banner110
banner77

ARTVİN CERATTEPE’DE NE OLUYOR ?

23 Şubat 2016, 14:02
ARTVİN CERATTEPE’DE NE OLUYOR ?
Av.Bülent AKBAY
 Geçtiğimiz hafta boyunca Karadeniz’in en güzel kentlerinden biri olan Artvin’de yaşananlar bu ülkedeki neredeyse her kesimden insanın ilgisini Cerattepe’ye çekti. Özellikle AKP hükümetinin anlaşılması güç bir tutumla,  Artvin halkının karşısına toma, gaz bombası ve plastik mermilerle dikilmesi bir kez daha “ ne oluyor “ sorusunun yaygın şekilde sorulmasına yol açtı.


Cerattepe barındırdığı endemik tür sayısı (bulunduğu bölgenin ekolojik şartları yüzünden yalnızca belirli bölgede yaşayan/yetişen, dünyanın başka yerinde yaşama/yetişme ihtimali olmayan, yöreye özgü 
hayvan/bitki türüdür) ve biyoçeşitlilik açısından dünya literatürüne girmiş, yeryüzünün en özel noktalarından biridir. İşte dünyanın ve ülkenin en özel bölgelerinden biri olan Cerattepe’de Cengiz Holding maden işletmesi kurmak istiyor. Holding yetkilileri ısrarla sadece 3500 ağacı keseceklerini  (sanki az bir şeymiş gibi) vurguluyorlar. Yaşam alanlarına sahip çıkmaya çalışan Artvin halkı ise tüm bölgenin tehdit altında olduğunu, ormanın ve ekolojik dengenin geri döndürülemez şekilde tahrip olacağını önemle belirterek maden işletmesine izin vermemek için geceli gündüzlü nöbet tutuyorlar.

Çünkü halka, akıl almaz sinkaflı küfürler savuran holding sahibi Mehmet Cengiz’in Cerattepe’de yapmak istediği işletme “ söylediklerini yaşama geçirmesi” anlamına gelecek. Cerattepe’de sadece bir fauna yok olmayacak aynı zamanda ona bağlı toplumsal yaşamın da yok olması mevzubahis. İşte Karadeniz insanı ne haddini bilmeyen holding sahibine ne de bir avuç hadsizin çıkarları uğruna eşsiz doğanın tahrip edilmesine papuç bırakmak istemiyor. 

Hükümet ise kanunları hiçe sayan holdingin çıkarları uğruna Artvin halkını karşısına alıyor.   Bir kez daha özellikle son yıllarda neo-liberal politikalarla halkın ezilmesi, direncinin kırılması amaçlanıyor. Bu amaç uğruna emniyet güçleri halkın değil adeta hükümete ve dolayısıyla çıkar odaklarına kölece bağlılığın örneklerini veriyorlar. Genç yaşlı demeden halkın değerlerini çalan, doğanın zenginliklerini kasalarına akıtan bir şirket için güvenlik güçleri acımasızca gaz bombaları atıyor, tomaları halkın üzerine sürüyor ve plastik mermilerle onlarca insanı yaralıyorlar.

Artvin halkı esnafından, memuruna, gencinden yaşlısına her şeye rağmen direnirken bir kez daha tüm Türkiye’de doğadan, yeşilden ve insandan yana politikalara umut ışığı oluyor. Türkiye’nin karanlığa gömülen geleceğini aydınlatıyor ve umudu diriltiyor. Başta İskenderun olmak üzere ülkenin tüm güzide yerlerini tahribe yönelen çıkar çevrelerine karşı direnişin fitilini ateşliyor.

İskenderun Ve Çevresi Tehdit Altında

Başta İskenderun çünkü;  geçtiğimiz hafta İskenderun Körfezinin karşı karşıya kaldığı ekolojik tehdide dair bir rapor yayınlandı. Sağlık ve Çevre Birliği tarafından hazırlanan rapora göre İskenderun ve çevresi faaliyette bulunan, yapımı sürmekte olan ve yapılması tasarlanan termik santralleri ile yaşam alanlarını kaybetmektedir. Kömürden enerji üretimini esas alan ve toplamda 36 adet tasarlanan termik santralleri insan sağlığını geri dönülemez şekilde tahrip ederken ve doğal yaşamı adeta yok ediyor. Termik santrallerle birlikte İskenderun’u çevreleyen taş ocakları adeta dağı yiyip bitiriyor. Doğal hayan bitki ve hayvan türleri bir bir yok oluyor. 

İskenderun’da ekolojik felaket kapıya dayanmış durumda. Bu sebeple Artvin Cerattepe’de 2013 yılında başlayan ve geçtiğimiz hafta adeta tüm ülkeyi saran direniş dalgasının yankısı İskenderun’da en çok karşılık bulması gereken kentlerimizden biridir.

Yetkililerin İskenderun’da çevre duyarlılığı neredeyse hiç bulunmamaktadır. Çevre acımasızca tahrip edilirken, çevre duyarlılığı gösteren duyarlı insanlar acımasızca linç ediliyor. Bu vahşi düzenin, bu cüzdan odaklı çevre politikalarının vakit kaybetmeden sona ermesi gerekmektedir.  Artvin halkı %45 oranında AKP’ye oy verdi. AKP’nin çıkar odaklı çevre politikalarına yine Artvin halkı dur diyor. Çevre politikalarının insandan ve halktan yana olması için kime oy verildiğine değil sağlıklı ve mutlu yaşamak için ne yapılması gerektiğine bakılmalıdır.

Yönetenler bugüne kadar ki politikalarıyla halkın değil bir avuç çıkar çevresine hizmet ettiler.  Halkın çıkarları için mücadele edenlere ise hep şiddet ve baskı uyguladılar. Bu tuhaf düzen değişmelidir. Hukuk, adalet ve demokrasi bunu gerektirir.

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99