Bilgi, insanoğlunun doğumundan itibaren her saniyede edinmeye başladığı bir olgudur. Toplumsal yaşam içinde yer alan birey de toplum içinde yaşamanın kurallarını öğrenir ve varlığıyla dahi başkalarının bilgilenmesine aracılık eder. İnsanoğlu topluma yararlı bir birey olmak ve hayata sağlam tutunabilmek için araştırır, gözlemler, okur ve tüm öğrenme mekanizmalarından yararlanmaya çalışır. Bilgilenme süreci imkanlar ölçüsünde ve toplumsal koşulların el verdiği ölçüde gerçekleşir.
İnsan topluluklarında bilgiye ulaşma mekanizmaları toplumun gelişmişliği ile doğrudan ilgilidir. Bu sebeple yönetim kademelerini işgal edenler toplumun bilgiye ulaşması için tüm imkanlarını seferber etmekle yükümlüdür. Demokrasi şeffaflık ve katılımcılık olmadan düşünülemez. Bunun tesis eden en önemli haklardan biri ise bireylerin bilgi edinme hakkıdır. Ülkemizde de bilgi edinme hakkını içeren yasalar vardır. Ama bu yasal mecburiyetlere rağmen yöneticilerin, bürokratların ve idarecilerin halkın bilgi edinme hakkına saygı duymadıkları, halktan sürekli bilgi saklamayı tercih ettikleri gözlenmektedir. Bilgi saklayanlar, şeffaflık ilkesini ihlal edenler sorgulanmamak ve denetlenmemek amacıyla hareket ediyorlar. Bir de yaptıkları usulsüzlükleri, yolsuzlukları ve düzenbazlıkları gizlemek için bu yolu tercih ettikleri yaşananlarla sabit.
İSKENDERUN BELEDİYESİNE SUÇÜSTÜ
Geçtiğimiz hafta sonu İskenderun Sosyal Haklar Derneği belediyeye ait kültür salonunda bir süredir uygulanmak istenen Kentsel Dönüşüm uygulamaları konusunda bir panel düzenledi. Bu toplantıya uygulamadan etkilenecek mahallelerde bildiri dağıttı ve ücretsiz yapılacak toplantıya alanında uzman kişileri İskenderun’a getirtti. Toplantı için bir ay öncesinden İskenderun Belediyesi Kültür salonunu kiraladı. İskenderun Belediyesi yetkilileri nedense halkın bu konuda bilgilenmesini istemeyen bir tutum sergiledi. Kültür merkezini zincirledi. Mahalleliler için hayati önemdeki bir konuda bilgi sahibi olmalarını, soru sormalarını engellemek için adeta seferber oldu. Zabıtaları ve polisleri toplantının iptal edildiği duyurusu yapmaları için görevlendirdi. Belediye idaresi panik havasında insanların bilgi sahibi olmasını engellemeye çalışırken suçüstü yakalandı. Halka ve dernek yetkililerine yalan söyledi. Kentsel Dönüşümün bir talan olduğu ve belediye idaresinin halkın yanında değil de rantın peşinde olduğuna dair kaygıları güçlendirdi. Bir bilgilendirme toplantısında halka yalan söyleyen idarecilerin milyonluk projelerde ve kapalı kapılar ardında neler yapabileceklerini tahmin etmek zor değil.
Bu olay bir kez daha gösterdi ki ülkemizde ve yaşadığımız kentte yönetenler her fırsatta halktan bilgi saklıyorlar. Sorgulanmak ve denetlenmek istemiyorlar. Halkın geleceğini, umutlarını, yıllara sarih oluşan değerlerini, imbikle damıtılmış, acıyla ve göz nuruyla üretilmiş emeklerini sömürmeye çalışıyorlar. Hukuka, demokrasiye ve yasalarla tarif edilmemiş bile olsa halkın değerlerine saygı duymuyorlar.
HALKIN CEVABI
Tam da bu nedenle haklarımıza, erdemlerimize ve emeklerimize sahip çıkmalıyız. Tıpkı İskenderun halkının geçtiğimiz haftasonu yaptığını yapmalıyız. Belediye idaresinin ve kentsel dönüşüm talanından beslenmek isteyen kan emici rantçıların tüm engellemelerine rağmen, İskenderunlular bilgilendirme toplantısını bir başka salona taşıyarak gerçekleştirdiler. Yani idarecilerin baskısını ve engellerini kararlılıkla yendiler.
Belediye kapılarını halka kapatıyorsa “ biz de parklarda bu toplantıyı yaparız” diyen Nadide ve Nilgün teyzenin, “evlerimiz ne güne duruyor diyen” Suphi ve Ali amcanın, “Düğün salonum halkın emrindedir” diyen İsa ve Mehmet abinin yaptığını yaparsak yönetenler halkın değerlerini çalamaz ve halkın haklarına saygı duymayı öğrenirler.
Yorumlar