banner110

İS-DEMİRDE OLAY…

OLAY’ın kaleme aldığı yazı dizisi İSDEMİR yönetiminin sansürüne takıldı.

21 Kasım 2012 Çarşamba 15:08
banner77
İS-DEMİRDE OLAY…
Söylemlerinde çok sesliliği dillendirenlerin, uygulamalarında tek seslilikten yana olduğunu görmekteyiz. Akreditasyon konusu Türkiye’de yıllardır bir sorun olarak gündemdedir. Sorunun çözümünü beklerken yeniden keyfi değerlendirmelerle AMBARGO yaşanmaktadır. İSDEMİR, yayın politikasından hoşlanmadığı gazetelerin mesleklerini yapmalarını engellemektedir. Halkın bilgilenme hakkını da yok saymaktadır. Peki, İSDEMİR bazı gazetelere neden ambargo uyguluyor…? İsdemir gazetelere neden her yıl beş bin TL ödüyor… Sebep ne? Yanıt basit... İsdemir’de yaşananları görmemek, duymamak hatta bazen ölümlerle sonuçlanan iş kazalarını bile yazmamak ve hatta her gün İSDEMİR bacalarından çıkan zehiri bile görmemezlikten gelmek için… Yani kısacası…….. payı.. Yazarsan ne olur? Yazarsan ambargo uygulanır… Aynen OLAY gazetesine uygulanan ambargo gibi… İSDEMİR’le iyi ilişkilerinin sürmesini istiyorsan görmedim, duymadım, bilmiyorum... Yani kısacası hep iyi haber yapacaksın yoksa…cezalandırılırsın…. İKİYÜZLÜLÜĞÜN DİK ALASI! Peki ne yapmak lazım ..? İsdemir iftar yemeği verdimi gideceksiniiiiz.. Paket haber yolladı mı yayınlayacaksınıııız.. Bacasından çıkan zehir dumanını oksijen soluyoruz diye yazacaksınııız.. Eleştirmek mi? Asla!… Sakın haaa… Yani kısacası size verilen “sus payı” olan Beş bin TL karşılığında hep iyi haberler yapmalısınız.. Aksi takdirde size ödenen para kesilir, ambargo uygulanır ve cezalandırılırsınız... OLAY gazetesi İSDEMİR dosyası yazı dizisinden sonra cezalandırılmış(!) Artık OLAY gazetesiyle ilişkilerini askıya almış İSDEMİR… İsdemir bilmeli ki, kamuoyunu aydınlatma görevi üstlenen gazetecinin kalemi ve halkın haber alma özgürlüğü engellenemez. EYVAH, EYVAH… Yandık… bittik..(!) İSDEMİR şunu da çok iyi bilmelidir ki, haberin kaynağı sağlam olduğu sürece OLAY gazetesi olarak biz haberi yayınlarız… Hiçbir AMBARGO bizi susturamaz… NOT; NEDEN AMBARGO UYGULANDIĞINI SİZ OKUYUCULARIMIZA DAHA İYİ ANLATABİLMEK İÇİN İSDEMİR DOSYASINI TEKRAR YAYINLAYACAĞIZ! GELEN YORUMLAR.. HABER DOĞRU.. İSDEMİR’DE NELER OLUYOR ! İSKENDERUN DEMİR ÇELİK FABRİKALARININ dünya şirketi olma misyonu Recep ÖZHAN yönetimiyle tamamen bitmiştir. Ekonominin devasa lokomotifi İsdemir artık raydan çıkmıştır. İsdemir’de yedi milyon tonlar değil, on yedi milyon tonlar üretilse de hiçbir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü İsdemir çalışanları mutsuz, huzursuz ve gelecekten umutsuzdur... Şuan Recep ÖZHAN yönetiminin çalışanlar üzerinde uyguladığı yoğun olumsuz baskı, yıldırma politikası Suriye’deki Esad yönetiminin halkına uygulamış olduğu zulümden bir farkı yoktur. Esad insanları silahla vururken, Recep ÖZHAN ise İsdemir çalışanlarını haksız yere işten atarak, bu insanları ekmeklerinden, emeklerinden ederek sırtından vurmaktadır. Bunu amaç edinmiştir. Recep