banner110
banner77

AYNA AYNA SÖYLE BANA, BU CİVELEK O CİVELEK Mİ?

08 Ağustos 2011, 09:18
AYNA AYNA SÖYLE BANA, BU CİVELEK O CİVELEK Mİ?
AYNA AYNA SÖYLE BANA, BU CİVELEK O CİVELEK Mİ? İskenderun belediye başkanı Dr. Yusuf Civelek tam gaz yoluna devam ediyor her şeyi ben bilirim mantığıyla ekip ruhu sıfır varsa yoksa Civelek hazretleri... Her şeyi o bilir... Ekiple çalışmakta neymiş... Zaten mecburi olduğu için bir iki tane müdür yanına almış onu da çevreye karşı ayıp olmasın diye belediyede barındırıyor... Dr. Civelek’in tek arzusu başkanlık sistemi, onu da yapıyor zaten, hele bir de karışanlar, eleştirenler olmasa.!! Hele hele de gazeteler olmasa ne de güzel yönetir şu belediyeyi. Ama şu gazete(ler) var ya hep Dr. Civelek’in önünü kesiyor, çok daha iyi çalışmasını engelliyor. (Ne iş yaptığını anlamış değiliz ama…) Olsun en azından çok güzel vaatlerde bulunuyor. Örneğin; en büyük arzusu beş yıldızlı bir otelin İskenderun’a yapılmasıdır. Neden mi? çünkü artık bir daha kendiside biliyor ki belediye başkanı olamaz, onun için bari diyor ‘hava atarım bakın ey İskenderunlular ben her ne kadar İskenderun’u yönetemediysem de, benim dönemimde böööylee büyük bir otel yapıldı’ (otel için neler mi alındı? hmm, orayı karıştırmayın efendiler…) Dr.Civelek hazretleri kendisini eleştirenlere ne diyor, bu kadar vicdansız olmayın arkadaşlar biraz vicdan…. Yeri gelmişken biz de soralım, Sn.Civelek yıllardır soruyoruz, trilyonlarca para topladınız katkı payı diye nerede ve nerelere harcadınız açıklayın artık. Bakın süreniz dolmaya başladı, zan altında kalmayın.. Kalmayın ki alnınız ak, başınız dik olsun. Çıkın basının karşısına ‘Ey OLAY Gazetesi’ deyin ‘ben kuruş bile yemedim, alın işte iş adamlarından aldığımız paralar şu kadardır. Harcamalarımız bunlardır, ihalelerden gelirlerimizde şunlardır.’ Diye. Bizlerde size ‘helal olsun başkan’ diyelim.. Ama nerdee…. Yapanın yanına kar kalıyor ettiysem ben ettim mantığı halen güzel Türkiye’mizde geçerliliğini sürdürüyor… ‘Haydi Dr. Civelek utandır bizleri, şeffaf olduğunuzu ispatlayın, ispatlayın ki bizlerde dut yemiş bülbül olup susalım …’ Nerde kalmıştık! Mete Aslan’a da seslenmeden geçemeyeceğim. Sayın geçmiş dönem belediye başkanı, Aslan gibi hep kükredin, çoğu korktu, çoğu da küstü, kısacası yanlış anlaşıldın daima, ancak şimdi anlıyoruz ki, hep dilindeymiş kızgınlığın… Bak şimdi ki Başkana bana mısın demiyor. Hem de senin müdürlerinle beraber yola devam ediyor. Kısacası karda yürüyor ama izini belli etmiyor. Anlayacağınız, Dr. Civelek bu kurnazlığıyla Aslan’ı kırk sefer katlayıp cebine koymuş gibi görünüyor… Birde aradaki fark çok önemli Sn. Civelek gazete ortağı, Sn.Aslan ise gazeteci… Yazıma burada son verirken, sizlere YAŞAMIN GERÇEK İMTİHANI’nı örneklemeden geçemeyeceğim. Geçmişin herkesin saygısını kazanmış derin hocalarından biri, yıllarca ders verdiği bir öğrencesini bir gün karşısına aldı ve şöyle dedi: - Sen artık yılların tahsil ve terbiyesi sonucu belirli bir düzeye geldin. Gerekli bilgileri nazari olarak kavradın. Ama bu öğrendiklerinden sonuç çıkaracak yorum yapacak, gerektiğinde bunlardan yararlanacak hâle geldin mi, bunu öğrenmek için sana bir soru soracağım. Doğru cevap verdiğin takdirde sana icazet (diploma) vereceğim. Öğrenci: - Peki hocam, sorunuzu sorun, bilirsem beni serbest bırakın, ben de zaten bunu istiyorum, dedi. Hoca sorusunu şöyle yöneltti: - Diyelim ben seni serbest bıraktım, ilk önce bir sıla-i rahim (yakın akraba ziyareti) yaparsın. Memleketine giderken elbette köylerden yaylalardan geçeceksin. Yolun üstünde davar sürülerine, çoban köpeklerine rastlayacaksın. Varsayalım ki, böyle bir yerde beş altı tane köpek birden sana saldırdı. Nasıl kurtulursun?… Öğrenci cevap verdi: - Elimdeki sopa ile karşı koyarım. - Sopa ile beş altı köpekle baş edemezsin. - Köpekleri taşa tutarım. - Yine kurtulamazsın. - Silahımı çeker öldürürüm. - O zaman köpek sahipleri seni oradan sağ salim bırakmazlar. Öldürmeseler bile iyice döverler, pestilini çıkarırlar ve köpeklerin parasını da tazmin ettirirler. Öğrenci pes etti: - Hocam bilemeyeceğim, Anlaşılıyor ki bir süre daha sizden feyz almam gerekecek. Fakat nasıl kurtulabileceğimi siz söyler misiniz? Hoca açıkladı: - Dağda, bayırda, yaylada nerede olursa olsun, böyle birkaç köpeğin birden saldırısına uğrayınca ilk yapılacak şey köpeklerin sahiplerine veya köpekler kimin denetiminde ise ona haber vermektir. Çünkü köpekler daima sahiplerine yakın yerlerde bulunurlar ve sahiplerinin bir sözüyle, bir ıslığıyla saldırıdan vazgeçerler... Eee ne diyelim, Bana göre böyle....

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99