BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Silahlı mücadelenin sona erdiğini dile getiren Selahattin Demirtaş, "Kürt sorunundan kaynaklı silahlı mücadelenin yüzde 99'u bitti. Yüzde 1'i hükümete kaldı" dedi.
Abdullah Öcalan'ın "silahlar sussun, PKK sınırdışına çıksın" şeklindeki mesajının okunduğu Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarının ardından açıklama yapan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın konuşmasının satır başları:
- Kürt sorunundan kaynaklı silahlı mücadelenin yüzde 99'u bitmiştir.
- Kürt halkı devletin bayrağından rahatsız değildir.
- Bayrak bir siyasi partinin ve anlayışın unsuru olmaktan çıkarılırsa önümüzdeki Nevruz'da asılabilir.
- Bu, barış çağrısını almak istemeyenlerin yarattığı tartışmadır.
- Kürt inkarı bitti, kimlik kazanıldı.
- İlgili yasa çıkarılırsa çekilme Ağustos'ta biter
TUĞLUK: KÜRTLER DİRENDİ VE KAZANDI
DTK Genel Başkan Yardımcısı ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, Kürtler'in 90 yıldan bu yana haklarından mahrum bırakıldıklarını belirterek, "Kürtler direndiler ve kazandılar. PKK ve onun önderi sayın Öcalan, yeni bir süreç başlattı. Bu süreci artık silahlar değil, demokratik siyasetle haklarımızı alma süreci olarak görebiliriz. Silahlı siyasetten, silahsız siyasete geçiştir. Sayın Öcalan çok önemli bir aktör. Türkiye'de onu terörist olarak gösterseler de Kürt halkı açısından bir önderdir. Yeni bir süreci başlatma cesaretini gösterdi" diye konuştu.
TÜRK: DÜNYA HALA KÜRTLERİ TERÖRİST OLARAK MI İLAN EDECEK?
DTK Genel Başkanı ve Mardin bağımsız Milletvekili Ahmet Türk ise, sadece Ortadoğu değil bütün dünyanın yeniden şekillendiğini ifade etti. Kendilerini inkar edenlere karşı düşmanlık beslemediklerini belirten Ahmet Türk, şunları söyledi:
"Tam tersine halkların kardeşliğini destekledik. Kürt hareketi sosyalist bir gelenekten geliyor. Sayın Öcalan da yıllardan beri halkların kardeşliğinin önemini hep vurguladı. Daha önce silahlı güçler Kürtler'in mücadelesini dünya gündemine taşıyordu. Bugün silahlar sustuğunda artık demokratik siyasetin önemi daha da artacaktır. Türkiye, Kürtler'in taleplerini terörize ederek Kürt halkını dünyanın gözünde boğmaya çalıştı. Kürtler barış için bugün çok önemli adımlar attı. Şimdi Dünya hala Kürtler'i terörist olarak mı ilan edecek? Yoksa bu düşüncelerini değiştirecek mi? Kürtler bunu merak ediyor."
"KÜRTLER ASLA TAVİZ VERMEZ"
Görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan DTK Genel Başkanı Ahmet Türk, "Bundan sonra top hükümettedir. Devletin alacağı kararlardır. Elbetteki bütün gelişmeler hem Kürtlerin daha özgür bir geleceği, hem halkların kardeşliği içindir. Bunun böyle doğru okunması durumunda bir sorun olmayacağı inancındayım" dedi. Devletin, Kürtlerin haklarını görmesi ve kucaklaması gerektiğini belirten Ahmet Türk, "Kürtler devletin bundan sonraki pratik adımını bekleyecektir. Sürecin arkasında olduğumuzu ifade ettik. Öcalan'ın gönderdiği mesaj açık. Bundan sonra top hükümettedir. Hükümetin kucaklayıcı yaklaşımı, barışçıl bir sürecin gelişmesine katkı sunar. Ama mantıklarında bir değişiklik olmadığı takdirde artık süreci çok iyi bilen, demokrasinin ne olduğunu bilen Kürtler de, o özgürlük mücadelesinden asla taviz vermez" ifadesini kullandı.
"BİZİM BAYRAĞA KARŞI DÜŞMANLIĞIMIZ YOK"
Nevruz kutlamalarına ilişkin yapılan bayrak tartışmaları ile ilgili bir soruya Ahmet Türk, "O katliamların yapıldığı zamanlarda bile Kürtler bayramı kutladı. Bizim bayrağa karşı düşmanlığımız yok. Partimizde, grubumuzda bayrak var. Biz siyasi olarak karar alsak bile, birileri onu indirdiği zaman farklı tartışmalara yol açardı. Aslında bu tartışmalar süreçle ilgisi olmaması gereken şeyler. Kürtler ve Türklerin birbirlerini kucaklayacağı bir sürecin altyapısını oluşturmak lazım. Bayrak vardı, yoktu tartışmasının anlamı ve faydası yok" diye yanıtladı.
"BİRLİKTE YAŞAMA MANİFESTOSU"
DTK Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, Öcalan'ın Nevruz'da okunan mesajıyla birlikte Türkiye'de tarihi sürecin başlangıcı olduğunu belirterek, "Ben bir demokratik birlik, birlikte yaşama manifestosu olarak değerlendiriyorum. Kaybet kaybet siyasetinden kazan kazan siyasetine geçiş söz konusu" dedi. Kürt ve Türklerin bin yıllık kardeşçe yaşamından bahseden Tuğluk şöyle devam etti:
"Artık bundan sonra Kürtler'in haklarının anayasal güvence altına alınması mücadelesini vereceğiz. Sınır dışına çıkma tartışmaları çok yoğun. Sınır dışına çıkılabilmesi için bir takım kurumsal gözlemci heyetlerin olması, meclisin bu konuda insiyatif alması gerekiyor. Sayın Öcalan'ın koyduğu çerçevede bir yaklaşım görüldüğünde, iddia ediyorum, 1 haftada Kürt meselesi çözülebilir. Bu süreci istemeyen bazı provokatif yaklaşımlar olabilir. Bunlara karşı da çok dikkatli olmak zorundayız."
KÜRTÇE DÜZGÜN OKUNAMADI
Abdullah Öcalan'ın Kürtçe mesajının düzgün okunmaması ile ilgili eleştirilerle ilgili olarak da Tuğluk, "Bugün bizler Kürtçeyi bilmiyorsak, bu devletin inkarcı politikasından dolayıdır. Ama kendi dilimize sahip çıkacağız" diye cevaplandırdı.
Yorumlar