyla, belgelerle ortaya konduğu halde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı tebliğ, en yüksek yargı makamlarının dahi, tuzağın farkında olmadıkları nedeniyle, halkımızın vicdanında derin yaralar açmıştır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Siyasi Başdanışmanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan tarafından ifade edilen hususlar devlet içindeki gizli bir yapılanmayı destekler niteliktedir. Bu yapılanmanın mağdur ettiği, hak kaybına uğrattığı mağduriyetlerin önlenmesi, bu yapılanmanın sebep ve sonuçlarının tespit edilmesi ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98. TBMM İç Tüzüğünün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması yapılmasını saygılarımlaarzederim.ifadelerineyerverdi.
Yorumlar