"Paralel Yapı" olarak adlandırılan yargıdaki yapılanmanın, 7 binin üzerinde kişiyi dinlediğinin kamuoyuna yansıması üzerine; Star ve Yeni Şafak gazetelerinde yayımlandığı dinleme listelerinde ismi yer alan CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz dinleme skandalını yargıya taşıdı. Eryılmaz Milletvekili olarak dokunulmazlığım olduğu halde cep telefonumun dinlenmesi hukuka aykırıdır ve Anayasanın 22. Maddesi ihlal edilmiştir.
08 Mart 2014 Cumartesi 08:53
Milletvekili Refik Eryılmaz yaptığı açıklamasının devamında 2014 yılının Şubat ayının son haftasında ülke genelinde yayın yapan Star ve Yeni Şafak Gazetelerinde Selam Terör Örgütü diye ismi verilen ve ülkemizde ilk defa adı duyulan, olup olmadığı da şüpheli olan bir örgütün faaliyetinin denetlenmesi kapsamında adıma kayıtlı 0532 742 4551 numaralı cep telefonumun dinlendiğini, yazılı ve görsel basında yayınlanan listeden öğrendim. Anayasanın 22. Maddesinin 1. Fıkrası Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.şeklinde olup; ikinci fıkrasında Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar düzenlemesi mevcuttur. Milletvekili olarak dokunulmazlığım olduğu halde hakkımda iletişim kaydının tespiti için basından öğrendiğim kadarıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/762 soruşturma sayılı dosyası kapsamında soruşturma başlatılmış olması veya bu amaçla cep telefonumun dinlenmesi hukuka aykırıdır. Yukarıda belirttiğim yasal düzenlemede hangi hallerde iletişim kayıtlarının denetlenebileceği açıkça düzenlenmiştir. Buna uymayan, açıkça yasaya aykırı hareket eden şüphelilerin görevlerini kötüye kullandıkları da sabittir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 135. Maddesinde suç işlediğine dair kuvvetli şüphe bulunan kişiler hakkında Cumhuriyet Savcısının talebi ve hakimin onayı halinde 3 ay süreyle iletişim kaydının tespitinin yapılabileceği düzenlendiği halde, basında çıkan haberlere göre yedi bin kişiye yakın telefonun üç yıldır dinlendiği belirtilmektedir. Haberleşme hürriyeti Anayasamızca korunduğu halde, dokunulmazlık güvencesi altındaki kişilerinde suçlu kapsamında kabul edilip, özel hayatın gizliliği de ihlal edilmek suretiyle dinlenmesi suç teşkil etmektedir. Bu nedenle Türkiye gündemine oturan bu gelişmenin hukuka ve adalete olan güveni sarsacağı da dikkate alınmalıdır. Öncelikle hakkımda dokunulmazlık güvencesi olduğu halde yasaya aykırı şekilde soruşturma dosyası kapsamında adıma kayıtlı telefonun dinlenmesini talep eden Cumhuriyet Savcıları, iletişimin denetlenmesi kararını veren hakimin, iletişimin denetlenmesi konusunda görev yapan kamu görevlilerinin kimliklerinin tespiti ile Anayasaya, CMKya ve diğer özel yasalara aykırı işlem yapan kişiler hakkında soruşturma başlatılmasını ve gerekli cezalara çarptırılmaları için haklarında kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
Yorumlar