ÖZHAN’ın dört ay önce genel müdür olduğu zamanda yaptığı ilk konuşmada 300 bine yakın Oyak iştirakçisinin hakkını korumak misyonuna soyunduğunu açıkça belirtmiştir. Bunun altında yatan gerçek ise Oyak iştirakçilerinin çıkarlarından ziyade Oyak patronlarına ne kadar çok para kazandırmak olduğudur. Genel müdürlük vasfından uzak Recep ÖZHAN’ın asıl yapması gereken, İsdemirdeki (beşbinin üzerinde) çalışanların yıllardır bu fabrikanın tozunu yutmuş, ateşine maruz kalmış her türlü sıkıntılarını göğüslemiş iki defa özelleştirme yaşamış olmalarından dolayı, kendisi elini vicdanına koyarak, çalışanların haklarını, çıkarlarını korumak olmalıydı. Ancak vicdan şimdi Recep ÖZHAN’ın midesine oturmuş haram bir lokma gibidir. 2008 yılı sonlarındaki global kriz bahane edilerek Oyak’ın zalim politikalarından biri olan 16 ay süreyle İsdemir çalışanlarının maaşlarından 5 oranındaki kesintinin sıkıntıları çalışanlar ve aileleri tarafından daha atlatılamadan, şimdi de ya sorgusuzca işten atılma ya da tekrar maaş kesintisi uygulamaları ile karşı karşıya gelinmiştir. İnsanlar tamamen çıkmaza sürüklenmekte ve çaresiz bırakılmaktadır. Anlaşılacağı üzere İsdemir huzurlu bir çalışma ortamından uzak lanet bir şirket durumuna getirilmiştir. Bunu kısa bir sürede sağlayan Recep ÖZHAN rekorlar kitabına girecek biridir. Kendi gibi aynı zihniyette olan insan kaynakları genel müdür yardımcısı Burtay KORALTAN göreve yeni atanmış İsdemir’in kendini beğenmiş tavırları ile çalışanları ezen, yöneticilikten uzak, bir tip olması ile Recep ÖZHAN ı tamamlamaktadır. 2001-2002 yıllarında İsdemir’in özelleştirilmesinden bugüne kadar geçen süreçte en büyük kazığı o dönemde işe girmiş, 10 yıldan fazla bu şirkette çalışanlar yemiştir. İsdemirin ilk özelleştirilmesinden sonraki 4 yıl boyunca yatırımlardan dolayı doğru dürüst zam alamamış, üstelik iki defa özelleştirme yaşamış çalışanlar 2008 yılındaki kriz bahane edilmesi ile Oyak’tan 5 maaş kesinti kazığını çok acı şekilde tatmıştır. İş kazaları sonucunu hayatını kaybeden çalışanlar ve aileleri ahrette bu yöneticilerin yakasına mutlaka yapışacaklardır. Bu dönemde Oyak İsdemir çalışanlarına küfür edercesine, aptal yerine koyarak yurt dışına yatırım yapıp, fabrika satın almıştır. Oyak tarafından kukla olarak kullanılan ve 10 yılı aşkın İsdemir de çalışan Recep ÖZHAN genel müdür olmasıyla çalışanlara, kendi insanlarına kinini kusmuş, merhametsizce ve insafsızca “at gitsin” dönemini başlatmıştır. Bununla birlikte çalışanların zihninde işten atılma korkusu hakim olmuş, kendi imkanı ile iş bulan yetişmiş, deneyimli personeller arkalarına bile bakmadan İsdemir’e, Oyak’a ve kukla yönetime lanetler yağdırarak şirketi terk etmişlerdir. Terk etmeler devam edecektir. Recep ÖZHAN ileriki dönemlerde İsdemirde binden fazla insanı işinden edecektir. Daha öncede aynı yolu izleyerek Petrol Ofisinde çalışan binlerce insanı işinden ederek mağdur eden kişi Recep ÖZHAN’dır. İşten atılacak bin personel