Bugün Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilişinin 40. Yılı. Atmışlı yılların ikinci yarısında gelişen gençlik hareketinin en önemli önderleri kabul edilen, haksız yere darağacına gönderilirken bile bağımsızlığa, özgürlüğe ve Marksizme dair çağrıları bugün milyonlar tarafından benimsenen bu gençler, ülkenin dört-bir yanında anılmaya devam ediyor.
40 yıldır ülkemizi emperyalizme bağımlı halde yöneten, faşist baskıları yönetim anlayışı kabul ederek diktatörlükler kuran, darbeler yapan yönetimler, Denizlerin hepimiz için özgürlüğün simgesi olmasını engelleyemediler. Deniz Gezmiş son istekleri arasında dinlemek istediği Rodrigonun gitar konçertosu sokakların tank paletleriyle ezildiği karanlık günlerde, cuntacıların zalim çığlıklarını bastırmayı başarmıştı.
Denizlerin tam bağımsızlık şiarı daha bir hafta önce işçi sınıfının emek ve dayanışma günü 1 Mayısta ülkenin tüm meydanlarında seslendirildi. Genç emekçiler ve öğrenciler ise portrelerini ise taşındılar. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnanın avukatı Halit Çelenk ile Denizlerin idam ediliş sürecini şiirsel bir dille yazarak tüm ülkeye tanıtılmasını sağlayan yayıncı yazar Erdal Özün aynı güne gelen vefatları adeta 6 Mayısın belleklere kazılmasını sağlayan bir tarihe dönüşüyor. Denizler ölürken bile çoğalıyorlar.
İdama tanık olan avukat Halit Çelenk, Deniz Gezmişin son sözlerinin Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Marksizm-Leninizmin yüce ideolojisi. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi. Kahrolsun emperyalizm. Yaşasın işçiler, köylüler olduğunu açıklamıştı. Bu sözlerle ve yaptıkları mücadele ile ülkenin devrimci hareketinin efsanevi liderleri haline gelen Denizleri, AKPnin karanlık ve zorba yönetimine inat, bir kez daha aydınlık günlere olan inançla ve umutla anıyorum.
Yorumlar