Hemen söylerler;
Kararlı olacaksın, yürekli olacaksın, halkçı olacaksın.
Öyle değil.
Önce halkla beraber olacaksın
Kararlı olacaksın, ama halkla beraber
Yürekli olacaksın, ama halkla beraber
Halkçı olacaksın, ama halka rağmen değil
Seçime giren iktidar adayı partinin toplumu iyi tanıması gerekir. Toplumun yüzde yirmi beşi seninle beraberken kalan yüzde yetmiş beşi sana tamamen kapalı ise iyice düşünmek gerek.
Çok doğru söylemlerin olabilir. Ama toplumda genel kabul görmüyorsa oy alamazsın. Öncelikle kendi kendine soracaksın; toplum bize ne kadar güveniyor, bizden ne istiyor.
Bizim hatalarımıza ne kadar müsamaha gösterir, rakiplerimizin hatalarına ne kadar. Toplumun genel karakterine ters düşen bir özelliğimiz var mı? Varsa, toplumla barışık olmak için nasıl bir yöntem izlemeliyiz.
Ve en önemlisi
Seçmenlerden oy almak için onlara yeni bir şeyler göstermek gerek. İktidara geldiğinde insanların hayatında bazı şeylerin değişeceğine inandırmak gerek.
Bakın, CHPnin en büyük projesi, çok da güzel bir proje olmasına karşın getiri sağlamadı. Aile sigortası ve yoksullara verilecek aylık. İyi bir proje, ama halk anlamadı. Ne yapalım, halkı mı suçlayalım. Kimse halk suçlu diyemez. Çünkü politika yapan insan bu halkın sesi, bu halkın sözcüsü olmaya adaydır. Bu halktan oy isteyecektir.
Bence aile sigortası ve yoksul aylığı projesinin rağbet görmemesinin iki nedeni vardır.
Birincisi, bu toplum üreteceğin hizmetin kaynağını önceden deklere etmeni bekliyor. Eğer yeni bir proje getiriyorsan, kaynak nerede, sorusu gelmeden önce kaynağı göstermek şart. Eleştirilerden sonra kaynak göstermek bizim toplumumuza uymuyor.
İkinci neden daha da önemli. Bu projenin en çekici yanı, yoksullara bağlanacak aylıktır.
Bu yep yeni bir şey değil. Daha önceki hükümetler de yoksullara aylık bağlamıştır. Şöyle ya da böyle. Bu bağlanmış aylıklar ve yardım kuruluşlarının yoksullara yaptığı yardımları tekelden yönetmek, daha düzenli ve saygın hale getirmek üzerine oturtulmuş bir proje.
Yeşil kartım, yaşlılık aylığım, gelen yakacak ve yiyecek yardımlarım kesilmesin diye sigortalı işe gitmeyen insanlarımıza bunu anlatabilmek tabi ki mümkün değil. İyi olabilir, güzel olabilir ama bugünkü topluma anlatması hiç de kolay değildir.
Aynı şekilde, yıllardır sattırmam dediğin ormandan çıkmış arazileri birden bire, ben bedava dağıtacağım, demek de çok fazla prim yapacak bir söylem değil. İlginçtir, Ak parti bedava dağıtacağım derse, çok kazanır. Ama CHP bunu söylemekten bir şey kazanamaz. Her hastaneye kimlikle girebileceksin, sözü de Ak partiye kazandırır, CHP ye kazandırmaz.
Sanki, sayın Kılıçdaroğlunu eleştirir gibi bir yazı oldu. Asla öyle bir düşüncem yok. Çünkü Kılıçdaroğlu 20 yıldır halktan kopuk olan CHP yi, üzerine ölü toprağı serilmiş olan CHP yi, en büyük hüneri halka anlatamadığı halde Anayasa mahkemesine koşmak olan CHP yi, yeniden halka kazandırma yolunda, üreten bir parti haline getirme yolunda hayli mesafe kat etmiştir.
Türkiyeye CHP yi yeniden kazandırmıştır.
Türkiyenin çalışan üreten, halka güven veren siyasi partilere her zaman ihtiyacı vardır.
Yorumlar