çalışmaya devam ettikleri takdirde İsdemir batacakmıdır. Bilakis bu Recep ÖZHAN’ın Oyak patronlarına yaranmanın simgesi yani Oyak için kurban edilmiş çalışan ve mağdur edilecek binlerce aileleri demek olacaktır. Milyon dolar karlarına, milyon dolarlar daha eklenecek demektir. Dünya şirketi diye tabir edilen İsdemirin ne yazık ki yöneticileri gelişmiş beyinlere ve sevgi dolu gönüllere sahip olmadıklarından dolayı, büyüklükten uzak, insani düşüncelerden yoksun Recep ÖZHAN gibi bir yöneticinin elinde küçülmeye mahküm olacaktır. Recep ÖZHAN Allaha havale edilecek bir kişidir. Bu zihniyetteki bir insanı ancak yaratan islah edebilir. Ne bölge kaymakamı, ne valisi, ne milletvekili nede bakanı bu adamı durdurabilir. Ancak hükümet belki dur diyebilir. Sayın muhalif parti liderleri buradaki bu soruna da ayrıca kulak vermelidirler. Şu durumda Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN Oyak’ın tasfiyesini hızlandırması gerekmektedir. Aksi takdirde ileride çok vahim sosyal olaylar ortaya çıkacaktır. Nitekim geçmiş günlerde işten atılan bir grup çalışanlardan ruhsal çöküntü yaşayan işinden olan bir kişi lojmanlardaki evini ateşe vererek canını hiçe saymaktan kaçınmamıştır. Bu olayın kamuoyunda duyulması engellenerek bastırılmıştır. Daha öncede yine işten atılmış eski İsdemir çalışanı pompalı tüfeği ile genel müdürlük makamına kadar gelerek havaya ateş açmış, korkulu anlar yaşatmıştır. Bu olayda derhal bastırılmış, etrafa duyurulmamıştır. Bunlara benzer pek çok olaylar olmuştur. İleride bu tür ve daha ağır vakaların meydana gelmesi kaçınılmaz olacaktır. Çünkü işe elinden alınan insanlar canını hiçe saymaktadır. İsdemir’de çok büyük yolsuzluklar olmaktadır. Bu yolsuzluklar iki kilo bakır çalmaktan ibaret değildir. Hammadde alımlarından biri olan antrasitte yaşanan yolsuzluk milyon liraların üzerindedir. Bu yolsuzluğun izleri üst düzey yöneticilere kadar uzanınca sessiz sedasız bu yolsuzluk olayı kapatılarak 6 işçiye mal edilip bu işçiler işten atılmıştır. Akabinde bu yolsuzlukla hiçbir alakası olmadığı halde sadece gerçekleri gizlemek adına bir mühendis ve birde başmühendis farklı yoldan işten atılmıştır. Böylelikle üst düzey yöneticilerin büyük vurgunları, yolsuzlukları gizlenmiş, korunması sağlanmıştır. Yine aynı şekilde kimyasal malzeme alımlarında yapılan büyük yolsuzlukların asıl suçlu yöneticilerinin korunması ve gizlenmesi amacıyla masum çalışanlar işten atılarak bu olayda sözde kapatılmıştır. Şirket çıkarlarının korunmasından ziyade kendi menfaat ve ceplerini doldurmayı düşünen yöneticiler her defasında masum çalışanlara suçu atarak kurtulmayı şimdiye kadar çok iyi bir şekilde becermişlerdir. Bu dünyada olmasa bile ahrette mutlaka hesap vereceklerinden biheberdirler. İsdemirdeki yolsuzlukların kralı ise yatırım kapsamında yapılmıştır. Milyon dolarlık yatırımlar ve avantacılar, yatırım adı altında alınan binlerce dolarlık malzemeler ve bunların vergiden düşürülmesini sağlamışlardır. Zamanında