Kod adı Dara Botan. PKKda sorumlu düzeyde faaliyet gösterdi. Ağabeyi çatışmada öldürüldü. Ablası örgütten kaçtı. İşte Botanın şok açıklamaları...
15 Şubat 2012 Çarşamba 15:08
Dara Botan kod adlı eski PKKlı, yıllarca içinde olduğu terör örgütünün iç infazlarını anlattı. 1988de gittiği Bekaada 350 kişiden sadece 4ünün sağ kaldığını söyleyen Botan, Bekaa kazılsa her metreden Kürt çocuklarının kemiği fışkırır dedi.
Kod adı Dara Botan. PKKnın Avrupa komitelerinde yıllarca sorumlu düzeyde faaliyet gösterdi. Kendisi gibi PKK saflarında olan ağabeyi bir çatışmada öldürülürken, ablası örgütten kaçarak canını kurtardı. Dara Botan ise Avrupadan sonra PKKnın siyasi ve silahlı eğitim kamplarından Bekaaya gönderildi. Ancak ikinci haftada Abdullah Öcalanın söylemlerini eleştirerek diktatör dediği için önce uygulama adı verilen sürece tabi tutuldu. Bir hücreye atılarak Öcalanın çözümlemeleri üzerinden özeleştiri raporu hazırlaması istendi. Ama ajan olduğunu kanaat getirilince kendi deyimiyle Cehennem mağarasına atıldı.İşte PKKdan kaçarak yaşamını sürdürmeye çalışan Dara Botanın anlatımıyla Bekaa cehennemi:
ÖCALANI DİKTATÖR DİYE ELEŞTİRDİM
Bekaa Kampına gittiğimde 1988in Martıydı. Kaldığım 9 ayın 8.5 ayı mağarada geçti. Akademiye gittikten 2 hafta sonra mağaraya alındım. Özgür ortam dedikleri yer bir tarikata dönüşmüştü. Bir şey tartışamıyorsun, iki kişi yan yana gelemiyor. Herkes birbirinin kuyusunu kazıyordu. Öcalanı diktatör diyerek eleştirdim. Her şey tartışılabilir sanıyordum. Ama öyle olmadı. 1987den sonra birçok tutuklu cezaevinden çıkmıştı. Bunların yakınlarını da partiye almak için türlü senaryolar vardı. Bu insanların akrabaları zindanda kaldığı için devlet bizim üzerimizde özel olarak oynamış ve bizi ajan olarak eğitip PKKnın içerisine göndermiş diye bir paranoya ile hareket edildi. Beni de diğerleri gibi o mağaraya attılar.
NAYLON ERİTİP BEDENİMİZE DAMLATTILAR
Bu mağaranın bir ismi yoktu. Gözlerimi bağlayarak iyi bir dayaktan sonra bir jipin arkasına attılar ve yaklaşık 15 dakika uzaklıktaki mağaraya götürdüler.Mağara oldukça büyük ve içi de biraz oyulmuştu. Bir ağabeyim vurulmuştu, ablam örgütten kaçtı, yengeme ne oldu bilemiyorum. Ama ben mağarada idamdan son anda kurtuldum. Dayak, küfür saymıyorum bile. Kırmızı leğenden kestikleri naylonu yakarak önce vücudumuza ardından cinsel organlarımıza damlattılar.
Yemek, su hiçbir şey yok. Sadece ajan olduğumuzu söyleyecektik. Bedenimin her yanı hâlâ yanıklarla dolu. Sadece yüzüme dokunmadılar. Damağım yok. Ağzımın hepsi kırıldığı için manda kemiğinden yeni bir damak yaptılar. 6 ameliyat oldum ve 2 tane daha olacağım...Öyle bir sistem ki oradaki herkes ajan olduğunu inanmış. Orada Merkez Komite Üyeleri kellelerini kurtarmak için kendi can yoldaşlarını öldürdüler. Yeni yeni işkence yöntemleri türetiyorlardı. 76 yaşındaki bir adamın ağzının içine naylon damlatıldı.
