FAİLİ MEÇHULLERİMİZ,
Ahmet Taner KIŞLALI, Bahriye ÜÇOK, Muammer AKSOY, Çetin EMEÇ, Hrant DİNK ve daha onlarcası..
“Ne ölmekle biteriz
Ne de öldürülmekle
Hiç nehirler kurur mu?
Denize dökülmekle
Atatürk öldü mü ki?
Atatürkçüler ölsün”
“Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım unutma bizi.Bir gün sesimiz hepimizin kulaklarında yankılanacak ey halkım unutma bizi. Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi hep birlikteyiz ey halkım unutma bizi, unutma bizi, unutma bizi” ..
Görülen gerçekler neticesinde kapkaççısı, terörü, hırsızı, magandası ya firarda ya da serbest durumda.
Zaman geçtikçe bu tür olaylar çoğaldı.
Uçan kuşlar misali…
Bitmek bilmeyen davalarla…
Tükenen hayatlar,
Bir neslin tükenmesine sebep..
Hukuk sistemimizin çökertilme sürecine gelmesine sebep olaylardan bir diğeride ülkede insanların birbirini ezme ve küçük düşürme anlayışıdır.
Ülkede yaşanan toplumsal eşitsizlik sürekli rekabete ve çatışmalara neden olmuştur.
Eşitsizlik konusu dünyanın her kesiminde önemli tartışmaları beraberinde getirmiştir.
Görülüyor ki haksızlığın olduğu bir sistemde düzensizlikte yerini almıştır..
“KÖPEK HAVLAR, KEDİ MİYAVLAR”
Yani alim olmaya gerek yok….
Sadece küçük insanlar küçük hesaplar peşinde koşar.
Ortam fırsatçılarla dolu bunu anlamak için arif olmaya gerek var mı?
Tüm bu yaşananlar;
Bazı kişilerin yönlerini sağ gösterip sol vurmaya çalışması olabilir mi.?
Olmaz olsun insanların aldığı yaralar ve bu yaşananlar.
Gördüğümüz gerçekler ne yazık ki bizlere eski dostlukların kalmadığını gösteriyor.
Merhametin körleştiği acımasızlığın ve egoistliğin çoğaldığı yerlerde devler de çökermiş.
Hani derler ya,
Savaş öfkeyi, akan kanlar intikamı,unutturmadığı için vaad edilen ve unutulan sözler insanın insanca yaşamasına meydan vermez.
Tüm bu yaşanan dramlar içimizdeki o güzellikleri ne yazık ki unutturmuş biz insanlara…
Yine de biliyoruz ki unutmayanlar ve umutlarını sevgi ve sabırlarıyla besleyenler de var içimizde
Bazen keşkeler geçer içinizden,
Keşke yaşanmasa trajediler bu bir komedi filmi olsa..
Düşünüyorum da,
İnsanların gülmeye neden zamanı yok ?
Neden sürekli nedeni belli olmayan intikam alma duyguları var?
Bir kelime söyleyecek olsanız sanki karşınızda bir yanardağ var patlamak üzere olan…
Böyle bir yerde yaşamaya yürek dayanamaz.
Zaman geçiyor ve biz hala uyuduğumuz uykudan uyanamıyor ve şöyle bir sirkelenip kendimize gelmeye çalışmıyoruz.
Değerlerimize sahip çıkalım..
Bizler bu değerlerin kıymetini bilelim ve bu değerleri yaratanları onurlandıralım.
İskenderun basını olarak yapılan güzelliklere sahip çıkmak, kamuoyu yaratmak görevimiz olmalı. Yoksa bu grup şunun, şu grup bunun diye kendi aramızda kendimizi saflara ayırırsak, buraya emek veren politikacısından, bürokratına, sokaktaki vatandaştan, esnafına kadar tüm kesimlere haksızlık etmiş oluruz.
Emek verenlere, iş yapanlara, üretenlere; yeri, konumu, görüşü ne olursa olsun tüm bu var olanlara sahip çıkmamız gerekiyor düşüncesindeyim.
Çünkü onlara sahip çıkmak İskenderun’a sahip çıkmaktır…
Dostça kalın…Yüreğinizden sevgi hiç eksilmesin…
Yorumlar