devreye girmeyen, gecikmiş tesisler ve devreye girme noktasında pek çok arızaların meydana gelmesi ki bu arızaları baştan sona gideren yine İsdemirin teknik personelleri olmuştur. İsdemirin zararı milyon doların üzerindedir. Bunun acısı ekmeği derdinde olan çalışanlardan çıkarılmaya çalışılmaktadır. Bu yolsuzluklarda pastanın büyük dilimini R…..da içinde bulunduğu şirketin üst düzey yetkilileri yemiştir. Yemeye devam etmektedirler. Recep ÖZHAN, patronu Oyak yönetimine masum yönetici ayakları yapmaktadır. Mükafatı da maaşının yüksek oranda artması, lüks makam arabasının yenilenmesi olmuştur. Tabii ki parası İsdemir kasasından çıkmıştır. Ancak işten atarak canlarını yaktığı ahh…larını aldığı bu insanların keder ve hüzünlerinden şimdilik daha nasibini almamıştır. Recep ÖZHAN için bu günler mutlu günlerdir. Lakin iki büklüm gezdiği günleri çabuk unutmuştur. Allah hesap sormada ve bütün bunların cezasını vermede gecikmez ! İnşaallah. Oyak en büyük insanlık suçunu İsdemirde işlemiştir.Yöneticilerden Fatih TAR aracılığı ile uygulatmış olduğu 5 maaş kesintisi ile çalışanların vicdanlarını kirletmiştir. Maaş kesintisine karşı çıkan personeller o dönem derhal işten atılmıştır. İsdemirin kurumsal bir şirket olduğu söylenmektedir, ancak kanunla nizamla hiçbir alakası olmadan tamamiyle keyfi yönetilmektedir. Bu maaş kesintisi çalışanların mali durumlarını çok ağır tahribata uğratarak en az 3-5 yıl geriye atmıştır. İsdemir çalışanları tamamen banka kredilerine ve faizlere çalışır olmuştur. Fatih TAR çalışanların 5 maaş kesintilerinin ödendiği yönünde medyada yalan demeçte bulunmuştur. Bu kesintinin karşılığında hiçbir çalışana bir kuruş ödeme yapılmamıştır. İsdemir çalışanı bunu sinesine çekmiştir. Çalışanların 5 maaş kesintisi bittikten sonra (2010 ve 2011 yıllarında) orta sınıf ve üzeri yöneticilere (şef, başmühendis, müdür, başmüdür, genel müdür yardımcıları ve genel müdür toplamda 200’e yakın) önce kapalı zarflarda para dağıtan, sonrasında tekrar bu yöneticilerin hesabına prim adı altında paralar yatıran yine Oyak yönetiminin kukla yöneticileri olmuştur. Bu paydan fazlaca, büyük bir iştahla pay alanlardan biride o dönemde mali işler genel müdür yardımcısı olan Recep ÖZHAN olmuştur. Ayrıca gayri resmi ödenen bu paralar şirketin kar payından dağıtıldığından gelir vergisinden muaf gösterilerek vergi kaçırılmasına neden olunmuştur. Bu dağıtılan paraların kanunla, hakla, adaletle vede insafla hiçbir alakası yoktur. Bu Oyak yönetiminin tamamen çifte standartlar üzerine kurulu olduğunun tek göstergesidir. Kast sınıf farkını yaratmaya çalışmıştır. Ekonomik yönden ihya ettiği orta sınıf ve üzeri yöneticileri sefa sürerken, ezim ezim ezdiği hakkını gasp ettiği beşbine yakın (işçi, mühendis, idari personel) çalışanları hayat mücadelesi vermektedir. Ekonomik kriz bahane edilerek çalışanlardan maaş kesintisi yapan yöneticiler, ne hikmettir ki şirketin kar payını kendileri cuklamışlar, büyük bir