banner110
banner77

FERMAN BELEDİYENİNDİR!

09 Şubat 2010, 12:03
FERMAN BELEDİYENİNDİR!
87 yıllık cumhuriyet dönemi görmüş güzelim ülkemizin geçirdiği badireler dile gelir türden değildir. Bu aksamalar, darbeler, çatışmalar, taraflaşmalar, kutuplaşmalar vs. bütün bu saçmalıkların ülkeyi 87 yıl sonra olması gerektiği yerde olmamasına ön ayak olmuş kösteklemelerdir. Bunun aksini kimsenin söyleyemeyeceği gibi, bugün herkes zamanında olmuş olan bunca şey hakkında atıp tutarlar, hatta “bizi seçerseniz bunlara bir son vereceğiz, olmayacak” diyerek halka örnek gösterirler. Bugün sopayı eline alan savurmuyor mu milletin üstüne? Koltuğu alan yandaşlık politikası yapmıyor mu? Taraf olmazsanız bertaraf olursunuz! Maalesef bu ülkenin bir de böyle bir caydırıcı politikası var. Bu yazılı bir kural değildir elbette ama böyle. Bu sebeple taraf olmak zorunda hissedersiniz kendinizi. Fakat burada bahsedeceğimiz böyle bir taraf seçmek zorunu da değildir. Tam anlamıyla yancılıktır. Yancılık! Bunun hemen alt başlığının ilki torpildir. Onun alt başlığı rüşvet! Onun alt başlığı hiçte iyi diyemeyeceğimiz negatif değerler sisileleridir. Birileri seçim zamanı birilerini desteklerler –kime karşı neye karşı?- daha sonra da onların kazanması durumunda kendilerine destek verenler mutlak suretle karşılık beklerler. Bunların alış verişinden kastettiğimiz kesinlikle pozitif yüksek bir düşünce veya değer olarak algılanmamalıdır çünkü gerçek anlamda maddi alış-verişten bahsediyoruz. Yani destek ver, güvendiğini söyle, düşüncelerimi benimsemiş gibi yap sonra sana istediğin kadar ihale; istediğin kadar para veya iş ya da terfi yahut ev, araba, arsa, kat, yat, sat anam sat. Babalarının mallarını satıyorlarmış gibi satıp destekçilerine dağıtıp, uzun vadede servetlerine servet katmayı hedeflerler. Burada bahsettiğimiz Güven, Destek; bu kelimelerden benim anladığım olumlu ve eğer hissedilirse gerçekten yüce bir duygu, his ya da olgudur. Ama bunun bile bir sınıf çatışması oluşturacak şekilde kullanılmasıyla nasıl olur da milletin birbirine ya da sana ya da öğretmenine ya da başkanına ya da patronuna ya da anasına, babasına güvenmesini beklersiniz. Bu ülkede gönül rahatlığıyla söylenecek yegâne şey kaybettiğimiz değerlerimizdir. Neler olduğunu uzun uzun başka bir tartışmamda yazarım anlamayana ama şimdi bir Mediokr (Orta Zekalı) edasıyla olaylardan bahsedelim ki anlamayanlar iyice anlasın: Soralım; Yüz milyarlarca borcu olan kuruluşlar, matbaalar, gazeteler nasıl olduda bir anda düzlüğe çıktılar?(içinde olduğumuz meslek çevresi olması dolayısıyla bizim bildiğimiz bunlardır, bilmediklerimiz duymadıklarımızın hesabını da birileri sorar elbette.) Doktorlar, gazeteciler… Hatta çocuklarımızın güvendiği model aldığı, örnek aldığı öğretmen(ler); ne bu körler sağırlar birbirini ağırlar mı? Sözümüz işini doğru dürüst yapmaya çabalayan insanlarımızın dışında… Kendinizi ne sanıyorsunuz ki sözünüz kanun yerine geçebiliyor? Olur diyorsunuz olmuyor olmaz diyorsunuz olmuyor öyle mi? Bu ülke demokrasiyle yönetilen, bir anayasası olan ülkedir. Yer bulan kendini cumhurbaşkanı sanıyor. Değerli mesleklerinden istifa ettirilip, milletten alıp yandaşlarınıza vermek mi sizin verdiğiniz sözler? Eski başkan Mete ASLANI eleştiriyorlardı, şimdi farklı bir şey yapıyormuşçasına içleri rahat yiyip yutuyorlar. Nerde kaldı sizin iddialarınız, mertliğiniz (sözde)? sesiniz kesildi! Hiç olmazsa eski başkan İskenderun içine veriyordu ihaleleri, bu garip bir şekilde kendi belediye sınırları dışında kalan yerleri besleme çabası içerisinde… Akıllara “Kim bunlar? Sen kimden bahsediyorsun?” soruları gelebilir. Bunları açık açık konuşabileceğimiz bir demokratik zemin de gelecektir umut edelim ki; şimdilik şöyle söyleyelim: 1. Şimdiki belediye yönetimi 2. Bu yönetimdeki bazı müdürler Küçük dağları biz yarattık diyorlar. Birileri Altınözü/Karbeyaz bölümüne bakıyor birileri de gazeteyi nasıl zengin ederim diye uğraş veriyor ki; işleri de kendi gazete ve matbaasında yapmıyor başka şehirde yaptırıyor. Kurnaz kardeşlerim benim, uyanık arkadaşlarım benim… Bir diğeri de işi gücü bırakmış fırsat bu fırsat diyerekten akraba tanış matbaalara belediyenin işlerini dolduruyor. Başkan Civelek mi ne yapıyor? Ne yapsın İskenderun halkının gözünde kredisi tükenmeye devam ediyor. Buyur yolun açık olsun. Vatandaş belediyeye işi düşmüş, gidiyor, Dur! - Kapıdan içeri girmeden işini halledeceğini mi sanıyorsun kardeş..! Yok öyle bedava dava. Müdürleri ve sorumluları var elbette. Her bölümün. Ama onlar işi bilmez, iş bitiremez hele sen bir özel kalem müdürü öğretmenime uğra seni bir görsün, boyunu posunu bir görsün, in misin cin misin tanısın sonra birde düşünsün eee senin vaktin çok... Onun da işi çok... bir ara senin işinin hallolması için mutlaka aklına gelince birilerine: “bakın ya şunun işine” diyecektir. Acırım belediyede koşuşturan ve işini layıkıyla yapmak için çırpınan idareci arkadaşlara yetkili- yetkisizler… İşler böyle olunca mazlum halkım, diyecek söz kalmıyor, demokratik ülkede güç sizde mi değil mi göstermeniz ümidiyle… Nitekim bildiğimiz kadarıyla demokraside en büyük irade halkın kendisidir. Ne diyelim Ferman Padişahındır...

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99