ERYILMAZ konuşmasında;Bu tezkere’nin kabul edilmesi ve askerlerimizin Suriye ya da Irak’a gönderilmesi halinde telafisi ve geri dönüşü mümkün olmayan bir yola girilecektir. Küresel güçler bu tezkere ile aslında büyük orta doğu projesinin Türkiye ayağını gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Türkiye’yi karıştırmak ve bölmek isteyen bu güçler Türk ordusunu bir şekilde orta doğu bataklığına çekerek kaos ve çatışma ortamı yaratmak istemektedir. Bu tezkerenin kabulü ile birlikte Türkiye’nin bir takım provakatif eylemlere maruz kalabileceği konusunda da hükümeti uyarmak istiyoruz.Başbakan Davutoğlu CHP’nin tezkereye red oyu vermesi halinde Işid’e destek veren bir parti konumuna düşeceğini buyurmuştur. Hani bir söz vardır dinime küfreden Müslüman olsa.Davutoğlu’nun bu açıklamasını biz ciddiye almıyoruz, çünkü 3,5 yıldır Işid dahil silahlı muhalif guruplara her türlü desteği verdiği herkesin malumudur.Davutoğlu’nun bu açıklaması acizliğin ve tükenmişliğin bir dışa vurumudur.Anlaşılan o ki, AKP hükümeti özellikle son 3,5 yılda uyguladığı yanlış dış politikanın günahlarına ve yanlışlarına CHP’yi de ortak etmek istemektedir.Biz bu kirli politikalara, Suriye ve Irak’ta işlenen suç ve günahlara asla alet olmayacağız.Hükümet, Suriye yönetimini devireceğim diye 3,5 yıldır Işid dahil Suriye’de savaşan radikal köktenci selefi guruplara silah dahil her türlü lojistik desteği sağlamış,koruyup kollamış,çatışmada yaralanan militanları hastanelerimizde tedavi ettirmiş ve beş yıldızlı otellerde ağırlamıştır.
Eğer hükümet gerçekten bu terör gruplarıyla mücadele etmek istiyorsa;
1- Bu silahlı terör gruplarına verdiği desteği derhal geri çekmelidir.
2- Küresel güçlerden talimat almaktan vazgeçilmeli komşu ülkelerle karşılıklı saygı temelinde bir işbirliğine gidilmelidir.
3- Komşu ülkeleri düşman gören mezhep temelli politikalardan mutlaka vazgeçilmelidir.
4- Bu terör kuşatmasını kırmak için komşu ülkelerle ortak bir savunma stratejisi geliştirmelidir.
5- Seksenüç ülkeden devşirilen cihatçı-selefi teröristlerin ülkemize girişine engel olunmalıdır.
6- Terörü finanse eden sınır kaçakçılığı mutlaka engellenmelidir.
7- Açık sınır politikasından vazgeçmeli ve sınırlarımız sıkı bir şekilde kontrol altına alınmalıdır.
Türkiye’deki Işid’i görmeyip Suriye’deki Işid’le mücadele edeceğim demek tam bir komedidir. Işid’i yaratanlar Işid ile mücadele edemezler.
Uyarıyoruz, Türk askerinin Suriye yâda Irak’a girmesi orta doğu bataklığına saplanması anlamına gelecektir. Zira kimin tarafından kontrol edildiği belli olmayan yüzlerce terör örgütü ile karşı karşıya gelinebileceği gibi Suriye güvenlik kuvvetleri, Hizbullah, İran ve Rusya’ya ile de çatışma tehlikesi vardır. Çünkü Rusya ve İran’ın Suriye ile yaptığı ikili anlaşmalarda iki ülkeden birine yapılacak saldırı diğer ülkeye de yapılmış sayılıyor.
Unutmayınız ki; komşu ülkelere terör ihraç ederek, ABD ve egemen güçlerin taşeronluğunu yaparak ülkenin ulusal güvenliğini sağlamak mümkün değildir. AKP hükümetini ülkeyi orta doğu bataklığına sürükleyecek politikalardan derhal vazgeçmeye davet ediyoruz. Aksi takdirde yaşanacak ölümlerden bizzat kendileri sorumlu olacaktır.
Yorumlar