yolsuzluk yapmışlardır. Bu kar payından kimlerin ne kadar aldığının hesabı sorulmalıdır. Hakkını yedikleri binlerce çalışan, bu dünyada olmasa da ahrette mutlaka bunların yakasına yapışarak haklarını elbette soracaklardır. Recep ÖZHAN madem ki iyi, mükemmel, vicdanlı bir yönetici ise neden bu dağıtılan paylara engel olmadı yada bunu şirkete iade ederek en azından 100 çalışanı kurtarmadı. İsdemirde 4-5 yıl öncesinde çalışan memnuniyetinden, büyük bir aile olunduğundan bahsedilirken, şimdi Oyak’a bir diyet borcu varmış gibi çalışanların üzerine yüklenildikçe yüklenilmektedir. Dünyanın hangi büyük şirketinde baskılarla, yasaklarla çalışanların iş geliştirmesi, şirketlerine katma değer yaratması beklenmektedir. Siz öyle bir baskı uygulayacaksınız ki çalışanlarınıza, evlerindeki eşlerine, çocuklarına dahi iş yerindeki yaşananlardan bilgi verilmesini yasaklayacaksınız. Bu yüzyılda, Oyak zihniyetinin kuklası olmuş İsdemir’de bunlar yaşanmaktadır. İsdemir bundan tam 11 yıl önceki durumundan çok daha kötü bir durumdadır. Devletin özelleştirdiği yıllarda şirket zarardaydı, kapanıp kapanmama noktasındaydı ancak o zamanlar İsdemir de bir ruh vardı, çalışanlarda şirketi sahiplenme duygusu hakimdi. Bu fabrikaya herkes kendi fabrikası gözüyle bakmakta canla başla çalışmaktaydı. Oysa şimdi belirsizlikler fabrikası İsdemir olmuştur. İsdemirdeki bu ruha kuvvet veren bir yönetim vardı o dönemde. Bu yönetim çalışanların bilgisine tecrübesine inanarak bir yola girmişti. Ve her şeyden önemlisi “önce insan” denilmişti. Çalışana değer verilmişti. Oysa şimdi bu ruh tamamen kaybolmuştur. Oyak politikalarından biri olan çalışanlar arasına fitne sokularak birliktelik bozulmuştur. Maaş politikaları tam bir belirsizlik noktasına getirilmiştir. Aynı ofis içinde benzer işi yapanlar arasında maaş farkları oluşturulmuştur. Bu durum çalışanlar arasındaki paylaşımı, yardımlaşmayı öldürmüştür. Beyaz yakalı çalışanların sosyal yardımları, bayram ikramiyeleri tamamen kaldırılmıştır. İzin paraları kaldırılarak, izin süreleri kısaltılmıştır. Bilgili, tecrübeli iyi çalışanlar bir bir bu yönetimi terk etmiş, diğer bir kısım ise at gitsin politikasına kurban edilmiştir. Geride kalan personeller ise zulüm gibi çalışma ortamı içindedirler. Oyak tarafından devir alınmadan önce İsdemir gerçekten tam bir aile ortamına sahip şirketti. Pek çok çift bu fabrika çatısı altında tanışıp hayatlarını birleştirmişler, bu fabrika çatısı altında yuvalarını kurup evlat sahibi olmuşlardır. Genelde tüm çalışanlar mutlu bir şekilde, arkadaş bağı ile dayanışma içindeydi. Oysa Recep ÖZHAN ve yönetimi bu aileleri parçalayacak kadar zalimleşmişlerdir. Bu ailelerin evlatlarının vebalini ahrette nasıl ödeyeceklerdir. Recep ÖZHAN ve yönetimi, üç bayan İsdemir personelini sadece ve sadece eşleri bölgede farklı firmalarda çalışmasından dolayı yoktan gerekçeler ile işlerinden ederek, bu bayanları işten atmakla bilgi, tecrübe ve kişiliklerine hakaret etme