Emine Ülker Tarhan: Seçim barajı yüzde on diye hiçbir şey yapmayıp, temsil edilmediğini düşünen, bir şeyleri değiştirememekten yorgun düşmüş, umutsuz bunca iyi insan varken, öyle yeniden milletvekili olmak için beklese miydim? Kapalı kapılar ardında dedikodu yapıp, şikâyet edip, dışarıya çıkınca lider alkışlayıp, ceket ilikleyip yeniden milletvekili olmanın hesaplarını yapanlardan mı olmalıydım? İnandığımı nezaketle söyledim, iyiye doğru değiştirmeye çalıştım, karşılık bulmayınca gereğini yaptım. Bu otoriter, despot, Gezi’de gençleri sürek avına tabi tutup, ölümlerden, organ kayıplarından en ufak bir vicdan sızlaması yaşamayan, ülkeyi başkasının tarlasına girmiş gibi hoyratça yağmalayan, sürekli ağaç kesip, beton diken, tek tip ve baskıcı bir eğitim anlayışını benimseyen bir iktidarı değiştirmeye çalışmak için bedel ödemeye hazırım. Linç kampanyalarına, muazzam devlet olanaklarına göğüs germeye hazırım. Hangisi daha doğru dersiniz? Hangisi daha onurlu sizce?
Yorumlar