CHP Hatay Milletvekili M. Ali Ediboğlu, İçişleri Bakanı Muammer Gülere cevaplandırılmak üzere bir soru önergesi verdi.
28 Kasım 2013 Perşembe 10:52
Ediboğlu, ulusal ve uluslararası basında yer alan habere ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlunun açıklamalarına göre, Türkiyeden Suriyeye silah sevkiyatının yapıldığı, bunun bir suç olduğu, Türkiye Cumhuriyetinin meşruluğunu uluslararası alanda tartışılmasına yol açacak gelişmeleri de beraberinde taşıdığını belirtti. Ediboğlu soru önergesinde: Adanada bir TIRda cephanelik bulunması ile başlayan ve TIRda uyuşturucu ihbarı yapılması sonucu yapılan aramada, Suriyeye gidecek bir TIR dolusu havan mermisi kovanları yakalanmış, bu kovanların Konyada yapıldığı ve oradan Suriyeye gönderilmek üzere TIRa yüklendiği de tespit edildi. Davası devam eden bu olayda, TIR şoförü ifadesinde, Ben bu malzemeleri daha önce iki defa Reyhanlıya götürüp, teslim ettim. Teslim ettiğim yer Jandarma Karakolunun korumasında olan etrafı çevrili bir yerdi. Zaten oraya girebilmek için Jandarma kontrolünden geçiyorum. Ancak aracı aramadılar, kasasına bakmadılar. Ancak bizim TIRı götüren önce bir araç duruyordu, o araç ile konuştular, sonra o karakol binasının 200 metre ötesinde etrafı çevrili bir alana ben yükü boşalttım. Boşalttığım yükler hepsi ambalajlı, sarılı şekildeydi demektedir. Bu çerçevede; 8 Kasım 2013 günü uyuşturucu ihbarını değerlendiren Adana polisi bir TIRda 931 havan mermi kovanı ve 10 havan rampası yakalarken, TIR şoförü L.K.nın mahkemeye verdiği ifadeye göre bu sevkiyatlar daha önce de yapılmış ve cephanelik malzemeleri Jandarma kontrolünde Suriyedeki El-Kaide terör örgütüne teslim edilmiş midir? 2-) Bu cephanelik malzemelerinin Konya ve Adanadaki bazı atölyelerde üretildiği doğru mudur? Doğru ise bu cephanelik malzemelerinin üretilmesine göz mü yumulmuştur? Daha da önemlisi sanıkların mahkemeye verdiği ifadeler Türkiyenin meşruluğunu uluslararası alanda tartışılmaya açmaz mı? 3-) Bu silahları temin ettiği ifade edilen Suriye uyruklu Heysem Topalcanın adının Reyhanlıdaki patlamada da gündeme geldiği, buna rağmen tanık olarak bile dinlenmediği iddiaları doğru mudur? Ayrıca Heysem Topalcanın Konyada bir ay boyunca silah ürettirmesine rağmen istihbarat birimlerinin bunu görmezden geldiği ve bu silahların Jandarma denetiminde El-Kaideye gönderildiği resmi tutanaklar arasına girmiş ise, bu tutanak kayıtları Türkiyenin başını ağrıtmaz mı? 4-) Tüm bu konular ile ilgili kamuoyunu aydınlatmayı düşünüyor musunuz? ifadelerini kullandı.
Yorumlar