Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de 25 olan seçilme yaşının 18'e indirilmesi gerektiğini söyledi.
05 Ekim 2012 Cuma 15:47
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de 25 olan seçilme yaşının 18'e indirilmesi gerektiğini söyledi.
Avrupa'nın bazı ülkelerinde seçilme yaşının 18 olduğuna işaret eden Erdoğan, 18 yaşında İstanbul'u fethederek bir çağı kapatıp diğer çağı başlatan Fatih Sultan Mehmet'i örnek verdi.
Vatani görevlerini yapanların da oy kullanamadığını hatırlatan Erdoğan, askerlerin oy kullanabilmesi için gerekli çalışmayı da başlattıklarını ifade etti.
Yeni Fatih Sultan Mehmetleri yetiştirecek kurumların oluşmasını hayal ettiğini belirten Başbakan Erdoğan, bunun üniversite hocalarıyla birlikte yapılacağını aktardı. Fatih Sultan Mehmet'in 13 yaşında kendisini Osmanlı'nın başına getirmek isteyen babasına verdiği, "Ben ki Devlet-i Aliye'yi Osmaniye'nin başındayım. Size emrediyorum. Gel ve imparatorluğun başına geç" cevabını hiçbir zaman unutamadığını dile getiren Erdoğan, bunun 13 yaşındaki çocuğun zeka kıvraklığını ortaya koyduğunu dile getirdi.
"18'E SEÇİLME İMKANI DA VERELİM"
Türkiye'de seçilme yaşının 30'dan 25'e çekilmesi sürecinde büyük zorluklar yaşadıklarını ifade eden Erdoğan, "Bu ne demektir biliyor musunuz? 'Biz size güvenmiyoruz' demektir. Biz şu anda ilk defa burada seslendiriyorum. 18 yaşına seçme yaşını veren, bu yetkiyi veren anlayışa diyorum ki; Madem ki sen 18'e bu yetkiyi verdin. Gelin 18'e seçilme imkanını da verelim." ifadesini kullandı.
Hayatta zor olanın seçilmenin değil, seçmenin olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, "İyiyle kötüyü ayırma kabiliyeti. Bu belirlediğin yaşla değil. Bizde biliyorsunuz bir kaide var. Akıl bali olma meselesi. İşin aslı budur. Burdan başlıyor ve bu gün batı ülkelerinin içinde 18 seçilme yaşı var. Bizde niye olmasın. 18'i verdiğiniz zaman herkes seçilecek diye bir şey yok. Ama oradan yetişerek gelecek. Şimdi 25 olduğu zaman bizim bakıyorsunuz belli bir dinamik sürecimizde geride kalıyor." şeklinde konuştu.
"HELGA'DAN HANS'TAN GERİ KALIR NE YANIMIZ VAR"
Bizim Hans'tan Helga'dan geri kalır ne yanımız var? Biz onları aşabilecek zekaya sahibiz. Hocalarımız da var, öğrencilerimiz de var.
Biz istiyoruz ki Türkiye örnek gösterilen ülke olsun. Türkiye'ye bakan artık hayranlıkla baksın. Bize bakan heyecan bulsun, aşk bulsun, başarmak için her şeye sahibiz. Yeter ki inanalım.
Üniversiteler evrensel bilginin peşinde olan insanlığın ortak değerlerini geliştiren kurumlardır. Bunun için bilimsel özgürlük kadar özgünlüğe de ihtiyaç var. Kendi içinde çoğulculuğu sağlayamamış üniversitenin özgün üretimde bulunması mümkün değildir. bu sebeple üniversitenin kendi içine kapanmaması, toplumla irtibatını sıkı tutması gerekiyor. Az önce rektörümüzden şunu öğrendim. Burada, dev bir konferans salonu, adeta bir kongre merkezi mevcut.
Yorumlar