Tür seçiniz:
Şimdi geriye dönüp baktığımızda, aradan geçen 42 yıl içinde bu ülkenin ve halkımızın her türlü yozlaşmayı ve adaletsizliği gördüğünü anlıyoruz. Bu geçen süre içinde; tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen binlerce insanlık dışı varlığı, Devleti hortumlayanları, faili meçhul cinayetleri Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Abdi İpekçi, Ahmet Taner Kışlalı, Doğan Öz, Ümit Kaftancıoğlu, Onat Kutlar, gezi direnişinin 7 fidanının katledilişini gördü bu ülke. Yıllar geçmesine rağmen suçluların yakalanamadığını, Avrupada suçlanan bizde aklanan Deniz Feneri skandalını da gördü bu ülke. Adam kayırmacılığı, adaletsiz olan ve günümüze kadar gelen ve çıkarları uğruna seçim yasasını değiştirmeyen hükümetleri gördü bu ülke. Allahın kul hakkıyla karşıma gelme dediğini unutup kul hakkının yendiğini, ayakkabı kutularındaki milyonlarca avroyu da gördü bu ülke. Ağaç katliamlarını, yıllar içinde insanların taşeronlaşma ile nasıl modern köleliğe dönüştürüldüğünü gördü bu ülke. Gelirdeki uçurumları, havayollarında teröristlere uygulanan VİP ayrıcalığını gördü bu ülke. Terörist başı ile pazarlığı gördü bu ülke. Çocuk tacizcilerinin, kadın öldürenlerin kısa sürede dışarıda özgürce dolaştığını, nice haksız ve hukuksuz uygulamaların olduğu ortamları gördü bu ülke. Bugün artık anlıyoruz ki; Denizler yukarıda sayılan çirkinliklerin benzerlerine karşı geldiği için, insan onurunu, emeği, alın terini değerli buldukları için, Emperyalizmin uşağı olmayı kabul etmedikleri için asıldılar. Yine inanıyoruz ki; Deniz ve arkadaşlarının öldürülmesi aslında insanlık onurunun bir Kerbelasıdır. İnsanlık onuru için mücadele edenler asla unutulmayacak, Denizlerin idam edilmesine seyirci kalanlar ve sorumlu olanlar mahşerde bunun hesabını asla veremeyeceklerdir. Bu duygu ve düşüncelerle kalleşçe 42 yıl önce Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnanı aramızdan alan ve katleden uşak düşünceyi lanetliyor, Deniz ve arkadaşlarının onurlu mücadelesini selamlıyorum.
Yorumlar