Ülke yönetimi iyice zıvanadan çıktı! Ülkenin bir çılgına ihtiyacı varmışta biz bilmiyormuşuz sanırım.. Gerçi çılgınlığında zaman zaman olumlu anlamlara gelebileceğini düşünerek, ülkenin bir küfürbaza ihtiyacı varmış demek daha mantıklı.. Ayarsız güç diyorum ben buna.
Ösym’de türlü skandallar yaşandı geçtiğimiz birkaç yıl içinde.. keza polis okulu sınavları skandalı falan bunları da dahil edersek işin içine, iyiden iyiye bir yandaş seçme ve yerleştirme merkezine dönüştü diyebiliriz bu sınav sistemi.. neyse oldu, bitti, yerleşen yerleşti, koltuk altına seccade sıkıştıran polis adayları, bin bir adaletsizlikle, kul hakkıyla polis okullarına yerleşti.. Müslümanlıklarından taviz vermezler sakın sual etmeyin! ama onlar yakaladıklarına sorarlar ‘öğle namazı kaç rekat’ diye! dedim ya yerleşen yerleşti ama bir de kalanlar vardı geride.. Onlarda en demokratik haklarını kullanıp, bu hile ile sulanmış sınavları protesto etmek için sokağa çıkmaya karar verdiler.. Ama bu demokratik hakkını kullanmak isteyen bu gençleri ‘illegal örgütlerin maşası’ olarak adlandırdı Sayın Başbakan! hatta ve hatta bu sınav mağduru gençlerin karşısına ‘on bin genç çıkartırım’ lafından sonra da özür dilemesi gereken yerde, iç savaş çıkartabilecek, tahrik ve tehdit dolu cümleyi meşrulaştırmak peşinde kendileri hala!
Şimdi ben bu Başbakana oy veren kesime kızdığım zaman, bir yığın eleştiri almıştım zamanında.. Kimi Genel Başkanını beğenmediğinden, kimi Tayyip Erdoğan’ı beğendiğinden ve onunda aslında ülkücü(!) olduğunu düşündüğünden oy verdiklerini söylediler.. elbet hepsi değil tabi.. ama o camiadan ciddi bir kesim diyebiliriz.. Peki Başbakanın son cümlesini duymayanlar için söyleyeyim.. Tabi sn. Devlet Bahçeli’ ye sesleniyor “sen bozkurtlarınla yürü, ben insanla yürüyeceğim” aldığı oyların bir bölümünü oluşturan ülkücülere aleni bir biçimde, ‘siz insan değilsiniz’ demek istememiş midir! sorarım sizlere…
Her zaman yaptığı gibi,lafı ortaya atar, ağır bir biçimde karşısındaki siyasi lideri eleştirir, karşılık aldığında ise, ‘işte bunlar böyle saygısız’ söylemleriyle mağduru oynar.. Yandaşları ise kendilerinden geçercesine alkışlar... Alkışın bir sebebi var.. O da bulgurları, kömürleri garantilemek midir! Kim bilir! Ama düşünmezler ki kendilerine kömürdü, beyaz eşyaydı, erzaktı bunları dağıtanlar 300 bin dolarlık ciplere biniyor! Bunu kimse sormaz bu adamlara! Ama ne de olsa müslüman o adamlar değil mi! Canları sağolsun! Helali hoş olsun! İşte kafasızlığınız burada başlıyor! Temelden…
Hala her açılışta, her mitingte duble yollardan bahsediyor.. fakat o yolları kullanmak için gerekli benzinin şu anda litre fiyatı kaç para bundan kendisi de söz etmiyor! yandaşları da! dış borç, 9 senede nereden nereye geldi ! kimse bundan bahsetmiyor! dışarıdan gelen sıcak parayla büyüyen ekonomiyle övünmeye devam ediyor..
Önce halka kendini ‘demokrasi umudu’ gibi gösterdi,sonra sivil bir başbakan olarak ortaya çıktı ve zaten karanlık tarafta olan yüzünü çıkardı ortaya.. Demokrasi ve liberalizme karşı cephe aldı.. Halk artık gözünü açıp bu adama dur diyemezse, pennsylvania’daki diktatörlüğüne hizmet etmeye devam edecek..
Ya da o diktatör Türkiye’ye gelip,
Önünde secde etmemizi emredecek !
AH BİR GERÇEK OLSA..!!!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, görevi sona erince Konut'u boşaltmış.
Bir sabah yaşlı bir adam konutun kapısına gelip sormuş:
- Recep Bey ile görüşmek istiyorum.
Kapıdaki koruma polis memuru:
- Recep Bey artık başbakan değil ve burada oturmuyor.
Yaşlı adam polise teşekkür eder ve ayrılır. Ertesi gün sabah yine aynı yaşlı adam :
- Affedersiniz, acaba Recep Bey ile görüşmem mümkün mü?
Kapıdaki aynı polis :
- Bakın efendim Recep Bey başbakan değil. Konutu boşalttılar.
Yaşlı adam sesini çıkarmadan arkasını dönerek uzaklaşır.
Üçüncü gün, yine aynı yaşlı adam aynı taleple polis memuruna başvurunca...
Tepesi atan memur, adama çıkışarak , “Bakın efendim, bu üçüncü günkü gelişiniz” demiş:
- Size konutun boş olduğunu ve Recep Bey'in artık başbakan olmadığını her seferinde söylüyorum. Bunu anlamaktan aciz misiniz yoksa?
Yaşlı adam “Ne münasebet evladım? Bunamış gibi bir halim mi var yoksa?” deyip eklemiş:
- Sadece söylediklerinizi tekrar tekrar duymaktan çok büyük zevk alıyorum.
Polis esas duruşa geçip selâm durarak:
- Yarın görüşmek üzere efendim!.
Yorumlar