noktasında, ayrıca çok büyük bir insanlık suçu işlemişlerdir. Tüm insan hakları kurumlarınca değerlendirilerek bu haksızlığın, insafsızlığın hesabı sorulmalıdır. Kamuoyunun bu gerçeklerden haberi olmalıdır. Kadına verilen değerin İsdemirde ne kadar olduğu herkes tarafından bilinmelidir. Recep ÖZHAN İşten attığı en verimli dönemlerindeki bu insanları adliye koridorlarını arşınlamaya mahkum etmiştir. Adli yargı süreci tamamlanan, haksız yere işinden atıldığı kanun nazarında ispatlanan ve karara bağlanan insanların işe geri dönüşleri İsdemir yönetimi tarafından onaylanmamakta ve ikinci defa mağdur edilmektedir. Bu duruma da devlet el koymalı, bu insanların mağduriyetlerini giderilmelidir. Şimdi ise İsdemirde “önce oyak” zihniyeti hakimdir. Varsa yoksa Oyak, yapılan hesaplar Oyak ne kadar çok para kazanacak üzerine olmaktadır. Oyak’da para kazansın ama buradaki çalışan bu insanlara köle, ikinci sınıf muamelesi yapılmasın. On yıl ve daha fazla bu fabrikaya emek vermiş çalışanlar bir anda kapı önüne konulmasın. İnsanlar ekmeklerinden edilmesin yuvaları, düzenleri bozulmasın. Temennimiz ve dualarımız odur ki, bir gün Oyak yöneticilerinin ve hükümet tarafından ipleri çekilerek hepsinin içeri tıkılmasıdır. Asıl baskı politikasını uygulayıp, kendi insanlarını ezen, zulüm eden, kendi insanlarının mutluluğundan ziyade, para kasalarını daha çok doldurma emelinde olan Oyakın Türkiye Cumhuriyeti içinde tasfiye edilmesi milletimizin selameti için gereklidir. Oyak gibi oluşumlara meydan vermemek için ekonomik güç oluşturulmasının önlenmesi amacıyla 100 üyeden fazla bir birliktelik sağlanmaması kanunlaştırılarak önlenmelidir. Bölge halkı İsdemirde yaşanan bu olaylardan haberdar edilmelidir. Sessiz kalınmaması sağlanmalıdır. Kamuoyu yaratılarak İsdemirde yaşanan bu haksızlıklara, adaletsizliklere insanlıkla alakası olmayan durumlara tepki konulmalıdır. Birlik ve beraberlik sağlanarak İsdemirin bölgeye tekrar kazandırılması gerekmektedir. Bir taraftan Recep ÖZHAN İsdemir personelini işten atarken diğer taraftan, Oyak yönetiminin yandaşları ve yakınlarının çocukları yüksek maaşlarla İsdemire alımları yapılarak, personel alımları merkezileştirilmektedir. İleriki dönemlerde ticari alımlarda merkezden yapılarak İsdemirin sosyal çevre sorumluluğu da sembolikleşecektir. Üretilen ürünlerin satışı tamamen merkezileşmiş olup İsdemirde satış birimi sembolik durumdadır. Üstelik bu birimdeki çalışanlar İsdemir personeli olmaktan çıkarılmıştır. Bölge halkı İsdemir ile iş yapamayacak duruma gelecek, evlatlarını burada işe sokamayacak üstelik işten atılan binlerce çalışan ve aileleri işsizler ordusuna katılacaktır. Tüm bu olumsuzluklara dur diyebilmek için bölge halkı, sosyal kuruluşlar, hükümet, İsdemir emeklileri, işten atılanlar ve şuanda büyük bir baskı altında çalışmakta olan İsdemir çalışanları birlik olmalıdır. Aksi takdirde gelecek çok daha hazin olacaktır.

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99