Dünya Basın Özgürlüğü Günü, 3 Mayıs 1991de UNESCO tarafından Namibyanın Windhoek kentinde düzenlenen uluslararası konferansta imzalanan Windhoek Deklarasyonu anısına, 1993ten beri BM Genel Kurulu kararıyla kutlanmaktadır. Özgür, bağımsız ve çoğulcu basını destekleyen bu bildirge, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine ve haberleşme özgürlüğünün temel insan haklarından biri olduğuna atıfta bulunarak çoğulcu ve özgür basının bir ülkede demokrasinin gelişmesi ve ekonomik kalkınma için zorunlu olduğunu vurguluyor. Ancak, basın gerçekten özgür mü? İşte kilit soru bu
02 Mayıs 2014 Cuma 09:49
Bize göre, bazı gelişmiş ülkeler dışında basın kesinlikle özgür değil. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Basın hürdür, sansür edilemez der. Ancak, gerçekten resmi olarak olmasa da gayrı resmi olarak acaba zaman zaman sansür uygulanıyor mu? Gazeteciler Türkiyede ve farklı ülkelerde özgür şekilde çalışabiliyor mu? Resmi kayıtlar bunun böyle olmadığını açıkça gösteriyor. Gazeteciler için en tehlikeli çalışma alanı haline gelen Ortadoğuda öldürülen, ya da esir tutulan gazetecilerin sayısı bilinmiyor. Türkiyede ise yeni TCKdaki ağır hapis cezaları, basın için sıkıntı yaratmaktadır. Hakkında yazı yazılan, karikatür çizilen kişiler soluğu mahkemelerde almakta ve basın çalışanlarının özgürlüğü kısıtlanmaktadır. Demokratik eleştirileri sindirememenin sonucunda, TCKdaki ağır maddeler çerçevesinde basın mensupları ağır para cezaları ya da hapis alabilmektedir.
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Gününe Türk Basın Mensupları yine içleri buruk, yine talepleri gerçekleşmemiş olarak girmekte ve cezaevlerindeki tutuklu gazetecilerin durumuna haklı olarak üzülmektedir .
Yorumlar