banner110

ORTADOĞUDA KADININ DURUMU

Dışişleri Komisyonu Üyesi Hatay Milletvekili Dr.M.Ali EDİBOĞLU; Ortadoğu denilen ateşten bir çemberin içinde; sosyal ve kültürel ortamın kadınlar açısından verimsizliği ortadadır.

23 Mayıs 2014 Cuma 09:11
banner77
ORTADOĞUDA KADININ DURUMU
Öyle ki; kadını neredeyse yok sayan ve görmezden gelen bir coğrafyada yaşıyoruz. Aslında bir sosyoloğun dediği gibi; “Ortadoğu'da kadın olmak hayata yenik başlamaktır.” Gerçekten de geldiğimiz noktada bu coğrafyada, kadına doğduğu andan itibaren ağır bir sorumluluk yüklenmiştir. Erken yaşta evlendirilmek, çok çocuk doğurmak, tercihen erkek çocuk doğurmak bu coğrafyada kadının boynunun borcudur. Ortadoğu’da dördüncü yılına giren ve Arap Baharı adı verilen kitlesel halk hareketleri tüm dünyanın dikkatini bu bölgeye çevirdi. Ancak şimdi bakıyoruz ve görüyoruz ki; Arap Baharı olarak adlandırılan kitlesel halk hareketlerinde de görüldüğü gibi ülkelerin muktedirleri değişse de kadınların kaderleri, acıları hep aynı kalmıştır. Erkeklerin yazdığı, oynadığı ve yönettiği bir sahnede onlar her zaman izleyici olarak ya da perde arkasında kendilerine yer bulmuşlardır. Ortadoğu’da yadsınmayacak ve üzeri örtülemeyecek derecede büyük bir kadın sorunu olduğu biliniyor. Öyle ki hiçbir kurum ve devlet bu konuda adım atmaya, kadınların temel haklarını dile getirmeye istekli değil. Çoğunlukla ataerkil ve dini değerler üzerine kurulu rejimlerin ellerinde kadının adı neredeyse yok. Şahitlikte iki kadının bir erkeğe eşit sayılması, kamu kurumlarında ve belirli makamlarda yeterince yer bulamamaları, devlet başkanı adayı olamamaları, kocaları yanlarında olmadan seyahate çıkamamaları, Suudi Arabistan örneğinde olduğu gibi araba kullanamamaları, bütün bunların yanında kocasının ikinci, üçüncü ve dördüncü bir kadınla evlenmesine itiraz haklarının olmaması, son dönemlerde Suriye’deki gibi terör örgütleri tarafından kocaları ve çocukları ölen kadınların canlı bomba olmaları için zorlanmaları, facebook hesabı olduğu için kırbaç cezası veya recm cezası verilmesi, sığınmacı olarak Suriye’nin komşu ülkelerinde yaşayan kadınların fuhuşa yönlendirilmeleri veya çocuk yaşta evlendirilmeleri, Nijerya örneğinde olduğu gibi okumalarının bile engellenmesi ve kaçırılarak pazarda alınıp satılacak bir meta olarak görülmeleri en başta gelen sorunlarını oluşturmaktadır. Bölgede Arap Baharı sonrası sözde demokrasi arayışları, yeni gelen rejimler tarafından kadınlara gittikçe artan baskı olarak yansımakta, ve kadınlara vaad edilen sözlerin hiçbiri tutulmamaktadır. Arap Baharı’nın umut olduğu, demokrasi getireceği savı, kadın sorununda kadınlara baharı değil kara kışı yaşatmakta ve mevcut durumu daha da kötü bir hale getirmektedir. Arap Baharı kapsamındaki ülkelerden Mısır, Libya ve Tunus’ta yeni oluşturulmaya başlanan anayasalarında eşitlikten bahsedildiği ama bu eşitliğin “vatandaşlar arasındaki eşitlik” tarifi olduğu belirtiliyor. Bu tanımın içinde kadın ve erkek eşitliği yok. Bu hali ile sokakta, evde, istihdamda erkeklerle eşit olmak bir yana yeni oluşturulmaya çalışılan anayasalar tarafından da kadınlar yok sayılmakta ve demokratik hakları güvence altına alınmamaktadır. Ortadoğu coğrafyasında kadınların temel haklarından hala yoksun oldukları görülmektedir. Elbette kadın sorunu açısından baktığımızda, bu baharın yalancı bir bahar olduğu kaçınılmaz bir gerçek. Ortadoğu’da kadının isimsizliği, kadının ikinci sınıflığı, kadının erkek egemenliğine tabii olması devam etmektedir. Ne yazık ki geldiğimiz noktada her gün bombaların patladığı, şiddet ve terörün kol gezdiği bu coğrafyada bundan en fazla kadınlar etkileniyor. Kocası, çocuğu ve yakını öldürülen, dahası ailesinin gözleri önünde tecavüze uğrayan, şiddet gören kadınlar çoğunlukta. Bunlara bir de radikal cihadçı gurupların eylemleri ve yasakları eklenince ortaya çok tehlikeli sonuçlar çıkıyor… Fakirlik ve cehalet bu kadim topraklarda yaşayanların iki önemli sorunu... Ortadoğu'da kadın olmak renksiz ve gri bir yaşamdır çoğunlukla. Siyah bir peçenin ardından hayata bakmaktır. Dünyanın hiçbir yerinde kadınlar bu coğrafyadakiler kadar acı çekmedi, çekmiyor. Ne yazık ki; Ortadoğu’da Arap Baharı sonrası değişen hiçbir şey yok. Toplumsal adaletsizliğin, kimliksizliğin, yok sayılmışlığın, her türlü şiddetin, cinsel, ruhsal ve bedensel tacizlerin, töre, namus cinayetlerinin mağduru ve kurbanı da ne yazık ki kadınlar olmaktadır. Çaresiz, umutsuz, ölümle yaşam arasında bir noktada…

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99