Ya işadamları aynı saikle hareket eder mi?
Bu sorulara dolaysız yanıt vermenin zamanı geldi sanırım. Evet, devleti yönetenler ve para kazanmak için her şeyi mübah gören kasaba kurnazı tüccarlar para ve rant elde etme uğruna yediden yetmişe herkesi ölüme sürüklemekten bir an bile tereddüt etmiyorlar. Bu yalnızca ülkemize ait bir durum da değildir. Mevcut sistem dünyanın neredeyse her yerinde insanları yaşatmak üzerine değil insanların ve doğanın öldürülmesi ve hastalanması üzerine inşa ediliyor.
Toplumsal yaşamı düzenlemek için bir şekilde etkili ve yetkili koltuklara oturanlar, hayatlarımızı nasıl yaşayacağımıza karar verme hakkını kendinde bulanlar, genellikle insana özgü temiz ve erdemli duygulardan arınarak işe koyulurlar. İki sektörden örnekler vermeye çalışayım.
Silah sektörünün devleri yeni bir yılın stratejilerini belirlerken;
‘Bu yıl kaç çatışma, savaş ve sabotaj yaşanmalı ki üreteceğimiz silahları krize girmeden satabilelim” diye düşünür ve elindeki ekonomik gücü kullanarak siyasileri çatışma ve gerginlik politikalarına yönlendirirler.
İlaç sektörünün devleri de ‘Bu yıl kaç kişiye virüs bulaşsın, yeni hastalıklar peydahlansın ki kaslarımız tıka basa dolsun’ diye düşünür. Hedeflerini saptar ve siyasilere ‘domuz aşısından, kuş gribine’ kadar çoğu çöpe gidecek ilaçların alımını yaptırırlar. Doğayı tahrip ederek ve zehirleyerek insanları ‘kanser ve astım’ ilaçlarına bağımlı hale getirirler.
AKP SEKTÖRÜN KULU KÖLESİ
İnsanların ölümü ve hastalanması üzerine yapılan kar hesapları ne yazık ki diğer tüm sektörlerde de gündeme geliyor. Ünlü filozof Karl Marks kapitalist sistemin insanın ve doğanın ölüme endeksli yapısını deşifre ederken bu gün tüm dünyanın içine girdiği girdaba dikkat çekiyordu. Kapitalizm öldürür diyordu şimdi gerçekten kapitalizm öldürüyor.
Hem de yalnızca insanı değil doğayı da.
İskenderun Körfezinde 24 saat beyaz dumanı püfür püfür tüten termik santrali İskenderun sahilinden izlerken aklıma bunlar geldi. Hemen yanına iki adet termik santral daha kuruluyor. Arsuz Kale mevkiinde ise bir termik için daha kollar sıvanmış. Hatay ilinin tüm sahil şeridini termik santrallerle doldurmak istiyorlar. Cumhurbaşkanı hafta sonunda Adana Tufanbeyli ilçesinde Sabancı Holding’e ait ülkenin en büyük kömür yakıtlı termik santralinin açılışını yaptı. Açılış sırasında termik santrallere karşı duranlara ağzına geleni söylemeden de duramadı.
AKP iktidarı açıkça doğanın ve insanların ölümünden beslenen sektörlerin kulu ve kölesi olmuş. Gelişmiş ülkelerde bir bir kapanan termik santralleri ülkemizin en gözde topraklarında inşa ettiriyor. Bu santraller 50 km çapındaki doğal hayatı hızla öldürüyor. Hastaneler kanser ve akciğer rahatsızlığı olanlarla dolup taşıyor. Aynı bölgelerde tarım toprağı zehir saçıyor.
Ne uğruna?
İSKENDERUN KÖRFEZİNE KISKAÇ
Güneşin ve rüzgarın en bol olduğu yerlerde her gün bir Urla gemisi kadar kül üretecek Termik ısrarı neden. AKP iktidarının ölüm tüccarlarına söz verdiği iddia ediliyor. AKP ölüm tüccarı batılılara ülkemizde 76 termik santrali kurma sözü verdiği, bu termik santrallerinde ölüm tüccarlarının sahibi olduğu zehirli kömür ocaklarında üretilen kömürü satın alacakları üzerine anlaşma yapmışlar. Yani başta İskenderun Körfezi olmak üzere AKP ülkemizin en güzide yerlerinde yaşayan insanların hayatları üzerine anlaşma yapmışlar. Ölmemiz ve hastalanmamız karşılığında hem para hem de rant elde etmek üzere anlaşmışlar.
Ne yazık ki AKP iktidarı günden güne gözünü karartıyor. Durumun vahametini görmemek için kör olmak gerekiyor. Hiçbir hukuki dayanağı olmayan termik santrallerini kurarken Recep Tayyip Erdoğan “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali yaşamı ve doğayı savunanlara çirkinleşerek saldırıyor.
İskenderun sahilinde bacası beyaz duman tüten termik santrali her sabah gördüğümüzde; AKP’nin ve kasalarına para istiflemekle meşgul holding sahiplerinin İskenderun halkına ‘bembeyaz bir ölüm’ sunduğunu unutmayalım ve itiraz edelim. Çünkü biz unutmak istesek te Sarıseki’deki termik santral bacasından ‘bembeyaz bir ölüm’ tütmeye devam edecek. Zincirlerimizden başka ne kaybedebiliriz ki.
Ama direnir ve itiraz edersek kazanabileceğimiz bir hayat var.
Yorumlar