Türk Devletinin uzandığı her yer onlar için elbette kasfetli ve soğuk gelir. Nefret edercesine tiksindikleri bu rejimin kurucusu ve modern Türkiye Cumhuriyetinin ebedi önderi Atatürk, onlar için hazmedemeyecekleri bir kasfet ve ağırlık oldu her zaman, Atatürk'ün varlığının ve Cumhuriyet'in gücünün hissedildiği her yer onlar için ürkünç ve rahatsız edici bir unsurdu. Teker teker planlarını bu kasfet kasırgasını dağıtmak için güçlerini kullanmaktan çekinmediler 13 yıldır. Önce muktedir askerden korkusuna kendisi için kasfetli ve soğuk gelen Başbakanlık konutlarını yeniledi ve bu binayı Cumhuriyet'in kuruluşundan buyana korumakla görevli askeri koruma birliğini yasa çıkartarak fes ettirdi ve yerine polis gücünü getirdi. Elbette kendi polislerini. Ve yakın zamanda eğer engellenemezse ki öyle görünüyor yeni Başbakanlık Sarayı hizmete girdiğinde eskisi ya yıkılacak yada müze falan olarak kullanılacak belli mi olur belkide İmam Hatip Lisesi yapıverirler.
Bu zihniyetin kurucuları ve mimarları kendi ülkelerinden yıllardır nefret etmekte, nedeninin Laiklik ve Cumhuriyet olduğunu hepimiz zaten biliyoruz. Ve bu iki unsurun temsil ettiği yegane faktör ve ulusal güç anlamında ki uluönder Atatürk'ün gücünü ve maneviyatanı yok etmenin yollarını arayıp durdular. O'nun eşsiz fikirleri, bütün Dünya'nın halen takdir ettiği inanılmaz sözleri, siyasi ve askeri dehası, Türk Mlleti üzerinde ki eşi benzeri olmayan sadâkat ve sevgi onlar için her zaman mide bulandırıcı kasfetli bir ağırlık olmuştur. Çankaya'ya daha önce çıkmayı başaran bir başka Cumhuriyet düşmanı siyaset adamı, 7 yıldır o kasfetin içinde boğularak sadece kendi iktidarına hizmet eden bir memur görüntüsü çizdi ve bir hafta sonra bu yanlı, amaçlı hizmeti bitiyor.
Hizmet süresi bitecek olan kişinin eşide yıllar önce köşke çıktığında söylediği ilk sözler, köşkün çok ürkütücü ve soğuk olduğu ile ilgiliydi. Klasik eşyalar varmış, moder değilmiş, çok soğukmuş, eşyalar boğuyormuş gibi saçma sapan açıklamalar yapmıştı. Ve ne yazık ki, 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimini yine hilelerle ve muhalefetin her zaman ki gibi garip yetersiz staratejileri yüzünden kazanmayı şaibeli olarak başaran Başbakan'ın eşi de aynı düşüncelerde zavallı açıklamalar yaptı. Köşkün ''Kasfetli ve Soğuk'' olduğunu söyleyen şaibeli yeni firstlady hanfendileri de köşkü beğenmediler. Yani yine nefret yine tiskinme güdüleriyle köşke çıkmaya hazırlanan henfendi, Bu nefreti halihazırda çekinmeden alenen de itiraf etmiş oldu. Cumhuriyet'in ve Atatürk'ün maneviyatının olduğu her yerden tiskinircesine nefret eden insanların bu makamlara gelmesi ne kadar acınası bir çaresizliktir. 'Kasfetli ve soğuk' hanfendi öyle mi? Peki ne yapılması lazım? Her halde zataalileriniz için Cumhuriyetimizin simgesi ve kalesi olan Çankaya Köşkünü yıkıp istediğiniz bir mimaride havuzlu bir villamı yapılacaktı. İnanılması güç ama bu hanfendi 25 yıl önce, İstanbul'da iki göz odada eşi o zaman muhasip memuruyken küçük tüpün üstünde patates kızartırken, sen kalk 25 yıl sonra Türkiye'nin firstlady'si ol ve Çankaya'ya çık. Ama köşkü 'Kasfetli ve soğuk' bul. Şunun unutmayınız ki hanfendi, ne sizden öncekiler ne de siz yada daha sonra gelecekler, o köşkün muazzam kasfetini, ihtişamını ve içinde ki sonsuz manevi gücü söküp atamazsınız. Çankaya Köşkü sizin babanızın çiftliği değildir. Ulu önder Atatürk ve Cumhuriyet'in ışığı sonsuza dek o köşkün her yerinden Türkiye'yi aydınlatmaya devam edecek içinde ondan nefret edenler olsada. Size kasfetli ve soğuk geliyorsa gitmezsiniz olur biter, ya da fazladan battaniye falan alın yanınıza, soğuk bastırısa üzerinizi örtersiniz...
Yorumlar