"Niye ciddiye alsın İsrail Başbakanı seni"
Demirtaş, Gazze'ye yönelik saldırıları nedeniyle İsrail'in kınanmasının son derece doğal olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Ama bunu yapan kişiye işte bunu sorarlar, Roboski'yi hatırlatırlar. O nedenle İsrail Başbakanı, Recep Tayyip Erdoğan'a bakıp, 'Sen misin, beni kınayan' diyordur. Bunu söylemekte haklıdır. Daha dün Gezi'de katlettiğiniz çocukları sokakta yuhalatırken, onların annesinin acısını meydanlarda yuhalatırken, İsrail Başbakanı'nın tutumundan farklı bir tutum mu sergilediniz sanki? Niye ciddiye alsın İsrail Başbakanı seni, niye senin kınamandan korksun, kınıyor olmandan utansın?"Uludere olayının üstü örtülecek bir mesele olmadığını öne süren Demirtaş, şu ifadeleri kullandı:"Roboski katliamı gerçekleştiğinde Başbakan olarak Genelkurmay Başkanını kutlayan, kendisine teşekkür eden kişi, şu anda 'Ben 76 milyonun Cumhurbaşkanı adayıyım' diye kampanya yürütüyor. Herkesin olabilirsin, istisnasız herkesin ama Roboski ailelerinin Cumhurbaşkanı olabilir misin? 76 milyonun içinde Roboskili aileleri var mı? 'Ben, herkesi kucaklayacağım' diyorsun ya, mümkündür. Roboski ailelerini kucaklayabilecek misin, merak ediyorum. Mesela Berkin Elvan'ın ailesinin Cumhurbaşkanı olabilecek misin? Ali İsmail Korkmaz'ın, Ethem Sarısülük'ün annesinin, babasının Cumhurbaşkanı olabilecek misin? Herkesin Cumhurbaşkanı olmak kolay bir iş değil. Herkesin acısına ortak olmak kolay bir iş değil, insan olmayı gerektirir."
"IŞİD bize saldırmasın diye kendisine şirin mi görüneceğiz"
Demirtaş, Başbakan Erdoğan'ın açıkladığı vizyon belgesine ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine, "Başbakan'ın vizyon belgesi, kendisini bağlar. Biz, salı günü kendi tutum belgemizi ve yaklaşımlarımızı açıklayacağız. Herhalde seçmenler, en iyi değerlendirmeyi yapacaklardır" dedi. "Başbakan Erdoğan'ın IŞİD'e olan çağrısı rica olarak algılandı ve eleştirildi. Siz, nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusunu yanıtlayan Demirtaş, şunları söyledi:"IŞİD ile ilgili çağrısı, işin trajik bir yönüdür. Deniyor ya, 'IŞİD'e karşı aman sert dil kullanmayalım, ellerinde rehineler var.' Peki rehineler kurtarılınca IŞİD'e ne diyecek Başbakan? Ondan sonra 'Aslında siz teröristsiniz, barbarsınız' mı diyecek. IŞİD ondan sonra Başbakan tutum değiştirdiği için yeni saldırılar yapmayacak mı? Yoksa hep IŞİD bize saldırmasın diye kendisine şirin mi görüneceğiz? Kelle kesen, insanların kafası ile top oynayan, insanlık haysiyetini ayaklar altına alan bu örgütü Allah'a inandıkları için Allah adına çağrı mı yapacağız. 'Allah'a inanmak bu mudur, Müslümanlık bu mudur' diyeceğiz. Kimi kandırıyor Başbakan? IŞİD'i İslami bir örgüt olarak sunması ve 'Allah'a inanıyorsanız, bu insanlarımızı serbest bırakın' demesi, İslamiyete aykırıdır, İslam inancına hakarettir, Türkiye'de İslam'a inanan bütün Müslümanların ayağa kalkması lazım."
"Bu işin şakası yok"
"IŞİD'e rica ve minnetin bir kenara bırakılması" gerektiğini ileri süren Demirtaş, örgüte sunulan desteklerin kesilmesi gerektiğini savundu. "Elbette rehinelerin canı herşeyden kıymetlidir ama bu örgütün rica, minnetten anlamadığını Başbakan bilmiyor mu? Böyle diplomasi mi yürütülür?" diyen Demirtaş, Orta Doğu'daki halklarla işbirliği yapmak gerektiğini vurguladı. "IŞİD, uluslararası büyük bir organizasyon, büyük bir paravan terör örgütüdür. Bugün, Kürtlere saldırıyor. Bugün Kobani IŞİD'in eline geçerse 15 gün sonra IŞİD Hatay'dadır, 1 ay sonra IŞİD Adana'dadır. Bu işin şakası yok. Dolayısıyla Türkiye, Kobani'deki Rojava bölgesindeki IŞİD saldırısına sessiz kalıp, 'IŞİD hele bir PYD'nin işini bitirsin, sonra bakarız' diye düşünüyorsa 1 ay sonra o IŞİD tetöristlerinin Hatay'da bazı ilçeleri ele geçirdiğini rahatlıkla görebiliriz. Durum bukadar tehlikeli ve vahim."
Yorumlar