banner110

İDLİP SALDIRISI VE ARKA PLANI

Hatay Milletvekili Dışişleri Komisyon Üyesi Dr.Mehmet Ali EDİBOĞLU: Geçtiğimiz hafta muhalif çatı birliği Fetih Ordusu’na bağlı güçler ( Nusra Cephesi, yeni kurulan Ahrar Şam, El-İslamiyye, Cünd Aksa, Sünni Ordusu, Şam Kolorduları, Şam Askerleri ve Hak Kolorduları) İdlip kent merkezine yönelik''İdlip'i Kurtarma Operasyonu'' adı ile bir saldırı gerçekleştirdi.

01 Nisan 2015 Çarşamba 14:32
banner77
 İDLİP SALDIRISI VE ARKA PLANI
Bu saldırı da önce birçok cihadçı grubun oluşturduğu terörist oluşumların koordinesi, ardından onlarca intihar bombacısının bu saldırılara desteği görüldü. Ellerinde gelişmiş silahlar ve hava güçlerine karşı kullanılan Hawk(Şahin) füzeleri ve Nusra Cephesinin “Ilımlı Hazm Hareketi’nden” ele geçirdiği TOW tanksavar füzeleri ile İdlip’de rejim güçlerine düzenledikleri bu büyük saldırı sonrasında isekentin kontrolünü ele geçirdiler.
Kısa bir giriş yaptıktan sonra İdlip saldırılarının arka planınına bir göz atalım:
Bilindiği gibi Mart ayının başlarından itibaren sınırımızdan yoğun bir biçimde cihadçı geçişlerinin gerçekleştiğini basın ve sosyal medya aracılığı ile dile getirmiş ve birkaç defa soru önergeleriyle Hükümete bu konuları sormuştum. Tabiidir ki bugüne kadar hiç birine yanıt verilmedi. 
Özellikle Antakya Köy Garajlarına, Adana Hattında çalışan Otobüslerden çok sayıda  Suriyeli’ningelerek, oradan Reyhanlı’ya geçtiği ve  halen faal durumda olmayan Cilvegözü Sınır Kapısından gönderildiklerini belirtmiş,  çoğu genç erkek, sakallı, bıyıksız şahısların; Ceyhan’da olduğu bildirilen eğitim kamplarında eğitimini tamamlayan teröristler olduğu bilgisini de paylaşmıştım.  
Aslında bu gençlerin Ceyhan'da bulunan bir kampta 90-100 kişilik gruplar halinde eğitiliyor olduğu,  Adana-Hatay Karayolundaki Polis Okulunun karşısındaki Otelde konakladıkları, eğitimlerini tamamladıktan sonra da Reyhanlı'ya getirilip Suriye'ye geçiriliyor oldukları bilgisinin doğru olup olmadığını Hükümet yetkililerine ve İçişleri Bakanlığına sormuş ve yanıt alamamıştım.
Tüm bu gerçekleşen toplu terörist geçişleri  ilebiz, Keseb’e ikinci bir saldırının olabileceğini öngörürken, saldırı İdlip’e oldu.
Saldırıya katılan isimlerden biri de geçen yıl bu zamanlarda Ermeni kasabası Keseb'e yönelik saldırıyı ve Sahil Operasyonunda Alevi Maan kasabasında katliam yapan, bu teröristlere komuta eden Suudi Şeyh’i El-Muheysini idi.
El-Muheysini; İdlip kırsalında saldırı yapılırken bir TV kanalında  ''İntihar eylemi için sadece bana isim yazdıran 150 kişi var. Hepsi sürekli arıyor ve hemen girmek istiyoruz diyorlar. Ama bekletiyoruz. Az önce 2 mücahit intihar saldırısı gerçekleştirdi. Maldivler’den geldiler. Maldivler’den, Özbekistan'dan, Afganistan'dan ve Türkistan'dan mücahitler de geldi'' şeklinde demeç vererek çok sayıda yabancı cihadçıya komuta ettiğini açıkladı.
''İdlip'i Kurtarma Operasyonu'' adı altında El-Kaide'ye bağlı Nusra'nın öncülük ettiği terörist gruplar, saldırıdan günler önce sınırdan girmiş iyi eğitimli ve iyi teçhiz edilmiş unsurlardı. İdlip kent merkezine onlarca havan topu ve roketle saldıran gruplar, intihar saldırıları ile birçok cepheden kente girdiler. Şiddetli çatışmalar sonrasında  rejim güçlerinin geri çekilmesi ile kent bu güçlerin eline geçti.
Stratejik öneme sahip İdlip, rejimin Rakka’dan sonra kaybettiği ikinci kent... RakkaIŞİD’in elinde ve Şer’i kanunlarla yönetiliyor, El Kaide yanlısı grupların eline geçen İdlip’te ise bir “İslam Emirliği” kurulacağışimdiden ilan ediliyor… 
Buradan uyarıyoruz; Türkiye’nin hemen yanı başındaki  bu oluşumlardan, sınırlarımızdaki kentler etkilenecek,  ileride telafisi imkansız gelişmeler yaşanacaktır…
Öte yandan bizbiliyoruz ki; bütün bu saldırı planları  sofistike bir aklın ürünüdür… Ayrıcaİdlip saldırısını, Yemen saldırısından ayırmanın yanlış olduğunu da  biliyoruz.
Yemen Husi Hareketinin Bab el Mendepsu yolunu ele geçirmeye yönelik yaptığı hamlenin İsrail’i çok rahatsız ettiğini, hatta İran ile müzakereler ve Kerry’nin açıklamaları ile ABD’den umudunu kesen İsrail’in bu saldırıların geri planındaki akıl olduğu iddialarını artık Arap basın-yayın organlarında okuyor, duyuyoruz. Bu konularla ilgili olarak Lübnan Al-Ahd internet sitesi batılı istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberde; “İsrail uçaklarının Yemen operasyonuna katıldığı”  yönünde bilgi verdi.
Biz diyoruz ki; bütün bu gelişmelerden sonra,  ülkemizin de içinde  olacağı çok büyük bir bölgesel savaşın fitili ateşlenmiştir. Sözünü ettiğimiz sofistike aklın ise;  Suriye’de ve bölgede boyunu aşan bir biçimde olayların içine bodoslama dalan AKP Hükümeti eşliğinde,bir İran- Türkiye savaşını istediğini biliyoruz. Bu iki bölgesel gücü karşı karşıya getirerek çatıştırma çabalarını da dikkatle izliyoruz. 
Mezhepsel fitne ateşinin Ortadoğu’yu kavurduğu bu günlerde herkesin itidalli davranarak, judaist-evanjelist planlara alet olmaması gerekmektedir. Bu kan deryasından çıkış yolunun ise bölgesel diyalogdan geçtiğini söyleyebiliriz. Bu kanlı çatışmalardan bölgedeki halkların hiçbir çıkarı yoktur, olamaz. Emperyalistlerin ve Siyonistlerin ekmeklerine yağ sürülecek  her türlü hareketten kaçınılması ve kirli planların deşifre edilmesi, ortak bağımsız aklın devreye girerek taşeron politikalara son verilmesi gerekmektedir.
Her zaman söylediğimiz gibi; her ne koşul ve ortamda  olursa olsun bu coğrafyanın sorunlarının demokratik bir zeminde, diyalogla, karşılıklı saygı çerçevesinde  görüşülerek barış içinde çözülmesinden yanayız.




    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99