Bundan önceki yazılarımda Türkiye de yaşanan gelişmeleri değerlendirip düşüncelerimi sizlerle paylaşmıştım. Bu yazımda hepimizi çok yakından ilgilendiren bir konuyu ele almak istiyorum. Okurken bana ne Irak’tan, Mısır’dan, Libya’dan diyebilirsiniz ancak Amerika Birleşik Devleri’nin Afganistan’ı işgal sürecinin başlangıcından itibaren yaşananları dikkatlice izleyecek olursanız bu senaryoların bir gün ülkemizin başına da gelebileceğini görecek ve bana hak vereceksiniz. A.B.D.’nin İslam coğrafyası ve orta doğuya karşı olana yakın ilgisini çok iyi biliyoruz. Afganistan ve Irak’ın, halklarına demokrasi getirilme bahanesiyle nasıl işgal edildiğini, bu ülkelerin doğal zenginliklerinin nasıl sömürüldüğünü, halklarının şu an nasıl aç ve sefil olduğunu sizlere yeniden anlatmama gerek yoktur herhalde. Bu ülkelerde ki zulmü sona ermeyen A.B.D. sinsi sinsi İRAN’A el atmış bu ülkeden kendisine ekmek çıkmayacağını anlayarak rotasını Kuzey Afrika coğrafyasında ki MISIR – LİBYA – TUNUS gibi petrol sahibi Müslüman ülkelere çevirdi. Ancak Bu defa daha akıllıydı. Dünyanın tepkisini çekmemek için müdahaleleri ordusuyla yapmadı. Öncelikle dünya gündemine bomba gibi düşen wikileaks belgeleriyle halk tahrik edildi, halkın gözünde liderlerin imajları paramparça edildikten sonra yıllardır alttan alta beslediği işbirlikçileri sayesinde ayaklanmalar başlatıldı ve müdahale için hukuki zeminler yaratıldı. Haçlı zihniyetinde ki Sarkozy tipi liderlerle de BM den müdahale kararı çıkartılarak Libya bombalanmaya başlandı. Aklınıza, nasıl olur da yıllardır ülkelerinin kanını sömüren diktatörleri savunur sorusu gelmiş olabilir. Diktatörleri asla savunmuyorum aksine halkın kendi iradesiyle olmak kaydıyla hak arama girişimlerini her zaman savunmaktayım, ancak işin içinde Amerika olunca yaşananların hiçbirini masum talepler olarak göremiyorum. Liderlerin açıklamalarını gördükçe de bu konuda ne kadar haklı olduğumu düşünüyorum. Yapılan haksızlıklar karşısında Rusya Başbakanı Vilademir Putin bile dayanamayarak işgali Haçlı Seferi olarak tanımlamış ve zulmün durdurulmasını istemiştir.
Dostlarım sıra yavaş yavaş ülkemize doğru gelmektedir aynen Mısır da, Tunus ta, Libya da olduğu gibi vatandaşlarımız içten içe tahrik edilmekte etnik kimliklerimiz kaşınmakta demokratikleşme söylemleriyle halkımız içinde keskin ayrılıklar doğurtulmakta, ülkemiz karıştırılmaktadır. Şimdi bizimle kanka olduklarına bakmayın. Uygun zaman geldiğinde üzerimize uçaklarını göndererek bizim ülkemizi de demokratikleştireceklerdir. Zamanında Ortadoğu da ki en büyük kankaları Hüsnü Mübarek değil miydi? Ne oldu peki? Harcama sırası ona geldiğinde bozuk para kadar bile değeri yoktu. Sayın başbakan siz akıl bir lidersiniz. Akıllı insanlar yaşananlardan ders alan kişilerdir. Eski kankaların durumundan ibret alın ve A.B.D.‘ye karşı dik bir duruş sergileyin artık Amerikan planlarına alet olmayın Libya ya ambargo amaçlı olsa dahi bir asker, bir teçhizat bile göndermeyin. Ülkemizde ki demokratikleşme adı altında gerçekleşen bölücülük propagandalarına mani olun. bizde ülke olarak size sahip çıkalım aksi takdirde ülkemizle birlikte sıra size de gelecektir.
Bu kadar ABD den bahsedince sizinle bir anımı paylaşmadan edemedim
2009 yerel seçimlerine ya 1 hafta ya da 10 gün vardı. Nedendir bilinmez Adana ABD başkonsolosu benimle görüşmek üzere randevu aldı. Görüşme gerçekleşene kadar neden böyle bir talep geldiğine anlam veremedim. Ancak randevu günü gelip çattığında her şey açıklığa kavuştu. Sayın konsolos öncelikle DP adayı olmama rağmen bana uzun bir AKP propagandası yapmasının ardından yeniden başkan seçilmem halinde İskenderun limanı ile ilgili düşüncelerimi sordu. Hatırlarsınız ki o dönem ABD.’nin Irak tan asker çekmesi ve İskenderun Limanını kullanması söz konusuydu. Limanın A.B.D. ve NATO güçleri tarafından kullanılmasına kesinlikle karşı olduğumu, daha öncede A.B.D. askerleri limana geldiğinde bu yönde tavır koyduğumu bildirdim. O görüşmenin ardından birçok şey değişti ve şahsıma karşı açık tavır koyuldu.
Peki bugün ne oldu limanın özelleştirmesini alan müteahhit firma nato ihaleleriyle ön plana çıkmış bir firmadır. Bu size ne çağrıştırır bilemem. İskenderun’umuzdan yeni seçilecek milletvekillerine sesleniyorum; sizlere çok büyük görevler düşmektedir. İskenderun limanında ki gelişmeleri çok yakından takip etmelisiniz gerekirse liderlerinize rağmen, makam ve mevki düşünmeden vatan için her şey teferruattır demelisiniz.
Hepinize sağlıklı ve onurlu bir ömür diliyorum.
Hoşçakalın
Yorumlar