Can yoldaşımın iki ayağını diri diri yaktılar. Şu anda protez bacaklı. Serum hortumlarından yapılmış bir kamçı vardı ve sürekli dayak atıyorlardı. Dayanamamış ve ajanım diyerek ölümü kabul etmiştim. O işkencelere dayanamadım. Bir an önce vurulup ölmek ve kurtulmak istiyordum. Mahkemem yapıldı. Oradaki 350 kişiye soruluyor ve herkes el kaldırıyor. 9 yaşındaki çocuklar dahi idam için el kaldırdı o formalite mahkemede. Savcı rolündeki adam, iddianameyi okudu ve bir insanın ölümü için oylama yaptılar. İnfazım 2 gün ertelenince Mehmet Şener soruşturmada olan insanların sorumlusu olarak gönderilince affedildik. Ardından Lübnanda 2 ay tedavi gördüm. Doktorlar böbreklerimin alınmasını istedi ama izin vermedim ve tekrar kampa getirildim. Tedaviyi de örgüt karşıladı. Bekaadan Botana gönderildiğimde ise 5 arkadaşla kaçtık ve Iraktaki BMye sığındık sene 1993tü.
ÖCALAN O GENÇLERİN KATİLİ
Bekaanın her iki metresi kazılsa kemik fışkırır. Kamp çok büyüktür. Her kampta infazlar yapılır. Özel olarak infazlar için oluşturulan bir kamp yok. Lolan, Are, Rojin, Haftanin, Seyfi kampları bunlar kazılasın dünya kadar insan evladının kemiği fışkırır. Aileler hâlâ dağda sanıyor çocuklarını ama maalesef bir diktatör o Kürt evlatlarını kurban etti. Birçok aile hâlâ çocuklarının dağda olduğunu sanıyor. Bazı isimler ise sonradan iade- i itibar denilerek yanlış yapıldı deniyordu. Bunlardan biri de Lamia Baskidir. O arkadaş sevdiği bir insanla evlenmek istedi ve partiden ayrılacağını söyledi. Ama 67 kişi ile birlikte onu kurşuna dizdiler. Ajandır, ahlak düşkünü dediler ve Lolanda katlettiler. Öcalan 17 bin insanın baş katilidir. Onayı olmadan hiçbir infaz olmazdı. Sonradan bildirilen infazlar vardı ama çok kısıtlıydı. Birçok insan öldürüldü. Çetin Güngör- ün kafasına sıkıldı. Dilaver Yıldırım, Samia Aşkın, Kör Cemal vardı. Mehmet Şener var o da Kamışlıda Suriye Muhaberatı ve PKK işbirliği ile öldürüldü.
SADECE 4 KİŞİ HAYATTA KALDI
Orası anlatılmaz. Tırnaklarımız teker teker çekildi. Bu yerlere de pansuman diye naylon damlattılar. Bedenlerimize kör bıçaklarla kesikler atıp, yaralara tuz basıyorlardı. Barbarlık kampıydı. Bunu yapanlardan biri Cemal kod adlı Karayılandı. O şimdi KCKnın başında. O zaman Bekaada 350 kişilik bir devre vardı. Bunlardan sadece 4 kişi yaşıyor. Ya vuruldular ya da kaçtılar. Birçok insan getirilip öldürülüyor ve bir köşeye gömülüyordu. En son mağarada kalan 24 kişiyi Mehmet Şener kurtardı. Şener hapisten çıkınca Öcalan ile tartışmaya girdi ve onun sayesinde bizi bıraktılar. Kani, Numan, Fatih, birçok arkadaş o mağarada öldü.
TEK DÜŞMAN ÖCALAN VE BDPDiR
Şimdi 49 yaşındayım ve örgüte yani Avrupa'ya gittiğimde 18 yaşındaydım. Örgütün birçok kademesinde bulundum. Kürt halkının düşmanını yeni yeni tanıyoruz. Bunlar Öcalan ve BDP'dir. Bu partide olanlar Öcalan'ın ne mal olduğunu bilmiyor mu? Sayın Öcalan demeseler onlar koltukta kalırlar mı? Belediye başkanlarının, milletvekillerinin mal varlıklarına bakmak lazım. PKK'yı savunan bu insanların çocukları niye dağa gitmiyor. Niye dağ yerine askere davul zurna ile gönderiyorlar evlatlarını. Akrabalarının kaçı dağda. Bunların akrabası değil miydi esrar ve eroini makam arabasında taşıyan. Olan Kürt ve mazlum halka oluyor. Diktatör 15 bin diyor ama iç infazlar 17 binden fazladır. Bunların bütün gerekçeleri Kürt halkının yok olmasıdır. Kürt halkının yegane düşmanı Öcalan ve BDP'dir. PKK'nin kısaltılmışı Paşalar Kuvvet Komutanlığı'dır. Öcalan, Duran Kalkan, Ali Haydar Kaytan, Cemil Bayık ve Mustafa Karasu Ankara PKK'sıdır. 49 yaşındayım ve bazı arkadaşlarımı tanıdığım için pişman olmadım. Ama insanları kandırdığım için pişman oldum.
Yorumlar