Türkiye Cumhuriyeti ekonomi tarihinde kamu iktisadi teşekküllerinin (KİT) katkılarını inkar etmek 25 yıldır çok moda. 24 Ocak 1980 liberal ekonomiye geçişle birlikte KİTler hakkında olumsuz söylemler ekonomi tarihimizin gelişmesine herhangi bir etki yapmamış, günün koşullarına göre gelişme devam etmiştir. Çünkü ekonomiyi boş ve mesnetsiz söylemler etkilemez. Sermaye etkiler, teknoloji etkiler, hammadde etkiler, talep ve işgücü etkiler.
Peki, KİTler zarar ediyor, ödediğimiz vergiler KİTlere gidiyor, devlet ekonomiden elini çeksin, gibi söylemler neyi değiştirmiştir.
Bu ekonomi söylemleri ne yazık ki, siyasal yaşamımızı etkilemiştir. Türkiyenin geçmişine olumsuz bakan insan sayısını artırmıştır. Hem de öyle bir artırmıştır ki, KİTlerin bugünlerimize yaptığı katkıları göremez olmuşuz. Sanki 90 yılımız boşa gitmiş gibi bir havaya girmişiz.
Oysa Cumhuriyet kurulduğunda halkımızın literatüründe ekonomi gibi bir kavram yoktu. Herkes kendi yaşamını sürdürecek kadar ekip dikerse ne mutlu. Türk halkı ticareti, ekonomiyi, üretimi, para kazanmayı ancak Cumhuriyetle birlikte öğrenmiştir.
Her biri birer KİT olan Etibank, Sümerbank, Devlet üretme çiftlikleri ve daha niceleri, Türkiye ekonomisine öncülük etmişlerdir. Aynı şekilde Ziraat bankası, Halk bankası gibi KİTler Türkiyenin sermaye ve finans yapısının oluşmasını sağlamışlardır. Hatta iş bankası kurulurken özel sektöre model teşkil etsin diye farklı bir statüde kurulmuştur.
Kısaca yazmak istediğim için, buraya kadar söylediklerimin her cümlesi birer konu başlığı gibi içerik taşıdı. Aslında çevremizden bir örnek vererek 90 yılımızın boşa gitmediğini çok kolay anlatabiliriz. 1969 yılında İsdemirin temeli atılmasa, bir kit olan İDÇ fabrikaları üretime geçmese, Sarıseki, Toros, Osmaniye üçgenindeki çelik tesislerinden hangisi bugün varolurdu. Payas denince dünyanın çelik sektöründe söz sahibi olan bir kasaba akla gelir miydi? İDÇ kütük demir üretmese Ekinciler fabrika kurar mıydı? Yazıcı İskenderun fabrikası olur muydu? Tosyalı, Atakaş, Nursan, Koç, Baştuğ ve daha niceleri. Kolaycı bir anlayış, bugün çoğu fabrika kendi kütüğünü kendisi üretiyor diyebilir. İsdemir satıldı da kurtulduk, diyebilir. İşte bu noktada gerçeği tam olarak görmek lazım! Devlet diğer birçok sektörde olduğu gibi demir çelik sektöründe de üretici olarak görevini yerine getirmiş ve üretimden çekilmesi gerektiği zaman da çekilmesini bilmiştir.
Karma ekonomiyi yerden yere vuranlar, başta dediğimiz gibi yalnızca siyasal kazanç elde etmişlerdir. Kabul edelim ki, devlet İDÇ yi kurarak bölgemizdeki çelik sanayinin bugünlere gelmesine öncülük etmiştir. Bunu yadsımamız mümkün değildir. Devlet kit gücünü bugün de TOKİ olarak ortaya koymuştur. Her ne kadar devlet ekonomiden elini çeksin deseler de TOKİ günümüzün en büyük üretici devlet şirketidir.
Yorumlar