Yakında önümüze koyacaklar Köprüler ve otoyollar özelleşecek diyecekler. İktidar partisine bu konuda söyleyecek fazla söz yok. Çünkü iktidar partisi köprüleri ve otoyolları özelleştirmekte kararlı sanıyorum.
Yalnızca adil, dürüst ihaleler olmasını dileriz. Bir de, hiç olmazsa yerli firmalara versinler. Yabancılara veya yabancı ortaklı firmalara vermesinler. Muhalefete, özellikle ana muhalefete söyleyeceğimiz çok şey var. Çünkü muhalefet yapıyorsan halkı arkana almalısın. Bir konuda muhalif olacaksan, haklı sebeplerin olmalı ve halk tamam demeli. Bu konuda muhalefet haklı demeli. Halkın bilmediği doğruları kullanmaktan kaçınmak ve halkın bildiği doğruları kullanmak gerek.
Yani başlangıç noktası, ben özelleştirmeye karşıyım, olmamalı. Sattırmam, diyerek kestirip attırmak olmamalı.
Yapıcı muhalefet olmak gerek. Ama yanlış anlaşılmasın, yapıcı muhalefet demek, her şeye evet demek değildir. Doğrulara halkla beraber evet, yanlışlara halkla beraber hayır demektir. Yüksek sesle konuşacaksın, ama yurttaşların anlayacağı dilden.
Köprülerin ve otoyolların özelleştirilmesi gündeme geldiğinde, muhalefet önce, hükümetin halka bilgi arz etmesini istemelidir. İlk olarak niçin özelleştirmeleri gerektiği sorulmalı ve halk huzurunda yanıt istenmeli. Özelleşirse ne olacak, özelleşmezse ne olacak, masaya yatırılması sağlanmalı. Otoyolların ve köprülerin geçmişi ve bu günü mercek altına alınmalı.
Bilançoları, gelir ve giderleri nelerdir, ne kadardır. Bunların halka arzı sağlanmalı. Özelleştirme olursa devlet için getirisi ve götürüsü neler olacak, anlatılmalı.
İşte bütün bunlardan sonra, halk konuya iyice vakıf olduktan sonra görüş belirtmek gerek.
Eğer yapılan tartışmaların seyri özelleştirmenin iyi olacağı yönünde gelişirse, halk özelleştirmeden yana tavır alırsa, ben karşıyım demek muhalefeti zarara sokacaktır.
O zaman yapılacak olan özelleştirme sürecinin dikkatle takip edilmesi ve ayrıntılarda olabilecek hataların gündeme getirilmesidir.
Ancak tartışmalar, özelleştirmenin yanlış olacağı yönünde seyrederse, yani halk özelleştirmenin zararlı olacağı yönünde ağırlıklı görüş verirse, bu kez hayır demelisin. Özelleştirmenin karşısında tavır almalısın. Sonuçta özelleştirme yapılmazsa, muhalefet yaptırmamış olacak. Halk memnun olacak. Özelleştirme her şeye rağmen yapılırsa, halk muhalefete iyi, iktidara kötü not verecektir.
Burada söylemek istediğim asıl konu şudur; demokrasilerde iktidar partisinin girdiği her seçimde oyunu artırabilmesi için, hiç hata yapmaması gerekir. Yaptığı en küçük işlerin bile doğru olması gerekir. Bu ise mümkün değil gibi bir şey.
İktidarlar her zaman yıpranmaya açıktır. Çünkü doğrular zaten doğru olduğu için tartışılmaz. Ama hatalar muhalefetler için birer kozdur.
Türkiyede 10 yıldır muhalefet yıpranmaktan kurtulamıyor. İktidarın yıpranması gerekirken sürekli muhalefet yıpranıyor.
Acaba iktidar mı hiç hata yapmıyor, yoksa muhalefet mi bilinçli, yapıcı, kazandırıcı muhalefet yapamıyor?
Yorumlar