Haber merkezi
Şimdi IŞİD’in üzerine 7 düvel çullanacak. Buraya kadar tamam da, acaba bu IŞİD’in terör faaliyetleri kimin ya da kimlerin ekmeğine yağ sürdü?29 Kasım 2015 günü Türkmeneli Dernekler Federasyonu Başkanlığı’nın Konya’da düzenlediği “Orta Doğu’da Yeni Düzen Arayışları ve Türkmenlerin Geleceği” başlıklı bir sempozyum vardı. Benim de dâhil olduğum 4 konuşmacıdan biri de Irak Türkmenlerinden Çankaya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mahir Nakip’ti.
Irak ve Irak Türkmenleri hakkında düzenlenen pek çok etkinlikte 2008’den beri zaman zaman birlikte konuşmacı olarak yer aldığım Mahir Hoca, “Irak ve Suriye Türkmenlerinin Bugünü ve Geleceği” başlıklı konuşmasında pek çok önemli husus yanında, IŞİD’ten kimlerin nemalandığı konusunda da ilginç tespitlerini paylaştı. Mahir Hoca’ya göre Irak’ta IŞİD’in yayılma ve IŞİD’ten Irak kurtarılırken en büyük kazanç Irak Kürtlerinin. IŞİD Musul’u aldıktan sonra Telafer, Kerkük ve Tuzhurmatu’ya yürürken, bu bölgelere peşmergeler gönderildi. IŞİD’in eline geçemeyen yerler peşmergenin eline geçti. IŞİD’e karşı Irak’ta koalisyon güçlerinin hava destekli harekâtı sonucunda boşaltılan yerler de Barzani’nin peşmergelerine kaldı. Suriye’nin kuzeyinde de benzer olaylar yaşandı. IŞİD önce PKK’nın Suriye uzantısı PYD’nin özerklik ilan ettiği Kobani’yi ele geçirdi. Daha sonra ABD ve hatta Türkiye’nin bile bir ölçüde desteğiyle KobaniIŞİD’ten geri alındı. Kobani’ye ilaveten etrafında ve PYD’nin kontrolünde olmayan topraklar da PYD’nin eline geçti. Hatta en doğudaki sözde kantonu el-Cizire ile Kobani arasındaki toprakları da katarak Kobani’yle birleştirdi.
PYD’ye bırakılan bu topraklarla Irak sınırından Cerablus’a kadar Kürt Kuşağı tamamlandı. Görülen o ki, Irak’ta da, Suriye’de de Kürtlerin hedefi IŞİD’le mücadele değil, mümkün olduğunca çok toprak ele geçirmektir. Mahir Hoca’nın tespitleri ilk değilse de, daha önce dile getirdiklerimize göre çok daha derli toplu. 11 Haziran 2014’te IŞİD, Musul’da Türk Başkonsolosluğu’nu ele geçirdikten sonra, Kerkük üzerine de yürümüştü. Bunun üzerine o zaman Barzani de Kerkük’e peşmergelerini göndermişti. O zamanlar IŞİD’in durumunu bir Tv yorumumda masaya yatırmıştım. “Sebep-sonuç ilişkisine bakmak lazım. Bunun sonunda kimler kazançlı çıktı?” diye sormuş ve cevabını da “Görünen o ki, en azından şimdilik Barzani ve Irak Kürtleri!” demiştim. Türkiye’nin Suriye’deki politikasının anlaşılmaz yanlışlığı içerisinde PYD’nin durumu da var. PYD’ye yardıma gitsinler diye Özgür Suriye Ordusu ve peşmergeler için sınırı açan AKP iktidarıydı. Tüm ülkeler Esad rejimine karşı değil, ama hepsi de IŞİD’e karşı çarpışıyor. Peki, Esad ve Rusya kimlere karşı? Esad rejimi ve Rusya IŞİD de dâhil, Suriye’de rejim karşıtı her grupla çarpışıyor. Bunlara Türkiye’nin ortada bıraktığı Türkmenler de dâhildir. Türkmenleri, Ağustos 2011’de Esad rejimiyle bağlarını koparttıktan sonra Esad rejimine karşı kışkırtan AKP iktidarı, onları cascavlak ortada bıraktı. Rus hava desteğiyle Türkmenlere bomba yağdırılıyor. İlginçtir ki PYD, ABD, Rusya, Esad rejimi, Irak, İran, Barzani ve hava harekâtı yapan tüm ülkelerle dayanışma içerisindedir. IŞİD’le ve Esad’la mücadele ederken malı götürenler Suriye’de de, Irak’ta da Kürtler. Ya Türkmenler? Ne siz sorun, ne de ben söyleyeyim!
Son Söz: Türkiye’yi yönetenler, bir taraftan IŞİD’le mücadele ederken, IŞİD sonrasına da hazırlıklı olmalıdır. Irak’ta ve Suriye’de topraklarını arttıranların devlet ilanı gelebilir!
Yorumlar