Buna rağmen tasarı için Müjde naraları atanlara birkaç sorumuz var.
— Taşeron işçisinin kanunlarda zaten tanınan sendika hakkının yeniden tanımlanması, toplu sözleşme hakkını kullanabilmesi için yandaş sendikaya üye olma şartının getirilmesi müjde midir?
— Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi verilerine göre 140 bin öğretmen açığı varken ve ataması yapılmayan 300 bini aşkın öğretmen gerçeği ortadayken öğretmenlere rotasyon dayatılması, çalışılması size göre müjde midir?
— Yerel yönetimlerde istihdam edilen 125 bin işçinin belediye başkanlarının keyfine göre 3 ay boyunca sürgün edilmesi, iş güvencesinin gasp edilmesi müjde midir?
— İş yükü altında ezilen aile hekimlerine, aile sağlığı elemanlarına, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları personeline nöbet görevi verilmesi müjde midir?
—Ataması, görevden alınması, göreve son verilmesi, görev ve unvan değişiklikleri hukuksuz bir şekilde yapılan bazı kamu görevlileri için yargı yolunun kapatılması, yıllarca süren davalar sonucunda hakkında yapılan işlemin hukuksuz olduğu ispatlandığında bile telafisinin sınırlanarak iki yıl sonrasına bırakılması, keyfi olarak hukuksuzluk işlem yapan amirler/yöneticiler hakkında sadece disiplin cezanın verilmesinin neresinde müjde vardır?
Bizim göremediğimiz hangi müjde var bu çuvalda?
—Kamulaştırma bedeli ödenmeden vatandaşın arsasının, evinin üstünden altından köprü, teleferik hattı, raylı taşıma sistemleri geçirilmesi mi müjdedir?
—Bizler tükettiğimiz doğalgazdan, satın aldığımız her çeşit beyaz eşyaya kadar ÖTV öderken elmas ve inci ithalinde alınan yüzde yirmilik ÖTV’nin kaldırılması müjde midir?
— Yoksa özelleştirilen kuruluşların yargı kararları ile hukuka aykırılığı ortaya konsa dahi geri alınmasının engellenmesi mi müjdedir?
— Ya da mera alanlarının kentsel dönüşüme daha doğrusu ranta açılması mı müjdedir.
Buradan bir kez daha altını çiziyoruz. Bu torba da işçilerin, emekçilerin, halkın faydasına bir “af” ya da “müjde” yoktur. Çalışanından kestiği sigorta primini faize, ranta yatıran işverenlere müjde vardır. “Kasa açıklarını” %3 vergi ödeyerek kapatma olanağı tanınan kara para aklayıcılarına müjde vardır.
Tasarı ile Genel Sağlık Sigortası prim borçları, trafik cezaları affedilmemekte yeniden yapılandırılmaktadır. Bu yolla devletin tahsilinden feragat ettiği açıklanan meblağ vergi kaçakçısı-prim hırsızı patronlara tanınan ayrıcalıklara göre devede kulak bile değildir. En önemlisi sermayeye, patronlara, vergi kaçakçılarına, kara para aklayıcılara, prim hırsızlarına yapılan bu kıyak büyük bölümü bizim maaşlarımızdan peşin alınan vergilerin oluşturduğu hazineden karşılanacaktır. Yani aslında devletin değil dar gelirli halkın, emekçi sınıfların geleceğinden ‘feragati’ söz konusudur. Bizler bugün olağanüstü toplanan TBMM’deki vekillerden olağanüstü bir şey istemiyoruz. Sadece halkın çıkarlarını koruma görevlerini yerine getirmelerini bekliyoruz. Eğer niyet gerçekten bir müjde vermekse kölelik düzeni olan taşeron istihdam çalışma hayatından sökülüp atılmalı, taşeron olarak istihdam edilenler kadroya alınmalıdır. Eğer niyet kamu emekçisine gerçek bir müjde vermekse AKP’nin memur kolu gibi çalışan yandaş konfederasyonla yapılan son mutabakatla enflasyonun altına itilen maaşlarımızdaki kayıplar karşılanmalıdır.Soma katliamında kaybettiğimiz işçilerin ailelerine ve yeraltı işçilerine yönelik düzenlemeler bu çuvaldan çıkarılıp daha da genişletilerek ayrı bir yasada düzenlenmelidir. Taşeronlaştırmayla, rotasyonla, sürgünle, kamu emekçilerini amirlerin kulu haline getirmeyi hedefleyen düzenlemelerle iş güvencemiz başta olmak üzere kazanılmış haklarımıza göz diken düzenlemeler derhal geri çekilmelidir. KESK olarak tüm emekçileri 19.Yüzyılın kölece çalışma koşullarına mahkûm eden taşeronluğa ve geleceğimizi çalmayı hedefleyen emek düşmanı her türlü uygulamaya karşı mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyuna bir kez daha ilan ediyoruz. Taşeron cumhuriyetine dönüştürülen bu ülkeyi emeğin, özgürlüğün ülkesine dönüştürmek için mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz.
.gif)
Yorumlar