Kasım ayında kanunlaşan Büyük şehir yasa tasarısı, büyük şehirlerin veya diğer bir deyişle anakentlerin belediye statüsünü çok radikal şekilde değiştirmiştir.
Eskiden metropollerin hizmetlerini kolaylaştırmak amacı ile büyük şehir ve ilçe belediyeleri vardı. Bu yasa ile büyük şehirlerin sınırları, il sınırları ile aynı hale getirilmiştir.
Yani, artık büyük şehir belediyesi, yalnızca metropollerin değil, bütün ilin belediyesi haline gelmiştir. Bütün ilin belediyesi olmak, yetki ve sorumlulukları da artırmıştır.
Nitekim aynı yasa ile valilerin başkanlığında hizmetlerini sürdüren il genel meclislerinin görev ve yetkileri büyük şehir belediyelerine geçmiştir. Önümüzdeki ilk yerel seçimlerden itibaren il genel meclisi olmayacak, büyük şehir belediye başkanının başkanlığında toplanacak olan, büyük şehir belediye meclisi, asli görevlerinin arasına, il genel meclisinin görevlerini de katacaktır.
Bu kanun iyi mi oldu, yoksa zararı mı olacak, bu tartışmaya girmek istemiyorum. Türkiye için, insanlarımız için iyi olmasını umut ediyorum. Çünkü faydası da bize, zararı da!
Benim öncelikle aklıma gelen, kavram kargaşası.
Artık, büyük şehir demenin bir anlamı yok. İl belediyesi demek gerekir. Eskiye rağbet varsa, vilayet belediyesi demek gerekir. Büyük şehir belediyesi kavramını literatürümüzden çıkarmanız ve doğrudan, il belediyesi dememiz gerekir. Hatay İl Belediyesi, Ankara İl Belediyesi gibi
Keşke yasayı çıkarırken TBMMde bunu düşünselerdi.
Yorumlar