İskenderun’a ateş düştü. Onlarca çocuk anne, baba ve öğretmen akıl almaz ihmaller zincirinin kurbanı oldular. Tarifi imkansız bir acı kapladı hepimizi. Daha olayın ayrıntıları belli olmadan, çocuklarımızın minicik bedenleri sudan çıkarılmadan;
Vali "öğrenci velilerinin kendi aralarında düzenlediği geziymiş" diye buyurdu. Alışık olduğumuz üzere yönetici sorumluluktan kurtulmanın derdine düşmüş hemen. Zeytinyağı gibi su üstüne çıkacağını düşündü. “Suçu kurbanlara at kurtul” zihniyeti bir yönetici refleksine dönüşmüş.Kader veya fıtrat diyerek bu olay hiç yaşanmamış gibi geçiştirilecek sanıyorlar. Ama bu kadar kolay olmamalı.
Bu kaçıncı okul gezisi kazası?
Her yıl benzer acılara tanık oluyoruz. Yetkililer geçtiğimiz yıllarda “Okul gezileri ile ilgili kısıtlama ve düzen” getireceklerini açıklamıştı. Bazı yasal düzenlemeler kuşkusuz var. Örneğin Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinin 21. Maddesinde başlıklar halinde yapılması gerekenler sıralanmış. Yönetmeliğin bu maddesindeki şartlardan bazılarını olduğu gibi aktaralım;
• Okul müdürü, gezilerle ilgili belgeleri inceler ve yetkisinde olanları onaylar. Yetkisi dışındaki gezilerle ilgili yazıyı da en kısa sürede onay alınmak üzere il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne gönderir.
• Ulaşım araçlarına kapasite dışında kesinlikle fazla yolcu alınmayacaktır. (Kafile başkanı ve okul müdürü öncelikle bu konuda sorumludur)
• Okulun bulunduğu il/ilçe sınırları içinde sosyal etkinlik kapsamında yapılacak gezilerle ilgili onay, okul müdürlüğünün önerisi üzerine il/ilçe millî eğitim müdürünce; il sınırları dışına yapılacak gezilerle ilgili onay ise il/ilçe millî eğitim müdürlüğünün önerisi üzerine mülkî amirce verilir.
• İl içi ve il dışı gezilerde öğrencilerin kaza sigorta işlemleri, geziye gidilecek araçların seçilmesi ve diğer konularda, Okul Gezileri Çerçeve Sözleşmesinde (EK-12) belirtilen hükümlere uyulur.
Veliler Çaresiz Kalıyor
Son yıllarda Okul gezisi adı altında birçok yere gezi düzenleniyor. Denetim hak getire. Okul idaresi bu gezileri düzenlemesi konusunda okul aile birliklerine baskı yapıyor. Öğretmenlere öğrencileri gezilere katmak konusunda baskılar yapılıyor. Öğrenci velisi çaresiz kalıyor. Çocuğunu gönderse bir türlü göndermese bir türlü. Gezilerde amaç kesinlikle eğitim ve öğretim değil. Aksi taktirde parası olmayan öğrencileri de bu gezilere götürmek zorundalar. Kanuni düzenleme öğrencilerin parası olmasa da gezilere katılabileceğini söylüyor. Ama okul idarelerinde amaç maddi gelir elde etmek olduğundan sadece para verebilenler geziye dahil ediliyor.
Eskiden okul gezileri yakın yerlerde olan mesire yerlerinde yapılırdı.Son yıllarda ekonomik getirisi olan yerler seçiliyor. Hatay’dan Çanakkale’ye kadar ülke bir baştan bir başa katediliyor. Bu büyük bir sorumluluk gerektirdiği halde tamamen denetimsiz ve sorumsuzca yapılan geziler.
İskenderun’a düşen ateşi sadece trafik canavarına yükleyerek söndüremeyiz. Trafik canavarlarına direksiyonu teslim edenlerden, gerekli düzenlemelere uymayanlara kadar, bakanlıktan valiliğe ve hatta okul müdürüne kadar ihmali olan tüm kişi ve kurumların sorumluluğu araştırılmalıdır.
Bu ülkede yöneticiler sadece maaş alıp halka efelik yapmayacaklar. Okul gezilerine standart getirmek, programlamak ve güvenliğini sağlamak zorundalar. Sadece öğrenci velilerinin parasını almakla meşguller. Öğrenciler ise canı pahasına okulların müşterisi gibi görüyorlar. Bu okul gezilerinde her yıl acı haberler alıyoruz.
Bu duruma bir disiplin sağlamak için daha kaç çocuğumuzun ölmesi gerekiyor. Hepimizin başı sağolsun.
İnsana dair her şeyi öldüren yöneticilerin ülkesindeyiz.
Yorumlar