Yargı kurumlarının mekânlarında, yargı mensuplarının amblemlerinde aynı kadın figürünün yer aldığını görüyoruz. Bu figür çoğunlukla bir heykel, bir resim veya bir rölyef olarak karşımıza çıkar. Adaletin ve evrensel hukuk değerlerinin sembolüne havi minyatürler ise biz avukatların çalışma ortamlarını süsler. Gözleri kapalı, elinde kılıç ve terazisiyle bu kadın figürü, ülkemizde özellikle son yıllarda bir süs olmaktan öte bir anlam taşımamaya başladı.
Adalet tanrıçasının sembolü kadın figürünün gözlerinin kapalı olmasının nedeni tarafsızlığı simgelemek içindir. Yargıç adaleti dağıttığı kişileri görmeyerek tarafsız kalabilir ve etkilenmemiş olur. Böylece yargıcın taraflı olması önlemiş olur. Adaletin sembolü heykelinin elindeki “Kılıç” adaletin verdiği cezaların caydırıcılığını ve gücünü, “Terazi” ise adaleti ve bunun dengeli bir şekilde dağıtılmasını simgeler
Ne yazık ki adaletin ve düzenin simgesi olan Themis veya diğer adıyla Justita’nın yüzyıllardır tüm insanlık için taşıdığı değerler, ülkemizin idaresinden sorumlu olanlar tarafından sevilmiyor ve bilerek ve isteyerek tahrip ediliyor.
Biri ülke gündeminden, diğeri İskenderun’dan iki somut olay üzerinden, adalet tanrıçasının temsil ettiği değerlerin nasıl yerle bir edildiğini açıklamaya çalışalım.
Adamına Göre Hukuk
MHP kurultay süreci, hukukun evrensel ilkeleriyle adeta dalga geçildiği, hukukun siyasi tahakküm altında yerle bir edildiği ve her yönden adalete olan inancın ortadan kalktığını gözler önüne seriyor. İlgili ilgisiz mahkemelerin birbirine taban tabana zıt kararları, Yargıtay’ın, valiliğin, polisin siyasi iktidarın müdahalesiyle ‘şaklabana’ döndüğü bir sürece tanıklık ettik.
Oysa hukuk açısından çözümü çok basit bir konu vardı. Bir siyasi partinin delegeleri kurultay yapmak istiyor. Parti yönetimi ise kurultay yapmak istemiyor. Bu sorunu parti tüzüğü ve siyasi partiler yasası tartışmaya yer vermeyecek şekilde hükme bağlamış. Siyasi irade işin içine girince gün gibi ortada olan gerçek bir anda içinden çıkılmaz bir soruna dönüştü. “Evimizin yargıcı” tabirini hakettirecek şekilde önüne gelen “nazının” geçtiği mahkemeden karar almaya başladı. Adalet Bakanı yazılı talimatlarla ülkemizde hukukun ve adaletin kalmadığını belgeleyen işler yaptı. Halkın gözü önünde komik olduğu kadar trajik bir yargı tiyatrosu sergilendi. Hukuka ve adalete olan inanç ortadan kalktı. Bir kez daha hukuku bu hallere düşürenlere lanet okumakla yetindik.
Yargı Tiyatrosu
Hukuk komedisinin bir diğer örneği İskenderun’da geçtiğimiz hafta sonu yaşandı. İskenderun’ u yöneten Kaymakamlık, Belediye ve bunlara bağlı kolluk kuvvetleri İskenderun’ da tiyatro, panel ve benzeri kültürel, sosyal faaliyetlere alerjik bir yaklaşım sergiliyor. Birileri bu şehirde her türlü hukuksuzluğu yapmaya kendine hak görürken, sayısız fedakârlıkla İskenderun’ u yaşanılır bir kent haline getirmek isteyen sivil toplum kuruluşlarına, demokratik kitle örgütlerine zorbalık derecesinde engeller çıkarılıyor.
Kısa bir süre önce İskenderun Belediyesi hukuksuz şekilde kültür merkezini tiyatro ve panellere kapılarını kapatırken, geçtiğimiz Pazar günü ünlü sanatçı Füsun Demirel’ in rol aldığı tiyatro oyununu Kaymakamın talimatıyla İskenderun Emniyet müdürlüğü kayıt altına almak istedi. Oyun sırasında ve salonun içinden yapılmak istenen video kaydıyla sözde içerik kaydı yapacaklarmış. Sadece faşist düzenin egemen olduğu sistemlerde, her türlü sanat faaliyetini düşman gören zihniyetin tezahürü olan bu girişim bir kez daha demokratik ve tarafsız hukuk düzeninin rafa kaldırıldığını ortaya koyuyor.
Tiyatro oyununun sergilendiği sırada seyircileri ve canlı performans ortaya koyan oyuncuların polis tarafından videoya çekilmesinin haksız ve hukuksuz olduğu kadar aynı zamanda suç olduğu gözetilmeden, bu işleme karar veren idareciler hakkında soruşturma açılmadan hukuk, adalet ve tarafsızlık üzerine söylenen her söz en hafif değimle teranedir.
Adamına göre, makamına göre, siyasi fikrine göre hukuk yaratanlar bu ülkede insanlığın yüzyıllara sarih tüm kazanımlarını ortadan kaldıranlardır. Türkiye’yi hukukun, adaletin, ahlakın ve eşitliğin olmadığı bir cehenneme çevirenlerdir.
Yorumlar